NASIL BU KADAR AZ GÖNDERİSİ OLURRR. Hayır nasıl bu kadar az İZLEYENİ olur. Çok şey yazmak istiyorum, hakkında çok şey demek istiyorum hem de uzun uzun ve neresinden başlasam bilemiyorum. ÖncelikleEEee Jane Austen, işte bu çok çok çok iyiydi... Kitabını…devamıNASIL BU KADAR AZ GÖNDERİSİ OLURRR.
Hayır nasıl bu kadar az İZLEYENİ olur.
Çok şey yazmak istiyorum, hakkında çok şey demek istiyorum hem de uzun uzun ve neresinden başlasam bilemiyorum. ÖncelikleEEee
Jane Austen, işte bu çok çok çok iyiydi...
Kitabını duymuştum açıkçası ama çok meşhur olmadığı için mi yoksa benim çevremdeki insanlar yeterince bilip konuşmadığı için mi bilmiyorum, sadece duymakla kalmıştım ve unutmuştum açıkçası.
Seeking Persephone izledikten sonra yana yana o tarz da şeyler ararken, kitabını okuyup izlemek istesem de Jane Eyre 2006 versiyonu dayanamayıp izlemiştim ve diğer versiyonlarını sadece editlerle bilsem de yine de en iyi versiyonu kesinlikle benim için 2006 demekten çekinmeyeceğim. Kısacası Jane eyre, Seeking Persephone gibi bir şey arıyordum yine ve karşıma bu çıktı. MANSFİELD MARK.
İlk başladığı andan itibaren atmosferi ve konusuyla çok başarılıydı. Oyunculuklar acayip derece de iyiydi ve hikaye için heyecanlıydım.
🏷️ Konusu; Oldukça yoksul bir ailenin büyük kızı olan Fanny price, hem ailesinin kararıyla zengin akrabalarına bakılması ve onların işlerini görmesi için, gönderilir.
💌 Fanny Price, özgür ruhlu, tutkulu, hayalperest, gerçek bir kurgu kaptanı, duygulu, ahlaklı, deli dolu bir kızdır.
Aileye uyum sağlaması lazım olmasının yanı sıra kendi karakterinde dosdoğru durması hayranlık uyandırıcıydı. Devamli yazması, hayal kurmaya devam etmesi ve konumu ne olursa olsun, kendini ezdirmemesi çok harikaydı.
Karakteri oynayan oyuncuya zaten vuruldum, o ne güzellik ya, o nasıl bir oyunculuk, o nasıl bir gülüş, aahh onlar nasıl gözz. Çok doğal duran bir güzelliği vardı ve oyunculuğu ÇOK BAŞARILIYDI.
Hissettiği her şeyi hissettiysem, hissettirmesi gereken hisleri hissettirmek konusunda oldukça hisli olduğu için başarılı olduğunu çok net söylerim...
Ve hayır, tartışmaya açık değil.
Kırıldı mı, kırılıyorduk, kararsız mi? Kararsızdık. Karşı taraftan rahatsız edici bir his mi yayıldı, rahatsız edilmiş hissettiriyordu gerçekten efsaneydi.
Edmund ile olan ilk tanışması ve abi kardeş gibi büyüyecek olmaları da güzel bir başlangıçtı, Edmund kim? Evin ikinci oğlu ve bilirsiniz ki o dönem de miras sadece büyük oğulundur.
Edmund ise, ahlak abidesi, doğru duruşlu, omuzlu, yürekli karakterli ama uslu bir oğlandı.
Uslu durması ona çekingen bir görüntü verirken biraz da korkak durmasını sağlıyordu ama hayatın çefçefesinde kendisini aşması çok iyi bir gelişimdi.
Edmund başından beri bizim baş rol olarak görmek istediğimiz ama arkada kalan sevgili olanımız... Uf gerçekten başka bir seviyeydi çünkü Fanny Ile olan uyumları ilk tanışma anlarından büyürken yaşadıkları, birbirlerinin yanlarinda duruşları, birbirleri yerlerine hissettikleri, birbirlerini anlamaları gerektiği yer de savunmaları, her şeyleriyle ideal çifttiler ve biz çok yıprandıkkk!!!
Gerçekten stresten sivilce çıkaracaktım ya.
Bir de abisi Tom var. Bir an Tom ile olacaklar diye çok korktum. Tomu tanımıyorduk bile. Tomu pek göstermediler açıkçası adamın neredeyse repliği bile yoktu vardı ama varlığı da pek yoktu açıkçası. Tanınması gereken bir karakterdi oysa, ilk oğul, delimsi bir çocuk, asi ruhlu, tuhaf tipli biriydi Edmundun aksine.
Edmundsa saç kesiminden göz bakışına kadar efendi, gerçekten beyefendi gibi biriydi.
İki de kız kardeşleri var ki, zorba olmalarını bekledik evet. Akraba oldukları için mi bilmiyorum zorbalık açıkça algılama bağırıp çağırma ile olmadı ama içten içe oldu çok net dışlanmalar ama aynı zamanda içerde olman, aidiyet problemi hissedildi yani.
Bu ailenin üyesi değilsin ve enişten olan evin babası sana kızıymışsın gibi yaklaştığında, kendi kızlarına yaklaşması gibi olmuyor yani anlatabiliyor muyum.
Sır Tom (baba olan adam) onun yüzünden bir yavsaklik bir serefsizlik vardı çok fena ve o Fannynin etrafında olduğu her vakit, ürktüm endişe verici şeyler yaşanacak diye.
Bu yönden de oldukça başarılıydı kesinlikle.
Büyük abla Maria ve Küçük kardeş Julia
Julia çok tatlı bir görüntüdeydi ve annesi gibi aliktı bir tık. Ama gerçekten sevdik o kızı ya çok fazla yeri olmasa da olsun, neşeli bir tipti, tatlıydı ve ailenin diğer üyelerine göre de masumdu.
Mariadan pek bahsetmicem o filmin barutu.
Evett ve film iki kardeşin malikaneye gelişi kardeşleri ayartişıyla başlıyor.
Henry ve kız kardeşi.
Henry, sapik yüzlü adam. Çapkın mi? Hayır kusmuk suratli adeta çok afedersiniz ama izlerken adamın tipine öyle bakamadik öyle tiksindik ki size anlatamam ve bizi haksız çıkarmadığı için sevindim çünkü değişen erkek ve mutlu son izlemekten gerçekten baktığımı düşünüyordum.
Tabiki daha çok şeyler yazılır, denilir, konuşulur ama benden bu kadar, demem o ki, ben çok sevdim ve kesinlikle ama kesinlikle izlemenizi siddet seviyesinde tavsiye ediyorum özellikle dönem filmi izlemek istiyorsanız. Belki yorar belki stres ettirir ama tatmin edici olduğunu da belirtmek isterim.
Tüm karakterler her bir ayrıntı her bir bakış ve her bir diyaloğun ciddi bir başarısı ve üzerinde konuşulup sevilmesine hakkı var.
Çok başarılı buldum, ablama da izleteceğim nihihihiihi.
İzleyin 👍🏻
Gidin izleyin🤺
İzlemek için ekleyin🏋🏻♀️
🫴🏻COME ON