1930’larda Kadro hareketinin tasfiyesi sonrası Tiran’a tabir-i caizse şutlanan Yakup Kadri’nin bu metni ile Hüsrev Gerede’nin sefaret hatıraları arasında bir paralellik görüyorum. Mustafa Kemal, onu pek hırpalanmadan gözden uzak bir yere göndermekle Recep Peker ve İnönü’nün elinden kurtarmış da denebilir…devamı