●Kitap adından da anlaşıldığı üzere iletişim meselesine dayanıyor. Kitaptan bazı güzel, doğru kısımları buraya bırakıyorum: ALINTILAR: "İnsanın anavatanı çocukluğudur."♡ (Cemil Sönmez) (28.s) "Erkeğin kadının gözüyle, kadının da erkeğin gözüyle görmesi sonucunda, her ikisinin de yaşamı zenginleşmiştir."(30.s) "Olay, bizim dışımızda olan…devamı●Kitap adından da anlaşıldığı üzere iletişim meselesine dayanıyor. Kitaptan bazı güzel, doğru kısımları buraya bırakıyorum:
ALINTILAR:
"İnsanın anavatanı çocukluğudur."♡
(Cemil Sönmez) (28.s)
"Erkeğin kadının gözüyle, kadının da erkeğin gözüyle görmesi sonucunda, her ikisinin de yaşamı zenginleşmiştir."(30.s)
"Olay, bizim dışımızda olan fiziksel enerjidir. Fenomen, bu olayın bizim zeminimizden geçerek algılanması ve yorumlanarak anlamlandırılmasıdır."(31.s)
"Algılama özgürlüğü olmayan bir insanın, bireysel ve sosyal özgürlüğünden söz edemeyiz."(33.s)
"İnsanın en önemli coşku ve motivasyon kaynağı, yaşamındaki anlamdır. İnsanoğlu, anlamlı bir yaşam için doğmuştur."(37.s)
"Anlamla beslenmeyen davranışlar zamanla söner."(39.s)
"Ceza yöntemi kullanan anababa, öğretmen ya da yönetici,
karşısındakinin korkusuna; karşısındakine saygı duyanlar ise
onun algısına konuşur."(43.s)
"İki insan birbirinin farkına vardığı andan itibaren iletişim başlar."(45.s)
"Erkek, kadını tanıdıkça ve anladıkça
erkekliğinin bilincine varır. Kadının kadın olarak gelişebilmesi de erkek dünyasıyla iletişim kurması ve onu tanımasıyla ilişkilidir. Kadın ve erkeğin birbirini dışladığı bir toplumda, sağlıklı
kadın erkek ilişkisi sürdürmek olanaksızlaşır."(48.s)
"Bir kentte müzelerin, kültür merkezlerinin, konser salonlarının, çocuk parklarının olması veya olmaması, o kentte yaşayanların ve o kenti yönetenlerin bilincinin aynasıdır."(54.s)
"Davudi erkek sesiyle konuşan birinin söylediklerinin aynısını ince sesli bir erkek söylese dinleyenler üzerinde aynı etkiyi uyandırmaz."(60.s)
"Bir televizyon programıma konuk olarak gelmiş olan bir bayan, dış dünyaya gösterdiğimiz sosyal yüzlere ilişkin olarak, 'Evlenmeden önce insanlar birbirlerine hep 'ütülü yüz'lerini gösteriyorlar,' gözlemini yapmıştı."(67.s)
"Gerçek iletişim, bir canın başka bir cana ulaşmasıdır."(68.s)
"Akıllı insan dürüsttür."
(John Clarke-72.s)
"İnsanlarla münasebetin ateşle münasebetin gibi olsun. Çok uzaklaşma donarsın; çok yaklaşma yanarsın."(Sâdî Şirazî-83.s)
"Can, hem bağımsız olmak istiyor hem de ait olmamak."(84.s)
"Trafik, birbirine, 'Sen yoksun, umurumda değilsin!' mesajını
vererek araç kullanan sürücülerle dolu. Kurallara uyarak araba kullanmayı bir tür 'saflık', 'zayıflık' olarak gören bir kültür yaratmışız."(92.s)
"Eline fırsat geçince umursanmamışlığın acısını çıkarmak, insanlar için doğal bir davranıştır."(92.s)
"Neler yapmadık şu vatan için!
Kimimiz öldük;
Kimimiz nutuk söyledik."
(Orhan Veli Kanık-94.s)
"Davranışından sorumluluk almak, birdenbire öğrenilecek bir şey değildir. Sınırlar ve sorumluluk bilincini çocuk, çok küçük yaşta, daha hamuru yoğrulurken öğrenir."(101.s)
"Anababanın çocuklarına, 'Sen değerlisin,' mesajını verebilmeleri için, karı kocanın birbirlerine 'sen değerlisin' mesajını vermeleri gerekir."(108.s)
"Devlet, vatandaşa değer vermekle yükümlüdür. Çünkü devletin varoluşunun nedeni vatandaşa hizmet etmektir."(113.s)
"Çocuğun ne kadar yiyeceğine kendisinin karar vermesi, küçük ve önemsiz bir konu gibi gözüküyor ama çocuğun özgüveninin gelişmesinde yeri çok önemlidir."(120.s)
"Sevgi, bir insanın olabileceğinin en iyisini olmasına, gelişmesine olanak sağlamaya kendini adamaktır."(159.s)
"Olayların kendisinin anlamı yoktur; olaylan algılayan insan, algıladığı zemine göre olaya anlam verir. Olayların algılanmış, yorumlanmış, anlam verilmiş haline 'fenomen' deniyor. İnsan, fenomen dünyasında yaşamını sürdürür."(189.s)