Jafar Panahi, İran yönetimi tarafından film yapma yasağı almış bir yönetmendir. Ve normal şartlarda İran'da film çekemez. Ama kendisi, resmi makamlardan izin almadan gizli bir şekilde, ekibiyle birlikte filmlerini çekiyor. Bu film de, Tahran ve çevresinde çekilmiş. Dikkat ettiğimizde şehir…devamıJafar Panahi, İran yönetimi tarafından film yapma yasağı almış bir yönetmendir. Ve normal şartlarda İran'da film çekemez. Ama kendisi, resmi makamlardan izin almadan gizli bir şekilde, ekibiyle birlikte filmlerini çekiyor. Bu film de, Tahran ve çevresinde çekilmiş. Dikkat ettiğimizde şehir içinde geçmediğini görüyoruz olayların, daha çok kırsal, çöl alanlar kullanılmış. Ve tabii ki uluslararası bir ortaklıkla, mesela Fransa bu ülkelerden biri, bunların yardımıyla kurgu süreci tamamlanıyor. Öğrendiğime göre Panahi, filmlerinin çoğunda amatör oyuncu kullanıyormuş. Çünkü filmlerini gizlice çektiği için, profesyonel oyuncular bu riske girmek istemez ve baskıya gelemezler. O yüzden biraz da Kiyarüstemi'nin "Yeni Dalga" geleneğini devam ettiriyor diyebiliriz. Nitekim Görünmez Kaza filminde de oyuncuların profesyonellikten uzak olduğunu görebiliyoruz. Yönetmenlerin bu seçimleri, kendi düşüncelerince sinemaya gerçeklik katıyor. Ama şahsımca bu filmdeki birkaç oyuncu çok çok kötü oyunculuk sergilemişler. Dikkatten kaçmıyor maalesef.
Ve çok şaşırıyorum. Böyle kaçak, göçek film çekiliyor. Amatör oyuncuların çoğu da İran'da yaşayan kimselermiş. Şüphesiz bu büyük riskin ve tehlikenin farkındalardır ama neden yani? Çünkü İran hükümeti kesinlikle farkındadır, kör değildir, Panahi filmleri Cannes'ta boy gösterirler genelde... Hal böyleyken bu oyuncular, neden kendilerini böyle tehlikeye atarlar acaba? Çünkü ciddi yaptırımla karşılaşabilirler...
Her neyse.. E böyle bir adam film çekiyorsa zaten sistem eleştirisiz bir yapım beklenmez sanırım... Ailesi olan topal bir adam kaçırılıyor ve kaçıran kişiler, İran rejimini desteklemeyen, daha önce topal bir adamca hapishanede işkence görmüş kişiler. Ortada bir sorun var. Hem de çok büyük: Kaçırdıkları bu topal adam, gerçekten kendilerine işkence eden kişi mi? Çünkü hapishanede gördükleri muameleler sırasında hepsinin de gözleri kapatılmış ve kendilerine işkence edeni de görememişlerdir... O mu değil mi... İran filmlerinde gördüğümüz ahlaki ikilemlerin çatışması, bu filmde de seyirciyi sonuca kadar merak ettiriyor ve düşündürüyor... Sonu da çok büyük bir etki bırakmadı ancak, izleyenlerce farklı şekillerde düşünülebilir bir sondu.
Panahi filmlerinin bir anlatısı var izliyoruz, düşünüyoruz ama bu filmler aynı zamanda büyük bir politik gerilim sebebi olabilir İran ve filmin yapım sürecini destekleyen Avrupa ülkeleri arasında... Ki zaten öyledir de.. O yüzden hayret ediyorum sadece. Filmi de beğendim diyemem. Ödül alacak bir iş göremedim, çok daha güzelleri çekildi. Keza İranlı diğer yönetmenlerin buna göre başarılı eserleri var... ama oturdum ve sadece izledim, merak uyandırdı, sıkıcı değildi pek.