Hazreti Muhammet'in bazı sözleri de Türk milletiyle olan ilgisini ve Türkler'e karşı duyduğu derin eğilim ve sevgiyi de apaçık şekilde açıklamaktadır. Bu hakikati tespitleyen Peygamberimizin sözlerinden bir tutami, Türk insanının ebedi gururu ve al-i Resule minnetinin şirin seresi olarak hatırlatıyoruz:"Ütrük-ül…devamıHazreti Muhammet'in bazı sözleri de Türk milletiyle olan ilgisini ve Türkler'e karşı duyduğu derin eğilim ve sevgiyi de apaçık şekilde açıklamaktadır. Bu hakikati tespitleyen Peygamberimizin sözlerinden bir tutami, Türk insanının ebedi gururu ve al-i Resule minnetinin şirin seresi olarak hatırlatıyoruz:"Ütrük-ül Türke mâ tereküküm" = "Türkler size dokunmadıkça siz Türkler'e dokunmayınız."Peygamberimizin Türkler'i koruma ve ayırmasına bu hadis, açık bir ispattır. Bunu neden başka milletler için söylememiştir?ÇÜNKÜ TÜRK'ÜN TEMİZ KANI ONDA DA VARDI...MUHAMMET'i ve EHL-İ BEYT'i (Peygamberimizin yüce soyu sopunu) Türkler kadar candan seven diğer bir millet gösterilemez. Araplar Resulü ekreme az zahmet mi verdiler? Hazreti Ali'yi, Hazreti Hüseyin'i vahşice şehid eden Araplar değil midir?"Letüfte hannel Konstantıniyyetü felenni'mel emiru zalikel emiru ve lenimel ceyşü zalikel ceyşü" = "İstanbul elbette fetholunacaktır. Onu feth eden emir ve asker pek mübarek kimselerdir."Peygamberimizin mübarek teşhisi de biz Türkler'e nasip oldu."Ene Arabiyyün ve leysel A'rabü minni" = "Ben Arabım, fakat Araplar benden değildir."Peygamberimizin bu hadisi söz olarak kısa, anlamca geniştir. Aslında Peygamberimizin bütün sözleri, aynı eşsiz ayrıcalığa sahiptir. Bu hakikat, bin yılı aşkın zamandır yorumlanıyor, ama sınırları daralmıyor, aksine genişliyor: Dünya durdukça bu gerçeğin varlığını koruyacağını söylemekte zerrece abartı yoktur: Çünkü bizim Peygamberimizin madde/mana bir benzeri, ona bir ulaşanı, erişeni yoktur ve olmayacaktır.Yukarıdaki hadisin sıhhatinde ittifak vardır. "Kitabül İşaa Li İşratis-saa"da da yer almıştır. Bunun aslı anlamı, Peygamberin Arap olduğundan ziyade ARAP OLMADIĞI'dır. Birinci cümle muhitini kırmamak ve dağıtmamak hedefinde toplanıyor. İkinci cümle hakikati ortaya koyuyor."Le yensuruküm aledini avda, Kema darabtümuhû beda."Bunu Ebu Abdüllahül Mukaddesi "Kitabül Ekanimi"nde şu yolda yorumluyor:"Peygamber Efendimizin maksadı Türkler'dir. Bu hadis-i şerif, sizin dine davet ettiğiniz Türkler bu nimeti siz değiştirme ve esasından ayırmaya kalktığınız zaman din yolunda size önderlik edeceklerdir anlamındadır."Nitekim bu muhteşem işaretin ilk ispatı, Horasanlı Ebu Müslim'in emekleriyle tecelli etmiş, Emevi şovenliği Türkler'in himmetiyle son bulmuştur.