Kill Me, Heal Me benim için Kore dizileri içerisinde oyunculuk performansı açısından ayrı bir yerde duran yapımlardan biri. Çünkü dizi ilk bakışta romantik komedi gibi ilerlese de aslında merkezine travma, bastırılmış anılar, çocukluk ve kişinin kendi benliğiyle kurduğu ilişkiyi koyuyor.…devamıKill Me, Heal Me benim için Kore dizileri içerisinde oyunculuk performansı açısından ayrı bir yerde duran yapımlardan biri. Çünkü dizi ilk bakışta romantik komedi gibi ilerlese de aslında merkezine travma, bastırılmış anılar, çocukluk ve kişinin kendi benliğiyle kurduğu ilişkiyi koyuyor.
Özellikle Ji sung’un performansı dizinin en güçlü taraflarından biri. Cha do hyun ve onun farklı kişiliklerini birbirinden yalnızca saç, kıyafet ya da mimiklerle değil; ses tonu, bakış, beden dili ve konuşma ritmiyle ayırabilmesi gerçekten etkileyici. Aynı oyuncunun birkaç farklı karakteri oynadığını bilerek izlemek bir yana, bazı sahnelerde gerçekten farklı oyuncuları izliyormuş hissine kapılıyorsunuz. Bu yüzden Ji sung’un performansını yalnızca “iyi oyunculuk” diye değerlendirmek bence yetersiz kalıyor; karakterler arasındaki geçişleri oldukça başarılı. Hwang Jung eum da Oh ri jin karakterinde dizinin duygusal tarafını taşıyan oyunculardan biri. Özellikle dizinin komedi ile dram arasında gidip geldiği sahnelerde karakterin tepkilerinin doğal kalmasını sağlıyor. Fakat benim için Ri jin’in asıl önemi, Do hyun’un hikâyesinde yalnızca romantik partner olarak konumlandırılmaması. Onun da geçmişi ve bastırdığı travmaları olduğu için iki karakter arasında bir tür aynalama kuruluyor.
Senaryo tarafında ise dizinin en başarılı olduğu nokta, kişilikleri yalnızca “eğlenceli alter karakterler” olarak kullanmaması. Shin se gi, Perry park, Ahn yo na, Nana, Mr. x ve diğer karakterlerin her birinin Do hyun’un yaşadığı travmanın farklı bir tarafını temsil etmesi, hikâyeyi yüzeysel bir romantik komediden daha farklı bir yere taşıyor.
Özellikle Shin se gi karakteri bence dizinin en ilgi çekici taraflarından biri. Çünkü başlangıçta tehditkâr ve agresif görünen bu karakterin aslında Do hyun’un bastırdığı öfkeyi ve yaşadığı acıyı temsil ettiğini gördükçe karaktere bakışımız değişiyor. Ji sung’un Se gi’yi oynama biçimi de bu yüzden çok akılda kalıcı.
Ama dizinin senaryosunu tamamen kusursuz bulmuyorum. 2015 yapımı olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor. Günümüzde travma ve dissosiyatif kimlik bozukluğu gibi psikolojik konuların temsilinde çok daha dikkatli bir dil kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Dizi bazı noktalarda psikolojik rahatsızlıkları dramatize ediyor ve komedi unsurlarıyla bir arada kullanıyor. Bu nedenle bugün izlendiğinde bazı kısımlarının problemli veya romantize edici bulunması mümkün.
Buna rağmen dizinin duygusal çekirdeğinin hâlâ güçlü olduğunu düşünüyorum. Çünkü aslında hikâyenin temel sorusu “Bir insan kendisini iyileştirebilir mi?”den çok “Kendimizin reddettiğimiz parçalarıyla nasıl barışırız?” sorusu.
Ve bence dizinin adı da tam olarak bunu anlatıyor: Kill Me, Heal Me. Bir tarafın ölmesini istemek, diğer tarafın iyileşmek istemesi gibi görünse de hikâyenin sonunda mesele aslında kişinin kendi parçalarını yok etmek değil, onları kabul edebilmesi.
Bu yüzden diziyi yalnızca romantik komedi kategorisine koymak bana biraz haksızlık geliyor. Oyunculuk açısından özellikle Ji sung’un kariyerindeki önemli işlerden biri, senaryo açısından ise dönemine göre oldukça cesur ama psikolojik temsil konusunda bugün eleştirel gözle de izlenmesi gereken bir dizi.
Benim için Kill Me, Heal Me’yi özel yapan şey de tam olarak bu: Hem yer yer aşırı eğlenceli ve absürt olabiliyor hem de bir anda oldukça ağır bir travma hikâyesinin içine çekebiliyor. Bu ton değişikliklerini herkes sevmeyebilir ama dizinin akılda kalmasını sağlayan şeylerden biri de kesinlikle bu.