Yazıma Asghar Farhadi ile başlamak istiyorum. Ne söyleyebilirim? Bu adam bir kaseye portakal sıksın ben onu da izlerim. Gözüm kapalı güveneceğim yönetmenlerden biri. Satıcı filmi daha ilk sahnesinden yaşanacak olan dramı ve çöküşü yansıtıyor bizlere: Emad ve Rana çiftinin kaldıkları…devamıYazıma Asghar Farhadi ile başlamak istiyorum. Ne söyleyebilirim? Bu adam bir kaseye portakal sıksın ben onu da izlerim. Gözüm kapalı güveneceğim yönetmenlerden biri.
Satıcı filmi daha ilk sahnesinden yaşanacak olan dramı ve çöküşü yansıtıyor bizlere: Emad ve Rana çiftinin kaldıkları bina dışarıda yapılan bir çalışma yüzünden yerle bir olmak üzeredir. Çiftin hayatı yeni taşındıkları evle birlikte değişir. Çünkü eski kiracı ne idüğü belirsiz bir kadındır ve bu bela çiftin peşini bırakmaz.
Her Asghar Farhadi yapımında olduğu gibi bu da vicdanımızı harekete geçiren bir film. Karakterlerin derinlerine iniyor ve ahlaki ikilemlerini fevkelade hissediyoruz. Aksiyon beklemeyin, yani patlayan, çatlayan bir efekt yok. Rana, bir akşam kapısını kocası geldi sanarak aralıyor ve banyoya giriyor. Sonrasında onu, başı yaralanmış şekilde hastanede buluyoruz. Rana ve Emad'ın bakışlarından, diyaloglarından, çevresiyle etkileşiminden olayın onlar üzerinde yarattığı psikolojik gerilimi duyumsuyoruz.
Film çiftin hayatına paralel olarak bir de onların oynadıkları tiyatro sahnesine yer veriyor. (Arthur Miller- Satıcının Ölümü) Artan gerilim, öfke ve hüsran duyguları oyunda da ön plana çıkıyor. Katmanlı bir hikâye sunuluyot kısacası. Emad başta sakin bir öğretmenken, öfkesine yenik düşüp intikam almak istemesi ahlaki bir sorgulama yaşatıyor.
Zirve an finalde yaşanıyor, her şey açığa kavuşuyor ancak bizi hemen cevaplandıramayacağımız sorularla baş başa bırakıyor. Özellikle son sahnede, Emad ve Rana'nın suçluluk duygularının ve vicdanlarının farklı şekilde işlemesi çok dikkat çekiciydi, oyuncular: Shabab Hosseini ve Taraneh Alidoosti'yi ayakta alkışlamak gerekiyor.
Tabii ki Asghar Ferhadi İran'a dair toplumsal eleştirilere yer vermeden geçmez asla. Rana bir mağdur da olsa işe polisi karıştırmamaları, "Durum daha kötü olur, sana neden kapıyı açtın diye sorarlar?" şeklindeki konuşma İran'da kadınların durumunu ve ağır yüklerini gözler önüne seriyor...
Rana'nın banyoda bir adam tarafından saldırıya uğraması kesinlikle bir suçtur, evet. Ancak Emad'ın intikam almak isteyerek bu adamı cezalandırma yöntemine başvurması da bir başka suç mudur? Filmin en önemli sorgusu burada yatıyor. Asghar Ferhadi kesin cevaplar vermiyor, seyirciye bırakıyor. Suçluyu (Rana banyodayken içeri giren yabancı adam) da, mağduru da gösteriyor. Ve bir soru işareti bırakıyor bizlere.
Kısacası ben demek isterim ki "Satıcı" sanattan başka bir şey değildi. Bayıldım filme. Asghar Farhadi, Allah senden razı olsun. Filmlerinle kendime geliyorum resmen be adam. Ustasın sen usta.