Başım tüttü... Aga ben hayatımda böyle bir kafa yanması yaşamadım. Sanki ortada 45 dakikalık standart bir Black Mirror bölümü varmış da, senaristler senaryoyu uzatmak için amfetamin basıp işi tam 2 saat 8 dakikalık çılgın bir uzun metraj tribine çevirmişler. Normalde…devamıBaşım tüttü...
Aga ben hayatımda böyle bir kafa yanması yaşamadım.
Sanki ortada 45 dakikalık standart bir Black Mirror bölümü varmış da, senaristler senaryoyu uzatmak için amfetamin basıp işi tam 2 saat 8 dakikalık çılgın bir uzun metraj tribine çevirmişler.
Normalde dizinin 1 bölümünde olması gereken "bu teknoloji insanı sever atar" distopyasını almışlar "Netflix ekranlarında sıkışıp kalmasın bizde gereken o steril ameliyathane var" deyip Gore Verbinski’nin ameliyat masasında amuda kalkılttırmıştırlar.
Kafayı sıyırmış zıvanadan çıkmış psikopat bir sinematik kabusa dönüşmüş. Oturmuş filmi mi izliyorum? Film beni mi izliyor? Film akıyor mu? Kusuyor mu? Belli değil.
Tam bir beyin kasırgası, hatta tayfunu.
Çok soru soruyorlar. Filmin başından sonuna kadar hatta son sahnesine kadar soru soruyorlar. O niye o? Bu niye bu? Şu neden böyle? Aralıksız soru soruyorlar. Hatta yeri geliyor soruları aralarında paslaşıyorlar.
Şimdi incelemesini yazacağım ama madde madde sıkar, o yüzden akışına bırakıp patlatıyorum.
Öncelikle ortadaki o devasa ironiyi görmemek için mal olmak lazım. Görmek için teknolojiye mâl olmak lazım.
Film bize "Bu telefonlar vr gözlükler, ekranlar, yapay zeka, süper zeka derken insanlığa kafayı yedirtti" diye ders veriyor vermesine de, bunu yapan kim?
Arka planda Samsung'u, Apple'ı, Xiaomi'si, Oppo'su, Vivo'su, OnePlus'ı, Google'ı, Huawei'si, Motorola'sı, Realme'si, Nothing'i (Nothing ne alaka, ilk defa duydum), Sunny'si, Asus'u ne ararsan var.
Sponsor olmayabilirler ama olmadıklarını düşünmek de ayrı mallık. Herkes bilir ki bu, bu dünyanın en büyük kapitalist yamuğu.
Zaman bükülmüş, mekan kaymış, kimin eli kimin cebinde belli değil. Yetmiyor tabii, asıl olayın dibi ne? Bir bakıyorsun film dram havasında, beş dakika sonra Looney Tunes çizgi filmine dönüyor, gore fışkırıyor.
Ama işin en komik ve mide bulandırıcı kısmı bu teknoloji eleştirisini o kadar düz, masum ve ekrana bakmaktan ibaret anlatmışlar ki, hiç inandırıcı gelmedi.
Keşke işin içine biraz David Cronenberg tarzı girseydi, şöyle tam anlamıyla grotesk olsaydı. O ergenuslar o aletleri götlerine soksa, sonra götlerden giren telefonların ağızları çıkarak resmen götlerini yemeye başlasa, bağırsaklarını kurt gibi kemirse...
Tamamen kafayı sıyırmış, parazit gibi içten dışa yiyen bir şey olsaydı belki o zaman olayı daha rahat kavrardık *...*... .
En azından ortada elle tutulur, mide bulandırıcı bir gerçek olurdu.
Good Luck, Have Fun, Don't Die.