Ecel korkusu üzerine. Çok uzatmayacağım, zira ders çalışmak yerine, ayol bugün nasıl oyalanayım başlıklı bir yazı kendisi. Çok uzun zamandır, bir kitap yazacak kadar çok kelime ile çok veciz mevzuları anlatmaya çalışmaktan yorgun düştüm. Dinleyeni de kalmadı. Şu sıra zaten…devamıEcel korkusu üzerine.
Çok uzatmayacağım, zira ders çalışmak yerine, ayol bugün nasıl oyalanayım başlıklı bir yazı kendisi.
Çok uzun zamandır, bir kitap yazacak kadar çok kelime ile çok veciz mevzuları anlatmaya çalışmaktan yorgun düştüm. Dinleyeni de kalmadı.
Şu sıra zaten bir suskunluk var üstümde. Doğrusu bazen herkes çok aptal geliyor. Bazen de çok konuşunca hayatım üstünde iktidar sahibi olabilecekleri yanılgısı doğuyor insanlarda.
Bu dönemin bir getirisi olsa gerek, geçen Dil Belası kitabı dikkatimi çekti ve başladım. Üstelik ailecek başladık. Şakacı yapımızın altında konuşkan da insanlarız. Ama artık bundan yorulduk. Ben okuyorum, onlar dinliyor.
Toplum hazır mı, hayır. Arkadaşlarım onları önemsemediğimi düşünüyor. Gerçek şu ki, ben zaten normal insanlardan daha kısa bir dikkat süresi ve hafıza ile hayatta kalmaya çalışıyorum. Bu sebeple her şeyi zihnime yazmıyorum.
Olduğum benliği maskeleyecek beceri de yok. Birine bi maske taksam bir sonraki görüşmemizde unuturum.
Uzattım, oysa kısa tutacaktım.
Bugün rutin kan kontrolü yine doktorumu huzursuz etmiş olacak ki bi git artık dedi. Bundan bilmem kaç ay önce de aynını demişti. Ama sorun ecel değil hocam. Ecelimin zamanını bilmezken tecrübelere, deneyimlere daha açığım, daha ümitvarım, belki bu haletim bana asıl şifa.
Şimdi gitsem, velev ki bir problem olsa artık hiçbir göz bana eskisi gibi bakmayacak, dahası yaşlı anababam üzülecek, onları teselli, kendimi zapt çabası beni daha da zora sürükleyecek.
Şimdi önümde planlayabileceğimi öngördüğüm bi beş on yıl var, velev ki bir gün çocuk düşünürsem doktorumun bu teklifini ciddiye alırım. Ama şimdilik, bana dokanma daktır, bırak sağlıklı hissedeyim.
Tabiki endişe susmuyor, üzerime de sinek kondu, bu bir işaret mi, bilemiyorum (sanat tarihçileri sahneye).
Ve fakat bu endişe yarın savaş çıkma ihtimalinden daha öte bişi değil. Ya da ekonomik kaygılardan. Biri bitse yok mu olacak diğerleri, e arka plan zaten kalabalık.
Neyse size soralım, ecel başlı başına ürkütücüyken, eceli bilmek mi iyi, bilememek mi?