Dinlerini parça parça edip hiziplere bölünenler var ya, senin onlarla hiçbir ilişiğin yoktur. Onların işi Allah’a kalmıştır. Allah onlara yapıp ettiklerini haber verecektir. 6-Enam Suresi 159 Uydurulan Din ve Kuran'daki Din, s.157
mortyrickHep birlikte Allah’ın ipine sarılın, fırkalara bölünüp ayrılmayın. 3-Ali İmran Suresi 103 (Kur'an'da mezheplerle ilgili ayet yok diyenlere kapak olsun…devamıHep birlikte Allah’ın ipine sarılın, fırkalara bölünüp ayrılmayın.
3-Ali İmran Suresi 103
(Kur'an'da mezheplerle ilgili ayet yok diyenlere kapak olsun )
1m
Yanıtla
petrellBunları kitabın altına kendi gönderine yorum kısmına da arşivlersen bizzat kitabı inceleyenler daha ayrıntılı bakabilir
1m
1 beğeni
Yanıtla
mortyrickAyrılığın iyilik ve rahmet olduğu Kuran’a aykırı bir mantıktır ve uydurma bir hadisten gelmektedir. Oysa Kuran’da şu şekilde buyurulmaktadır: Kendilerine…devamıAyrılığın iyilik ve rahmet olduğu Kuran’a aykırı bir mantıktır ve uydurma bir hadisten gelmektedir. Oysa Kuran’da şu şekilde buyurulmaktadır:
Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra çekişmeye girip fırkalar (mezhepler) halinde parçalananlar gibi olmayın.
3-Ali İmran Suresi 105
1m
1 beğeni
Yanıtla
mortyrickOysa ayrılıkta hayır gören zihniyete göre Allah, ahirette Müslümanları mezheplerine göre ayıracak, Hanefi ise “Sen Hanefiydin dövdün doğru yaptın”, Şafi…devamıOysa ayrılıkta hayır gören zihniyete göre Allah, ahirette Müslümanları mezheplerine göre ayıracak, Hanefi ise “Sen Hanefiydin dövdün doğru yaptın”, Şafi ise “Sen Şafiydin öldürmeliydin, öldürüp doğru yaptın” diyecektir! Namaz kılmayanı eğer Hanefi biri öldürürse katil olup cehennemlik bir fiil yapacaktır, oysa namaz kılmayanı öldüren Şafi, Allah’ın hükmünü yerine getirdiği için cennetlik bir fiil yapmış olacaktır! Yani aynı fiili yapan iki kişiden biri cehennemlik, diğeri ise Allah’ın emrini yerine getiren kişi olacaktır. Bu mezhepçi yaklaşımları doğru kabul edenlerin sayısı ne olursa olsun, gerçekte haklı olmaları mümkün müdür? Ne yazık ki günümüzde bu mezheplere uyan geniş kitlelere bu soruyu sormak zorundayız. Aklı kullanmak yerine taklitçiliği esas alan, “Kuran’ı insanların hepsi anlayamaz, seçkin bazı insanlar bunları anlayıp, insanlara aktarmıştır” diyenlerin, insanları getirdiği nokta budur. Allah, dinini, yalnız bu mezhep imamlarının anlayacağı şekilde mi indirdi ki insanların sadece “hak” olduğu söylenen bu dört mezhebe uymaları bir zorunluluk oluyor? Allah dinini ancak bu dört kişi anlasın diye indirdiyse, Kuran’da niye birçok defa “Ey insanlar” diye insanlara doğrudan hitap ediliyor da “Ey Şafi, ey Hanbeli, ey dört imam, siz bunları anlayın, benim dediklerimi anlamayan diğerlerine de siz anlatın” denmiyor?
S.160