Hillei Şeriyye Takiye Hülle Balkan Harbi sonu Ege bölgesindeki çiftçi mallarının büyük bölümü RUM ve LEVANTEN'lere ipotek olduğu ve alacaklıların RUM TÜCCARLARI adına YUNAN hükümeti ve LEVANTEN'lerin mahsup oldukları devletler tarafından kapitülasyonlara dayanılarak ipotek malların alacaklara geçmesi muamelesinin yerine getirilmesi…devamıHillei Şeriyye Takiye Hülle
Balkan Harbi sonu Ege bölgesindeki çiftçi mallarının büyük bölümü RUM ve LEVANTEN'lere ipotek olduğu ve alacaklıların RUM TÜCCARLARI adına YUNAN hükümeti ve LEVANTEN'lerin mahsup oldukları devletler tarafından kapitülasyonlara dayanılarak ipotek malların alacaklara geçmesi muamelesinin yerine getirilmesi bir nota ile talep edilmişti. Mesele Mebuslar Meclisi'nde gündeme gelmiş ve Maliye Nazırı Cavid Bey, mevzunun, çok eski zamanlardan beri şeriat hükümlerine göre tatbik edilen usullere uygun olması dolayısıyla çare bulunamadığını yine bu hükümlere göre aslı yüz kuruş olan bir borcun zamanla binkuruşu aştığını yani şer'i kurallar kabul ve tatbik edilmezse çare bulunamayacağını söylemişti. Aslında ise faizin haram olduğu iddiası günümüze kadar yaygınlaşmış, bu arada NEMA kâr ortaklığı gibi tabirlerle ve bir çeşit Hille-i Şer'iyye şeklinde devam etmişti. Şimdi lütfen düşünün, böylesine akıl-mantık-samimiyet oyunlarına ne ihtiyaç var?Bunların hepsi, Arap dilinin bugünkü Türk insanına, izahı mümkün olmayan bir sistem artığıdır. Türkçe İBADET benimsendiği zaman bu ve benzeri yerine uygar dünyanın tercihi yolunda gideceğiz ve kurtulacağız.
"İman ve itikadını yerine ve zamanına göre saklayarak başka türlü itikat ve başka biçim iman izhar etmek,diğer bir tarifiyle olduğu gibi görünmemek, göründüğü gibi olmamak anlamına gelen bir deyimdir."Yani bir bakıma İKİYÜZLÜLÜK.
Geçmişte ise bir ülkeye hâkim durumdaki mezheplerin azınlıklar üzerindeki baskıları önünde çaresiz kalan ötekiler gerçek düşüncelerini saklama yolunda böylesine tutumu
Hulle
Medeni Kanun’dan önce hukuk bakımından hiçbir hakkı olmayan evli kadını kocası boşadım der ve evinden uzaklaştırırdı. Ekonomik imkânlardan yoksun nice nice eş, bu kişisel haksızlıkların yüzyıllarca kurbanı oldu. Mehmet Âkif bu hali Safahat’ında şöyle mısralaştırmıştır:Kari dövmüş, boşamış,... “Emri” İlahi ne denir?Bunların hepsi emin ol ki cehalettendir.Evet ama bu cehaletin koruyucusu da ŞERİAT değil miydi?İşin asıl garipliği, hiddeti geçen kocanın boşadığı kadınla tekrar evlenmesi için HULLE yapması şartı.
Bir kadının talakı selâse (üç kere yüksek sesle boş ol, boş ol, boş ol demesiyle) ile kocasından ayrılmasından sonra, yine eski kocasıyla evlenmesinin şer’en mümkün ve helal olabilmesi için kadının başka bir erkekle evlenerek tekrar ondan da boşanması yerine kullanılan bir tabirdir.”İşte yine bir HİLLE-İ ŞER’İYYE örneği...Bir aile hukuku bir kadının şerefini -belki çocuklar annesidir- düşünün. Bir de bu aile haysiyetini, hayat arkadaşı değerini, bir yastıkta kocamaktaki hasreti önünde düşündürücü yapısını...