2026 (93. Film) Tom Hanks'i uzun bir aradan sonra yaklaşık dört ay önce Captain Phillips filmiyle izlemiştim. Kendisini yine gemisini savunmaya çalışan kaptan rolünde izliyoruz. Greyhound, II. Dünya Savaşı sırasında Atlantik Okyanusu'nda yaşanan gerçek bir denizaltı mücadelesinden ilham alıyor. Fakat…devamı2026 (93. Film)
Tom Hanks'i uzun bir aradan sonra yaklaşık dört ay önce Captain Phillips filmiyle izlemiştim. Kendisini yine gemisini savunmaya çalışan kaptan rolünde izliyoruz. Greyhound, II. Dünya Savaşı sırasında Atlantik Okyanusu'nda yaşanan gerçek bir denizaltı mücadelesinden ilham alıyor. Fakat doğrudan Kaptan Ernest Krause'nin veya geminin gerçek hikayesini anlatmıyor. Film yazar C.S. Forester'ın 1955 tarihli The Good Shephard (İyi Çoban) adlı kurgusal romanının uyarlamasıdır.
Film Greyhound isimli gemi penceresinden İngiltere'ye erzak tedarik edilmesini ve bu yolculuk sırasında Alman denizaltılarının gemilere düzenlediği ölümcül saldırıları anlatıyor. Doğrusu görsel bir şölen vardı diyebilirim. Patlama sahneleri, dalgalar, işaret fişeğinin etrafı aydınlatmasına kadar görsellik olarak son derece başarılı yapım. Olayların psikolojik tarafından baktığımızda ise okyanusun ortasında korku ve panikle kaptandan gelecek emirleri bekleyen mürettebat, savaştan galip çıkılsa dahi verilen zayiatlar, hem insanların canlarının hem geminin emanet edildiği bir kaptan ve o kaptanın üzerindeki sorumluluk bana kalırsa çok iyi işlenmiş. Kaptan Krause'nin (Tom Hanks) ayakta durmaktan artık ayaklarının kanamaya başlaması yine güzel bir yönetmen dokunuşu. Detayların her zaman her konuda değerli olduğunu düşünen biri olarak hoşuma giden bir noktaydı. Kariyerlerinde iyi filmlerde oynayan oyuncular olmasına karşın tanınırlık açısından Tom Hanks dışında zayıf bir kadroydu.
Özetle başta süresi itibariyle izlenmesi gereken bir yapım olduğunu düşünüyorum. Bir filmin iki saat olması insanların elinin gitmemesinde ki en büyük neden. Oysa bu film başta ve sondaki kısımları çıkarttığımızda 75-80 dakikalık bir film. Bu sürelerde başrolünde Tom Hanks olan bir filme çokta rast gelinmez. Bulmuşken izleyin derim. Keyifli seyirler.
6.8/10
Film Hakkında İlginç Detaylar (Spoiler Uyarısı)
1- Tom Hanks, bu filmin sadece başrolünde yer almakla kalmadı; C.S. Forester'ın The Good Shepherd romanına yıllar boyunca adeta aşık olduğu için filmin tüm senaryosunu bizzat kendi elleriyle kaleme alıp uyarladı ve yapımcılığını da kendi şirketi Playtone üstlendi.
2- Filmin gemi sahnelerinin gerçeğe birebir uyması için, çekimlerin büyük bir kısmı Louisiana'da korunan ve II. Dünya Savaşı'ndan kalma gerçek bir Fletcher sınıfı Amerikan muhribi olan USS Kidd (DD-661) savaş gemisinin üzerinde canlı olarak gerçekleştirildi.
3- Tom Hanks, uykusuzluktan ayaklarının kanaması sahnesini senaryoya bizzat kendisi ekledi; çünkü gerçek savaş kayıtlarını okuduğunda, Atlantik konvoy kaptanlarının günlerce botlarını hiç çıkarmadan köprü üstünde durmaktan ötürü ayaklarında "siper ayağı" adı verilen ağır kanamalı yaralar oluştuğunu gördü ve bu realizmi filme yansıttı.
4- Tom Hanks dışındaki mürettebatın neredeyse tamamı, yönetmen Aaron Schneider'ın kararıyla Hollywood dışındaki tiyatrolardan ve tamamen tanınmamış genç amatör oyunculardan seçildi; buradaki amaç seyircinin "bu ünlü oyuncu kesin ölmez" diye düşünmesini engelleyip o çiğ savaş paranoiasını vermekti.
5- Filmin 91 dakikalık (jeneriksiz 80 dakikalık) o şaşırtıcı kısa süresi, aslında Tom Hanks’in ilk senaryo taslağında 120 dakikaydı; ancak Hanks, kurgu odasına girdiğinde filmin bir denizaltı taktik savaşı gibi nefes nefese geçmesi için tüm gereksiz aile ve geçmiş hikayesi sahnelerini acımasızca çöpe attı.
6- Filmdeki o tekinsiz telsiz frekanslarından duyulan ve Greyhound mürettebatının psikolojisini altüst eden o Alman denizaltı kaptanının uluma sesleri ve tehdit dolu diyalogları, II. Dünya Savaşı’ndaki Alman psikolojik harp taktiklerinin gerçek arşiv kayıtları incelenerek senaryoya birebir kopyalandı.
7- Çekimlerin yapıldığı USS Kidd savaş gemisindeki alanlar o kadar dar ve tavanlar o kadar basıktı ki, görüntü yönetmeni sahneleri çekebilmek için büyük Hollywood kameraları yerine, o dönemin dar kaptan köşkü klostrofobisini tam yansıtacak özel el kameraları ve esnek lensler kullanmak zorunda kaldı.
8- Film, Sony Pictures tarafından sinemalarda devasa bir vizyon macerası için hazırlanmıştı; ancak 2020 yılındaki küresel pandemi nedeniyle sinemalar kapanınca, Apple TV+ şirketi filmin tüm küresel yayın haklarını tam 70 million dolarlık devasa bir rekor ücretle satın alarak kendi platformuna özel hale getirdi.
9- Tom Hanks, filmin sinemalarda vizyona girememesi ve doğrudan dijital platforma satılması üzerine verdiği röportajda, "Görsel şölenin ve o devasa okyanus seslerinin sinema salonlarında izlenemeyecek olması kalbimi darmadağın etti" diyerek stüdyonun bu ticari kararına karşı derin üzüntüsünü açıkça itiraf etti.
10- Filmin ses tasarım ekibi, o torpido saldırılarındaki ve gemi motorundaki metalik ve dondurucu sesleri yakalayabilmek için gerçek savaş muhriplerinin makine dairelerine girerek günlerce sonar ve radar frekanslarının akustik seslerini gerçeğe sadık kalarak kaydetti.
11- Kaptan Krause karakterinin film boyunca her kritik karardan önce gizlice kutsal kitaptan dualar okuması ve dini inancına sığınması, II. Dünya Savaşı'nda okyanusun ortasında hiçbir hava desteği olmadan çaresiz kalan gerçek konvoy kaptanlarının günlüklerinden alınmış tamamen gerçek psikolojik bir askeri veridir.
12- Sahnede geminin bordasına çarpan o devasa Atlantik dalgaları ve fırtına efektleri için stüdyoda yapay su tankları kullanılmadı; prodüksiyon ekibi gerçek okyanus fırtınası videolarını dijital tarayıcılarla taratarak endüstrideki en gelişmiş CGI teknolojisiyle gemi maketinin üzerine giydirdi.
13- Filmde Kaptan Krause'nin köprü üstünde sürekli kahve istemesi ama o yoğun çatışma ve taktiksel manevralar yüzünden o kahveden tek bir yudum bile alamadan bardağın sürekli devrilmesi veya soğuması, savaş anındaki o zaman algısının yok oluşunu anlatan dâhiyane bir görsel hiledir.
14- Greyhound gemisinin adını aldığı "Greyhound" (Tazı) kelimesi, Fletcher sınıfı Amerikan muhriplerinin o dönem denizaltıları avlarken bir tazı gibi çok hızlı manevra yapabilmesi ve çevikliği nedeniyle Amerikan donanmasında kullanılan gayriresmi bir askeri terimdir.
15- Tom Hanks, çekimler boyunca o dondurucu Louisiana kışında geminin üzerinde günde 12 saat boyunca o ıslak kaptan kostümüyle kalmaktan ötürü çekimlerin son haftasında çok ağır bir bronşit hastalığına yakalandı, ancak seti yavaşlatmamak için çekimlere hastalık maskesiyle devam etti.
16- Filmin gece çatışması sahnelerindeki o karanlık kontrast, Hollywood'un klasik yapay gece aydınlatmaları yerine, tamamen o dönemin okyanus karanlığını hissettirecek özel gece görüş lensleriyle kurgulandı.
17- Kaptan Krause'nin yardımcısı Charlie Cole rolünü oynayan ünlü aktör Stephen Graham, karakterin o Kaptan Krause ile olan sarsılmaz sadakat bağını tam verebilmek için çekimlerden önce Tom Hanks ile günlerce baş başa vakit geçirerek o askeri hiyerarşi dilini oturtmaya çalıştı.
18- Romanın orijinal adı olan The Good Shepherd (İyi Çoban), felsefi olarak Kaptan Krause'nin o koca konvoydaki düzinelerce erzak gemisini bir çoban gibi korumasını ve arkadaki Alman denizaltılarını da o sürüye saldıran kurtlar olarak simgeleyen çok köklü bir edebi metafordur.
19- Filmde geminin aşçısı George Cleveland (Rob Morgan) karakterinin o çatışma anında hayatını kaybetmesi ve Kaptan Krause’nin onun cenazesini okyanusa uğurlarken döktüğü o dürüst gözyaşları, o dönem Amerikan donanmasında siyahi askerlerin sadece mutfakta çalıştırılmasına rağmen gösterdikleri o büyük kahramanlığa yapılmış resmi bir saygı duruşudur.
20- Filmin o en sonunda konvoyun sağ salim İngiltere sınırına ulaştığı ve arkadaki uçakların gemiyi selamladığı o muazzam kapanış karesi çekilirken, Tom Hanks o köprü üstündeki uykusuz ve bitap düşmüş yüz ifadesini tam yakalayabilmek için çekimden önceki 24 saat boyunca otel odasında hiç uyumadan sete gelmiştir.
21- Filmin o okyanusun ortasındaki devasa sahneleri, çok sıkı bir askeri disiplin ve planlamayla, gerçek gemi üzerindeki çekimleri dahil olmak üzere sadece 35 gün gibi çok kısa bir sürede tamamlanmıştır.
22- Tom Hanks kariyeri boyunca deniz savaşlarına ve denizci karakterlere büyük bir takıntı beslemiştir. Kendisini daha önce Saving Private Ryan’ın açılışında, Cast Away’de sal üstünde ve Captain Phillips’te hep bu sularda gördük.
23- Film, o muazzam patlama, torpido ve fırtına sesleri sayesinde 93. Akademi Ödülleri'nde "En İyi Ses" dalında adaylık kapmayı başarmıştır.
24- Film boyunca karakterlerin ağzından çıkan "İskele sancak 2-0", "Derinlik bombası zamanlaması" gibi askeri terimlerin tamamının hatasız olması için sette emekli donanma amiralleri her sahnede Tom Hanks’in arkasında nöbet tutmuştur.
25- Filmde Greyhound mürettebatından biri olan ve köprü üstünde emirleri ileten genç denizcilerden birini, Tom Hanks’in gerçek hayattaki öz oğlu Chet Hanks canlandırmıştır.
26- Tom Hanks'in canlandırdığı Kaptan Ernest Krause ve komuta ettiği Greyhound gemisi kurgusal karakter ve araçtır. Gemi hayali olsa da ait olduğu Fletcher sınıfı muhripler II. Dünya Savaşı'nda ABD ordusu tarafından yüzlerce kez üretilmiş ve gerçekten kullanılmıştır. Hatta bu gemilere hızlarından dolayı gerçekten de "Denizlerin Tazıları" (Greyhounds of the Sea) deniliyordu.