Spoiler içeriyor
İşte bu be... İşte bu! 🎉 Flashback yoook. Helal sana Joe Penna! Helal size bizim çocuklar... 🎆 Uzay mühendisliğinde çok acımasız bir kural var. Ta taaa... 🫴🏻 "Tsiolkovsky Roket Denklemi" Bu kural diyor ki: Yukarı çıkarttığın fazladan her 1 kg…devamıİşte bu be... İşte bu! 🎉 Flashback yoook. Helal sana Joe Penna! Helal size bizim çocuklar... 🎆
Uzay mühendisliğinde çok acımasız bir kural var. Ta taaa... 🫴🏻 "Tsiolkovsky Roket Denklemi"
Bu kural diyor ki: Yukarı çıkarttığın fazladan her 1 kg yük için o 1 kg'ı taşıyacak yakıtı da eklemelisin. Ama o eklediğin yakıtı da taşımak için ekstra yakıt eklemelisin... +5 Kilo için 150 kilo, +50 kilo için 1500 kilo diye katlanarak artıyor ve ekstra maliyet sadece +200 kiloda yarım milyon doları geçebiliyor ve riski katlıyor. O yüzden ek faydalı yük dahi olsa devasa Falcon 9 bile yeterli değil. Radikal bir değişiklik ile Falcon Heavy'ye geçiş gerekiyor.
Taam taam inandım inandım taam...
Falcon 9 gibi devasa bir roketle dünya yörüngesine girip çıkıyorsun, fazladan 100 kilo roketin yörüngeden ayrılmasına engel olmadı. Roketlerin her zaman %1 ila %3 arasında bir performans marjı yedek yakıtı vardı, o halletti. Motorları birkaç saniye daha uzun yandı, o +100 kiloyu da yörüngeye soktu.
Aaama Dünya yörüngesini böyle yırtsan bile Mars gibi derin uzay görevinde bu matematik adamı bitirir abi benden zöylemesi. Kaçak yolcunuz saf kütle yığını bir dev. En az 90-100 kilo kemiksiz çeker o. İşin asıl bombası, kalkış esnasında o tavandaki daracık karbondioksit filtre panelinin içinde hiçbir koltuğa, kemere bağlanmadan, korumasız bir şekilde baygın dururken o korkunç fırlatma sarsıntısında gerçekleşen titreşimde ve G kuvvetinde adamın iç organlarının patlaması, kemiklerinin kırılıp orada ölmesi gerekiyor. Kapsülde özel tasarlanmış koltuğunda kemerini sımsıkı bağlayan eğitimli astronotlar bile o korkunç basınca zor dayanıp bayılma noktasına gelirken, bu adam tavan arasında un çuvalı gibi sağa sola savrularak nasıl sağ salim yörüngeye çıktı abicim? Üstelik fırlatma öncesi o cüssede bir adamın kabinde nefes alıp karbondioksit salgılaması, daha roket yerdeyken bile yaşam destek sisteminin filtrelerinde kırmızı alarm verdirmeliydi de, neysehhh. Bizim süzükler adamı tavandan paket gibi düşene kadar fark etmiyor.
Şimdi ben neden teknik yazıyorum da karakterlerin kelime dahi sarf etmeden önceki aldığı her nefesten filmotoloji kasıyorum?
Çünkü filmde tek konu nefes almak! Başka bi halt yok ki.
Çünkü ilk 10-15 dakika gözlerimden yaş getirircesine kusursuz ilerliyorlardı. Sonra filmde bir dönüm noktasına geliniyor. Mantık kendisine sövdürerek uzaklaşıyor. Fizik de "50 dolarımı sen mi çaldın?" diye onu uçsuz bucaksız uzayın derinliklerinde kovalamaya başlıyor.
Bu filmdeki uzay yürüyüşü diğer filmlerdeki gibi dünya yörüngesinde gerçekleşmiyor. Santrifüjün karbon nanotüplerden veya grafenden yapılma tether dedikleri süper güçlü ana kabloları etrafında bir uçtan diğer uca ilerliyorlar.
Fedakâr süzük doktor gidiyor santrifüjün en ucuna, o kapağı açacak. Ama aşağıya inmesi lazım. Merkezkaç kuvveti orada yapay yerçekimi oluşturuyor, bizimki halatla aşağıya iniyor. Sanırsın Niğde Aladağlar'da dağcılık yapıyor, öyle bir stabil, dümdüz iniş! Ulan dönen bir halatta aşağı doğru indikçe fizikteki Coriolis Kuvveti adamı sarkaç gibi çılgınlar gibi savurur, gemiye çarpa çarpa kemiklerini kırar! Yönetmen üşenmiş, rüzgarsız havada ip sarkıtır gibi indiriyor kadını. Kapağı açtığında kapak merkezkaç yüzünden uzay uçurumundan aşağı düşer gibi fırlayıp gidiyor, bu kaltak da halatla bağlı olmasa kapakla beraber sonsuz boşluğa çakılacak zaten.
Zoe, sen gemideki tek tıp doktorusun! Mars'a gidiyorsun, yolculuk aylar sürecek. Kaptanın kolu kırık, radyasyon var, binbir türlü hastalık riski var. Gemideki tek doktorun kendini feda etmesi hangi uzay protokolünde yazıyor evladım? Ha Zoe'ciğim? O zaman çekiliş yapalım mı? Avm'de her 150 dolar ve üstü tüm harcamada 1 yeni çekiliş hakkı daha verelim. Kazananı uzaya postalarız nası ama? Olmaz mı? Neden olmasın? Sen o si... kafanla hyperion ile dalga geçmek için başvuru yapıp kabul ettiklerinde şak şak diye çarpa çarpa gidiyosun ya!
Acele edeceğim diye panik yapıp o koskoca oksijen tüpünü karabinaya bağlamadan taşımaya çalışman? En az iki noktadan toplam (4) DÖRT noktadan bağlı olmanız lazım. 🤦🏻♂️ Hepsini ASLA AMA ASLA aynı anda Ç Ö Z E M E Z S İ N İ Z! Öndeki karabinayı bağlar arkandakini çözersin! Uzay eğitimini YouTube'dan video izleyerek aldın herhalde. Daha da bombası içerideki insanları kurtarmak için hayatını tehlikeye atıp dışarı çıkıyorsun ama yanı başındaki David'e Lütfiye Çıtır Fıdıllıoğlu gibi "Ben gittim, hadi sanaaa iyi günleeeer" deyip arkanda bırakıyorsun. Ulan adamın oksijeni bitiyor, sen adamın oksijen tüpünü korumak için adamı satıyorsun, sonra o tüpü de elinden kaçırıp uzay boşluğuna fırlatıyorsun!
Oksijen iyiden iyiye azaldığı için bu tekrar ben giderim dedi. Krize girdim, ikinci tüpü de uzaya atıp gelecek herhalde dedim. Tekrar santrifüjün öteki ucuna bir daha gitti. Akılsız başın derdini ayaklar çekermiş. Geri kalan diğer tüpü aldı, geldi. Bir tüplük oksijenle ne bok yiyecekler onu da anlamadım.
Biri ölürse moralim çöker, görev de ben de iptaliz yaaa diye kıvranıp kendini uzayın "sanki atmosfer varmışçasına" yemyeşil fosforlu radyasyon dalgalarına atıyorsun. Madem intihar görevi, uğraşma dağcılıkla, başta direkt atla diktir git gemiden?
Peki fedakâr süzük, içerideki o 2 + 1 vasıfsız süzük senin kavrularak ölümünden keyif mi alıyor? Onlar nasıl tamamlayacak bu moral ile görevi?
Uzay boşluğunda güneş fırtınası görünmez 🤦🏻♂️ çarpacağı bir atmosfer yoğunluğu, oksijen, manyetik alan etkisi mi var da yeşil parlayacak? Ulan Penna. Kuzey kutbu ışıkları gibi uzayda fosforlu radyasyon izlettin bize. Tamam Hollywood en kutsal odun sensin!
Uzay manzarasında tether üstünde X ışınından hızlı salınan Zoe, anlat korkma işin mantığını anlat! Yeşil yeşil bir radyasyonda yaklaşık bir yarım saat kırk beş dakika takıldın. Abi radyasyonda ne yapıyorsun sen yarım saat kırk beş dakika pardon?
O ölümcül radyasyonu yiyen gerizekalı ikinci tüpü sağ sağlim içeri sarkıttı, bu sefer de karalar bağlayarak düşünmeye başladı.
Sonra da gitmiş geminin tepesine oturmuş. New York'taki bir gökdelenin tepesinden caddeleri izleyen Batman gibi fırıl fırıl dönen santrifüjden sabir duran tek bir noktayı izliyor 🤦🏻♂️ Ya bu Zoe'yi kim silkti ya? Kaptanın yerine nasıl karar veriyor? Hyperion bu Marina denen kaptanı geminin başına boşuna mı dikti? Camdan bakıp kafa sallıyor birde. Sağ ol Zoe Allah razı olsun diye.
Oğlum doktorun gitti lan! Doktorun öldü, doktorun! Doktorun kavurma oldu doktorun. "Gitti dağ gibi doktor, neyse en azından kaçak yolcumuz hayatta" diye düşünüyor herhalde. Sadece onay mercii gibi camdan el sallıyor.
İçeride vasıfsız bir gerizekalı var. Öküz gibi tıkınıp tüm gün yatıyor. 100 kilo koduğumun herifi. Doktor ölürse geriye kim kalıyor? Kolu kırık kaptan, radyasyondan canı çıkmış Biyolog David ve tavan arasında uyuyakalıp gemiye kaçak binen, uzay görevinde hiçbir vasfı olmayan atom yığını dev Hacı Michael? Üstüne üstlük tüm krizi başlatan fırlatma mühendisi de o, bundan dolayı hiçbir sorumluluk almayan da o. Harika bir Mars kolonisi kurarsınız artık bu ekiple, tebrikler!
Peki tamam peki, şöyle açıklayalım;
Laz Никто: Üçü de bir şekilde senin adamındı Marinaaa!
Marina: Zoe'de hep benim adamlarımla dalaştı!
Michael: Burada senin benim yok Marina!
Marina: Никто Bey'e göre var ama!
David: Benim radyasyonum kadar beyazsın Marina! Devam et, devam et!
Marina: Yine ikiniz kafanızda bir şeyler kurmuşsunuz, benim üstüme geliyorsunuz. Gelin! Sizde devam edin.
Laz Никто: Marinaaa, çizmeyi aşma! Birimiz yetmedik mi kii, ikimiz bir olsun?
Marina: Peki bana biriniz yetmedi mi ki ikinize birden düşman olayım? Benim ne alakam var Zoe ile Michael'la anlamıyorum ki. Michael takır takır tavuk keser gibi gemide adam harcarken sesiniz soluğunuz çıkmıyor, ben bir laf söyleyince birden aslan kesiliyorsunuz. Benim için huzuru bozan kişi kim olursa olsun ben onu bozarım!
Hyperion: Ölürse işlediği cinayetlerle ilgili bütün dosyaları ona ihale ederiz. Temiz toplum sloganı atarız. Kalırsa da düzeni bozan adamı topluma gösterir taşlatırız. Millet bütün hıncını intikamını ondan alsın. Bize ne?
Santrifüj: Ya bize doğru gelmek isterse?
Michael: Zoe mi? Yok daha neler. ;)
Marina: O küçümsediğin kadın daha dün Falcon 9'un yanına elinde bavulu Yale Üniversitesi'nden koşa koşa gelmişti. Bu sabah karşımda, öğleden sonra da Santrifüj'de. Sence bize doğru geri gelemez mi?
David: Gelirse gelir Marina, biz bu gemide kimlerle oturduk.
Marina: Никто Bey'i anlıyorum, acısı var da, senin acını çıkaramadım David?
David: Kuyruk acısı. Can çıkar huy çıkmaz Marina!
Laz Никто: Flashback'siz uzay filmi arıyorum başrol sen çıkıyorsun. Buraya geliyorum komutan sen çıkıyorsun. Bir türkü tutturmuşsun gidiyosun. Sen ne diyosun Marinaaa!
Marina: Ben Zoe'nin kellesini istiyorum! Bana istediğimi verin ki, sormadan almayayım!
Laz Никто: Sen kimsin bizi tehdit ediyorsun?
Marina: Ben kimseyi tehdit etmem. Demeden önce yaparım. Sonra ne yaptım diye düşünürüm. Sonra bir daha düşünmem!
Michael: Toplanmamızın amacı sorunlarımızı çözmek. Sorun çıkarmak değil.
Marina: O zaman Никто Bey benden özür dileyip bu düşmanlığa bir son verecek. David taraf olmaktan vazgeçecek. Çünkü ben onlara kardeşlikten başka hiçbir şey yapmadım.
Laz Никто: Ulaaaan! Ben senin anan mıyım? Üstündeki adam mıyım kiiiii gözümün içine bakarak beni tehdit edeceksin. Bir de utanmadan özür bekleyeceksin. Ha?
_____
Daha döşeyesim var da yarın devam ederim.
Yine duşun altında Oğuzhan Koç- Giden Günlerim Oldu söyleyip gelicem.