Spoiler içeriyor
Doomsday öncesi gereksiz maraton part 5 06.08.226 (Rewatch) Yine ayrı bir film olarak değerlendirmemiz gereken başka bir X-Men filmi. X-Men: Apocalypse’i ilk izlediğimde baya bir haksızlık etmişim, puan anlamında. Tabii bu kişiden kişiye değişir ama bu filmi her izlediğimde puanımı…devamıDoomsday öncesi gereksiz maraton part 5
06.08.226 (Rewatch)
Yine ayrı bir film olarak değerlendirmemiz gereken başka bir X-Men filmi.
X-Men: Apocalypse’i ilk izlediğimde baya bir haksızlık etmişim, puan anlamında. Tabii bu kişiden kişiye değişir ama bu filmi her izlediğimde puanımı bir miktar arttırıyorum. Bu onu sorunsuz, kusursuz bir film falan yapmıyor, hatta iyi bile yapmıyor. Sadece kendi adıma hakkını yediğimi düşünüyorum.
Filmin açılışı çok iyi. Bir takım aptal sürüsü En Sabah Nur’a tapıyor, dua ediyor. Aslında En Sabah Nur da şans eseri diriliyor gibi bir durum var ortada. Film boyunca "ne mana?" diye düşünüp durduğum Moira karakteri buna vesile oluyor gibi gözüküyor ama açılış havada kalıyor. "Dirildi işte." deyip geçiliyor, film de bir daha orayı anlatma derdine girmiyor.
En Sabah Nur dedik de sadece filmin başında dua edenler ona öyle sesleniyor, Apocalypse demeye devam edelim. Apocalypse baya baya tanrı olarak tanıtılıyor filmde. Çok fazla gücü var, hepsini bir tutam gösteriyor. Daha açılış sahnesindeki dirilişinde tüm dünyada hissedilebilecek bir deprem meydana geliyor. E, haliyle büyük bir şey geliyor diyoruz. Bir de çizgi romanlardan karakteri biliyorsak zaten karaktere hakimiz. Film Apocalypse’i o kadar abartıyor ki ilk bir saat boyunca onun ne kadar güçlü olduğu konuşuluyor filmde. Bunda sorun yok, sorun beklentiyi kendi kendine yükseltip karşılayamaması.
Magneto karakteri bu filmde çok kötü işlenmişti. Orman sahnesine kadar sorun yok. Karaktere aynı acıları yaşatıp ondan yeniden bir anti-hero yaratacaklar dedik. Hatta o sahnedeki tanrıya olan küçük sitemi falan da iyiydi. Sonra karakteri bir anda Apocalypse’in yanında mürit olarak gördük ve bu çok kötü işlenmiş bir karakter gelişimi. Bunu filme iyi yedirsen eyvallah da film boyunca bu kadar kötü olacaksa Magneto hiç olmasın dedim. Muhtemelen tüm X-Men filmleri boyunca gördüğümüz en kötü Magneto motivasyonları bu filmdeydi. Her şeye rağmen Magneto izlemeyi seviyorum. Michael Fassbender zaten çok iyi bir oyuncu. Bunlar birleşince izlemesi zevkli bir karakter vardı yine. Üzerine çok kısa düşününce sorunlar çıkıyor ve göz ardı edilemiyor tabii ki.
Magneto’dan bahsederken değinmiştim ama daha detaylı bahsetmek gerek. Apocalypse yanına adam alacak, tamam. Şimdi film bize "en güçlüler hayatta kalacak", Apocalypse’in olayı bu dedi. Tamam da film boyunca yanındaki elemanlardan sadece Magneto’yu gördük gibi bir durum var. Storm koymuşsun filme, toplasak iki önemli sahnesi var. Psylocke var ve değerlendirilebilse çok iyi sahneler görürdük ama yok, onu da kullanmamış. Sadece araba kesme sahnesi var ki onu da zaten fragmanlarda vermişler. Bir de Angel var, zaten izlemeyi sevmem. Onu da iyi kullanamıyor film. Magneto’yu zaten konuştuk, geriye bir tek ana kötümüz Apocalypse kalıyor. Onu da iki saat boyunca övdünüz, iki dakikada harcadınız amk.
Aslında spoiler vermeden yazmak istemiştim ama olmadı. Harcanmış çok büyük bir potansiyel var burada. Kafalarında büyük bir evren kurma fikri varmış belli ki. Tamamen genç kadro bir X-Men göstermelerinden anladık bunu. Gösterdikleri genç X-Men de ne kadar tatmin edici, tartışılır. Jean Grey’i canlandıran Sophie Turner bu filmde baya kötü performans sergiliyor. Her sahnesi yapay hissettiriyordu. Bunu Dark Phoenix’te toparladı diye hatırlıyorum ama nafile.
Böyle uzun soluklu ve genç X-Men için çok iddialıydı Apocalypse hikâyesi anlatmak. Ki anlatamadılar zaten. Bunun yanında gişede de bekleneni alamadılar. Kâr ettiler ama beklenen olmadı. İşin kötü yanı akıllanmayıp bir üst noktaya çıktılar ve Phoenix anlatmak istediler, her anlamda sıçıp sıvadılar. X-Men filmlerinin tartışmasız en hakkı yenen Cyclops karakterini bu filmde Tye Sheridan canlandırıyor ve oyunculuğunda bir problem yok, isteneni vermiş. Burada sorun istenen şeyde. Cyclops’u sünepe bir bebeden ibaret göstermek kimin fikriyse siktirsin gitsin. Çizgi romanlara girmeyelim diyoruz da bir karakteri bu kadar da değiştirmezsin amk. Çok sorun oldu mu? Hayır. Zaten filmin ana odağı onlar değildi ama değinmemek de olmazdı.
Kısacası Apocalypse tercihi yanlıştı. Daha küçük bir tehditle başa çıkılsa, Phoenix biraz daha sonradan devreye girse en azından daha iyi olabilirdi, hatta olurdu. Apocalypse’i kötü işlemişler ama çizgi romanlarla falan kıyas yaptığım için değil, film içinde karakteri ilah yaptıkları için. Her diyalog onun tanrılığına, onun ilk mutant oluşuna falan bağlanıyor. Hatta İncil’in ondan bir şeyler kopyaladığı falan söyleniyor. O kadar büyük bir karakter. Böyle olunca da beklenti büyüyor ama istediğini alamıyorsun. Kötü film değil ama harcanmış çok büyük bir potansiyel var karşımızda. İzlenir ama akılda kalmaz, çerezlik der geçeriz.
6,26/10