🫀O kadar yüreğime dokunan bir işlenişi vardı ki.. Jane'in bakışları ve ortamın havası çok fazla dramatik ve ben her an ağlayacakmış gibi hissederken garip garip gülümsüyorum, kalbim mutlu olmamak için zor duruyor çünkü daha fazla hüsrana uğramaktan korkuyorum. Aralıksız bir…devamı🫀O kadar yüreğime dokunan bir işlenişi vardı ki..
Jane'in bakışları ve ortamın havası çok fazla dramatik ve ben her an ağlayacakmış gibi hissederken garip garip gülümsüyorum, kalbim mutlu olmamak için zor duruyor çünkü daha fazla hüsrana uğramaktan korkuyorum.
Aralıksız bir şekilde iki bölümü bitirip üçüncü bölümün ortasında ara verdim ve kalbimi sakinleştirmeye çalıştım, çünkü çok fazla hissediyorum.
Jane'in bakışları çok fazla şey anlatıyor, yaşadıklarını, konumunu, diğer insanların konumunu, kim olduğunu, kimi sevdiğini ve ne yapması gerektiğini ama kalbinin ne yapmak istediğini çok net söylüyordu.
Masum bir bağımlılık tutkulu bir aşka dönüştüğünde insan ürküyor...
Ama işin aslı hiçbir bağımlılık masum değildir ve aşk bir obsesyondur...
Ah sadece.. gerçekten çok heyecanlanarak izledim ve acayip derecede ürktüm. Sanırım Jane için korktum. Onun hayal kırıklığı benim de hayal kırıklığımdır. Diziye başladığım andan beri acayip bir şekilde Jane'i hissetmeye ve güçlü bir empati kurmaya başladığım için olabilir.
Ve bence kesinlikle atmosfer, çekim açıları, karakterlerin yüz ifadeleri ve mimikleri diziyi etkileyici, çekici ve başarılı yapan şeylerdi.
O kadar çarpıcı bir statü farkı var ki insan sonları hakkında ta en başından ister istemez endişe duyuyor. Kalbimi buna hazırladım ama hazır olmak, yıkılmayacağım anlamına da gelmiyordu tabii.
Ve yıkıldım ya. En çok da ağır bir şekilde görülen tutku korkutuyordu beni. Çok tutkuluydular ve tutku adamı yakar; aauuğğ...
Jane'in durgunluğu fırtına sonrasında açılan gökyüzünün ardından, görünen güneşin denize yansıması gibi, hayatın bir öyle bir böyle şeklinde acılarla ama farklı meşguliyetlerle yaşanabilir kılınacağını kanıtlıyordu.
Kendi tercihlerine olan sadakati beni benden aldı gerçekten güçlü bir insan olmak buydu.
Özgürlüğünü vazgeçtiklerin kanıtlar ve Jane özgür bir kadındı.
Yaktı, parçaladı; duygularım bir köpürdü, bir dalgalandı, bir durgunlaştı. Tutku hafifledi, aşk sevgiye dönüştü. Sevgi gülümsetti.
Sonu ise hayattandı. İmkansız görünenin ardından neler çıktı...
Edward kıymetliydi, Edward zengindi, çok yakışıklı değildi ama hoş sohbetliydi, gelgitliydi. Edward yüksek statüdeydi. Jane boş bir hayata sahipti, acıları hariç bir deneyimi yoktu. Hatta hediye almanın nasıl bir his olduğunu bile bilmiyordu. Edward Jane'e, Jane Edward'a aitti ve bunu hayat bizzat kanıtladı. Hem hüzünlü hem de tebessümlü bir son.
Bana dizi, hayatımın en dramatik şoklarını yaşatıp bitti...