FORMULA 1 : Drive To Survive 8️⃣. sezonu (2025 GP) gerçekten inanılmazzz bir sezondu. İzleme zevki tavandı. 6 çaylak ve neredeyse her takımdan sürücü ve takım içi değişikliklerle kartların sıfırdan dağıtıldığı bir yıldı diyebiliriz. Mesela ilk yarış daha başlamadan duvara…devamıFORMULA 1 : Drive To Survive
8️⃣. sezonu (2025 GP) gerçekten inanılmazzz bir sezondu. İzleme zevki tavandı.
6 çaylak ve neredeyse her takımdan sürücü ve takım içi değişikliklerle kartların sıfırdan dağıtıldığı bir yıldı diyebiliriz.
Mesela ilk yarış daha başlamadan duvara toslayan Hadjar'ın kariyerinin bittiğini düşünmesi ama 2026'da Redbull'un sürücüsü olması. Gerçekten hayat ve özellikle F1 hep beklemediğiniz şeyler yapıyor.
İkinci bölümde çaylakları konuşurken Jack Doohan'ın bu kadar ölüm tehtidi aldığını bilmiyordum. Birkaç kaza yapmış ve gerçekten alışamamış olabilir ama bir çaylağın bu kadar üstüne gitmek inanılmaz insafsızca gerçekten. Çok üzüldüm.
Çaylaklardan sonra bir de tecrübeli sürücülerin zorluklar karşısında yaptıkları inanılmaz şeyleri izledik. Mesela Nico'nun en kötü ikinci arabayla yağmurlu yarışta mükemmel bir iş çıkararak 16 sıra yüklesip ilk podiumuna çıkması inanılmaz bir andı. Carlos'un yıl sonu hala Ferrari'nin son kazananı olması inanılmazdı ve 2 kere podiuma çıkması,altındaki arabaya rağmen yerine geçen Hamilton'dan daha fazla bunu yapması inanılmazdı.
Çaylaklara mükemmel davranan takım arkadaşları hakkında da konuşmak istiyorum sanırım. Bu yıla girerken o kadar çok isim değişti ki herkes kendini başka bir takım arkadaşıyla buldu. Gabi ve Nico'nun ilişkisi gerçekten çok güzeldi. Nico'nun ilk podiumunda Gabi'nin konuşması çok duygusaldı.
Formula1'de sadece constructor şampiyonluğu olsa birinci pilot seçmeden rahatça kazanabilirsin. Bunu çok güçlü bir şekilde başarabilirsin. Ama Formula1'de onun kadar önemli driver şampiyonluğu da var. Hatta her sürücünün bireysel baktığında ve elinin altında bu güç varsa çok daha istediği bir şampiyonluk. Dünya seni F1 şampiyonu olarak duyar ve bu kariyerinin de, hayatının da en önemli noktasıdır. Bir daha şampiyon olamasan bile artık sen şampiyonsundur. Bu yüzden birinci pilot seçmemek saçmalıktır. Eğer altında çok güçlü bir araba ve birbirine yetenek olarak yakın iki çocuk varsa biri senin darda kaldığında seçtiğin adam olmak zorunda. Tek bir çıkış noktası var. Bu da takım emirlerinden vazgeçmek. İki sürücünü piste hiçbir emir veremeyecek şekilde salmak. Korkunç ve çok sağlıksız bir yöntem. İşte bu sezon tam olarak bu şekilde iki şampiyonluğu da alan takım Mclaren. Her şeyden önce bu yüzden tebrik edilmeliler çünkü hiçbir kavga çıkmadan bu sezonu tamamlayabildiler. Büyük bir başarı. Tarihte facia örnekler de gördük tabi. En yakından Nico ve Lewis'i biliyoruz mesela. İkisi çok yakın arkadaş olmalarına rağmen son zamanlarında birbirlerine şapka fırlatacak hale gelmişlerdi. Lando ve Oscar bu kadar yakın olmamasına rağmen iyi ilerlediler.
Evet benim de bir favori şampiyonluk adayım vardı. Kim olduğunu önemsiz objektif olarak baktığımda gerçekten Lando'nun aldığı bu nefreti normal bulmuyorum. Gerçekten bu ve diğer sürücülerin de aldığı saçma sapan nefret ve tehtid mesajlarını hiç insancıl bulmuyorum. Ayrıca zaten geçen sen çok kötü bir mentalle sezonu bitirip büyük ihtimalle öyle başlayan bu çocuğun gerçekten bu şampiyonluğu hak ettiğini düşünüyorum. Ayrıca bir daha kazanamayacağını da düşünüyorum. İlk ve tek olsa da hak edilmiş bir şampiyonluktu.
Horner ile love hate ilişkim var gerçekten. Kendisinin benim yorumumda bile bir paragrafı hak etmediğini düşünüyorum ama aynı zamanda o olsaydı olacak olayları düşünüp özlüyorum. Karakter olarak hiç sevmiyorum. Her seferinde birini alsam Oscar'ı alırdım diyip Lando'yu küçümsüyor ve sonrasında da Lando'ya sana alan bıraksaydı momentumun vardı ve geçebilirdin diyor. Bu asıl problem diyor. Böyle bir ikiyüzlü olamaz gerçekten. Zaten Redbull'un içine eden adamdır kendisi. Sezon içindeki ropörtajlarında hala takım için her şeyi yaptım demesi de baya komik. Ayrıca Max'in babası beni hiçbir zaman sevmezdi demesi çook daha komik. Bunların hepsi doğru olsa da sen zaten sevilecek bir adam değilsin, ayrıca takımdaki kadın çalışanlara yavşamadan önce düşünecektin bunları. Max'in hiçbir şampiyonluğunda hiçbir katkısı olduğunu da kabul etmem ama çıkardığı fiyaskolardan ve dramalardan beslenmediğimi de söyleyemem. Geri gelse ve Toto ile yine atışıp dursalar çok mutlu olurdum herhalde. Bu piyasanın böyle kötü karakterli insanlara da ihtiyacı var.
Redbull gerçekten inanılmaz bir takım. Yıllardır böyleler ve benim misyonuma hiç uymuyorlar. Tutacağım son takım olabilir herhalde. Bir alt takımları var ve bu takımı resmen yedek sürücü takımı gibi kullanıyorlar. Redbull aracının tamamen Max'e uygun tasarlandığını ve bu yüzden ikinci sürücülerin hiçbir zaman tutunamadığını düşünüyorum. Tabiki Max kadar yetenekli de değiller ama Racing Bulls'da hep Q3 gören adamı ana takımına alınca hep Q1'de eleniyorsa senin stratejine deee yapacağın arabaya daaa... Gerçekten diyecek çok şey var ama diyecek hiçbir şey yok. Kaç çocuğun kariyerini kaydırdığını ben sayamıyorum artık açıkçası. Gridin yarısı eski Redbull ya da Racing Bulls sürücüsü zaten. Yani birinin bu takıma dur demesi lazım. Horner aptalı da 'our driver pool' diyor sanki pazardan elma seçiyor şerefsiz. Olan gerçekten Yuki'ye oldu ve hala çok üzülüyorum.
Williams kesinlikle bahsedilmeai gereken bir nokta. Zaten favorim her zaman Carlos Sainz olduğu için çok keyif alarak yazacağım bir kısım olacak. Önceki sezonlardan da hatırlarsınız ki çok büyük bir düşüşün içindeydi. Hatta bir ara takım olarak çekilmeyi bile düşündüler. Ben açıkçası Carlos kadar güvenemedim ne takım ne James'e. Kimse güvenemedi bence ama hepimizin bir özür dilemesi lazım gibi. Alex ayrı Carlos ayrı inanılmazdı gerçekten bu yıl. İlk yarıda evet uzun bir süre sadece Alex puan aldı ve takımı inanılmaz taşıdı. Çok iyi bir takım arkadaşı ve çok yetenekli bir sürücü olduğunu düşünüyorum. Fakat birkaç takım tarafından istenen o çocuk Carlos'a ne oldu da uzun süre çok kötü ilerledi diye sormak lazım. Arabaya alışmasının bu kadar uzun sürmesi gerçekten çok can sıkıcıydı ve bir süre F1 izleme zevkim kalmadı. Fakat her seferinde James ve takımın onu sahiplenişini, Ferrari gibi kenara itmeyişini gördükçe umutlandım. Ve bu takım, bu insanlar umutlarımızı boşa çıkarmadı. Gerçekten o ilk podium anı her şeye değerdi. Williams ile üçüncü olmanın, Ferrari ile birinci olmaktan daha güzel hissettirdiği kesin.
Lego yarışı gerçekten Ferrari için yılın en iyi yarışıydı. Bu baya utanç verici bence. Aşırı eğlendik kabul ama çok şey bekledikleri Hamilton'ın resmen hiçbir şey yapamaması ve her zaman Charles'ın arkasında kalması benim beklediğim bir düşüştü açıkçası. Benim dışımda kimsenin de beklemediği bir olaymış anlaşılan çünkü herkes şok oldu. Carlosumum ahı diyorum sadece... 2026 sezonunun 2.yarış haftasındayız ve hala son Ferrari kazananı Carlos Sainz. Bu da beni inanılmaz mutlu eden bir şey anlaşılıyordur zaten. Carlos'un kaç kere sıralamada ve yarışlarda Hamilton'ın önünde olduğunu da sayamadım açıkçası. Umarım çooook pişman olurlar.
Katar gerçekten en ama en stresli izlediğim yarışlardan biriydi. Mclaren herkes safety car'da pite girmişken pite girmedi ve arkalarında Max ile kaldı. İnanılmaz bir karardı ve gerçekten ödümüz kopmuştu. Bu yarışta Norris şampiyon olabilirdi ama her şey son yarışa kaldı.
Zaten daha yarış haftası gelmeden kim nerede bitirirse hangisi birinci olur diye bir sürü postlar paylaşılmaya başlanmıştı ve bunlara baka baka yarış izlemek çok keyifliydi. Evet sayısal olarak Oscar'ın da şansı vardı ama kimse pek umutlu değildi bu konu hakkında. Max ve Lando'nun savaşını izlemek için gerçekten tüm F1 fanları olarak kafayı yedik bence. Baştan sona hatta cumadan, son tura kadar çok gerici bir haftaydı. Sonunda Max'in 4 yıllık serisi bozulmuş oldu ve geçen sene gerçekten acaba olabilir mi dediğimiz Lando şampiyon olmuş oldu.
Gerçekten ilginç bir yıl olduğunu kabul etmek lazım. Farklı podiumlar ve birinciler izledik. Farklı sürücüler tanıdık ve çoğu gerçekten iyi iş çıkarttı ve 2026 için de kalıcı oldu. Ayrıca bu yıl çoğu isimle de vedalaşmış olduk. Çoğu takım değişti ve çoğu takım şaşırttı. Hem iyi anlamda şaşırtanlar oldu hem de kötü anlamda. Yani bu yıl çoğu şey beklediğimiz gibi gitmedi.
⚠️ Yılın en vurucu anları;
- Avusturalya'daki bir sürü DNF.
- P19 -> P3 Nico Hülkenberg ilk podiumu.
- Herkesin spin attığı yağmurlu Silverstone yarışı.
Oscar'ın düşüşü ve Lando'nun yükselişi
- Lawson <-> Yuki değişimi
- Christian Horner'ın kovulması
- Oscar ve Lando çarpışması
- Oscar'ın düşüşü ve Lando'nun yükselişi
- Max'in ikinci yarıda Mclaren sürücülerini yakalaması
- Mercedes'in herkesi korkutacak şekilde Max'in peşine düşmesi
- Lego yarışı (vurucu değil ama en eğlenceli aktiviteydi diyebiliriz)
- Carlos'un Williams ile ilk Smoooooth Operatioonn'ı (Bakü - P3)
- Şampiyonluğun son yarışa kalması ve 3 sürücü arasında olması.
-Mclarenların kazası
-Mclarınların diskalifiyesi
-Mclarınların Katar'da ellerinde patlayan pit stratejisi
🚫Bahsedilmeyen önemli anlar;
-Hamilton'ın Ferrari ile yaşadığı sorunlar (takım içi ciddi sorunlar)
-Racing Bulls'un Redbull'dan çok daha iyi bir sezon geçirmesi ve sanki ikinci takım Redbullmuş hissi vermesi
-Oscar'ın düşüşü ve Lando'nun yükselişi
-Haas ( takım yok gibi bir sezon)
-Aston Martin (sadece Stroll'a kim şampiyon olur diyorlar)
-Aston Martin'in 2026 için çalışacaklarını ve resmen bu yıldan vazgeçtiklerini söylemesi (2026'da da 2027 için aynısını diyorlar)
- Helmut Marko'nun Redbull'dan ayrılması
- Max'in baba olması
- Yuki'nin Lando'yu son yarışta, şampiyonluğu belirkeyecek pozisyonda hiçbir şekilde savunamaması
-Kimi Lando'ya yerini bilerek vermiş gibi ölüm mesajları alması.
- Mclaren'ın ezici bir güçle şampiyon olması.