07.08.2026 Filmi sevemedim çünkü çok “iyi” olacak gibiyken olamıyor bu film. Sürekli tempo sorunu yaşıyor, kendini açıklamaya çalışıyor. Açılışı çok uzun sürüyor ve anlatacağı hikayeyi bir türlü izleyiciye aktaramıyor. Çok fazla sorunu var ve bence en büyüğü, queer bir film…devamı07.08.2026
Filmi sevemedim çünkü çok “iyi” olacak gibiyken olamıyor bu film. Sürekli tempo sorunu yaşıyor, kendini açıklamaya çalışıyor. Açılışı çok uzun sürüyor ve anlatacağı hikayeyi bir türlü izleyiciye aktaramıyor. Çok fazla sorunu var ve bence en büyüğü, queer bir film olabilmek için fazla çaba sarf ediyor. Olunca ne gibi bir artısı olacak filme bilmiyorum ama bu zorlama istek filme artıdan çok eksi katıyor. Karakterlerle bağ kurmak bir yana dursun, onlara empati bile yapamıyoruz. En azından ben yapamadım.
Bunlardan önce filmin ismi dikkat çekiyor. Doğrudan The Book of Leviticus’a bir gönderme yapıyor ve film içinde de zaten sürekli referanslar görüyoruz. Ancak sorun şu ki bunu sadece eşcinsellik üzerinden yapıyor film. Böyle olunca da ister istemez, keşke farklı bir isim düşünebilseydiniz, diyorum çünkü geri kalan her şey çok yüzeysel kalıyor.
Filmin açılışına bir değineyim. Bir türlü olaya girmek bilmiyor demiştim çünkü ana karakterlerimizin aşk hayatını veya daha doğru tabirle flörtleşmelerini anlatmaya odaklanıyor film. İlk 20 dakika boyunca, "Film ne zaman başlayacak?" diye sorguladım çünkü iki erkeğin öpüşmesini izlemek için açmadım ben bu filmi. Neyse ki saçma sapan bir nedenle de olsa bir noktada hikâyeyi anlatmak akıllarına geliyor. Yavaş açılan, yavaş devam eden ve yavaş biten bir film izliyoruz.
Yaklaşık 90 dakikalık, kısa diyebileceğimiz Leviticus, hiçbir noktada beni yakalayamadı; boş boş izledim. Korku, gerilim veya psikolojik korku... Bunların hiçbirini hissetmedim. Türü sevmediğimden de değil; korku/romantik türüne uzak biri değilim. En yakın örnek Together sanırım, onu sevmiştim; neden sevdiğimi de açıklamıştım. Veya daha yakın tarihten Obsession da bu türe uzak değil ve onu da sevmiştim. Burada sorun tür veya benim türe hâkim olmamam değil, Leviticus’un tamamen zorlama hissettirmesi.
İyi yanları elbette var. Mesela paranoya hissini çok iyi işliyor film. O sahneleri izlemek keyifliydi ama filmin ne kadarında var desek, birkaç sahnede hissediyoruz ve o kadar yani. Aslında fikir olarak sevdim ama sorun tamamen bunu anlatma biçiminde. Belki tam olarak istediği buydu, belki de uzun metraj olabilmesi için yavaş ve sıkıcı anlatıma göz yumuldu, bilemiyorum. Maalesef filmin finali bile tatmin etmedi. Buraya kadar spoiler vermedim, vermemek için söylemiyorum.
Bu arada filmin It Follows ile alakası yok. Başta benim de aklıma doğrudan o geldi ama asla o beklentiyle izlenmemeli Leviticus. Leviticus kendi hâlinde takılan, ayrı ve küçük bir film. Seveni olacaktır, ki var. Bu yıl çıkan farklı ve iyi korkuların yanında bayağı bir sönük kalsa da sürekli tekrarladığım zorlama sahneleri ve aşırı yavaş anlatımı olmasa kesinlikle sevebileceğim bir film olacaktı.
Kısacası konu ne kadar merak ettirirse ettirsin, anlatım bunu baltalayıp duruyor. Filme tam ısınacakken tempo buna engel oluyor. Yani film anlatmak istediği şeyden emin, bunu biliyor ama nasıl anlatacağını bilmiyor veya bir türlü karar veremiyor. Sürekli gömmüş gibi olsam da oyunculuklar, sinematografisi ve fena sayılmayacak müzikleri filmi bir şekilde izletiyor.
5,86/10