Spoiler içeriyor
8/10 | Küçük Bey’i okurken en çok eğlendiğim şey, Botchan’ın hem çok dürüst hem de inanılmaz fevri olmasıydı. İnsanlara karşı samimi ve haksızlığa tahammülsüz ama olayları çözme yöntemi çoğu zaman “önce sinirlen, sonra düşünürüz” şeklinde. Bu yüzden haklı olduğu yerlerde…devamı8/10 |
Küçük Bey’i okurken en çok eğlendiğim şey, Botchan’ın hem çok dürüst hem de inanılmaz fevri olmasıydı. İnsanlara karşı samimi ve haksızlığa tahammülsüz ama olayları çözme yöntemi çoğu zaman “önce sinirlen, sonra düşünürüz” şeklinde. Bu yüzden haklı olduğu yerlerde bile bazen “Tamam da kardeşim, biraz sakin ol” demek istedim.
Kiyo, Botchan’ın hayatındaki en güven veren karakterlerden biri. Ona koşulsuz şekilde inanması ve Botchan’ın da bütün huysuzluğuna rağmen Kiyo’ya bağlı olması, kitabın diğer ilişkilerindeki çıkar ve ikiyüzlülüğün yanında daha sıcak bir bağ oluşturuyor. Sonunda Tokyo’ya dönüp Kiyo’yla birlikte yaşaması da Botchan’ın bütün macerasının sonunda kendini ait hissettiği yere dönmesi gibi.
Yamaarashi ise Botchan’a oldukça benzeyen ama ondan daha kontrollü biri. O da haksızlıklara karşı çıkıyor ve gururlu, sert bir karakter; fakat Botchan kadar düşünmeden hareket etmiyor. İkisinin birlikte hareket etmesi bu yüzden güzel: biri biraz fazla dürtüsel, diğeri biraz daha temkinli.
Akashatsu konusunda ise işler daha gri. Elbette yaptığı entrikalar ve insanları kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmesi onu güvenilmez kılıyor ama aynı zamanda okul içerisindeki güç ilişkilerini Botchan’dan çok daha iyi okuyor. Botchan’ın dürüstlüğü kulağa daha hoş geliyor olabilir fakat Akashatsu’nun sosyal olarak nasıl hareket edilmesi gerektiğini daha iyi bildiği de açık. Sorun, bu beceriyi başkalarını manipüle etmek için kullanması.
Uranari ise diğerlerinin yanında daha çekingen ve pasif kalıyor. Ona yapılan haksızlıklar açıkça rahatsız edici olsa da Botchan’ın aksine çatışmanın içine doğrudan girmiyor. Bu da karakteri daha zayıf gösterirken aynı zamanda gerçekçi kılıyor; herkes haksızlık karşısında yumrukla cevap verecek kadar gözü kara değil.
Finalde Botchan ve Yamaarashi’nin Akashatsu ile arasındaki çatışmanın fiziksel kavgaya dönüşmesi ve ardından ikisinin de okuldan ayrılması tam bir Botchan hareketi. 😭 Haklı oldukları mesele için mücadele ediyorlar ama bunu yapış biçimleri de onları ciddi sonuçlarla karşı karşıya bırakıyor. Botchan sonunda Tokyo’ya dönüyor ve Kiyo’yla yeniden bir araya geliyor.
Bence kitabın en güzel tarafı da burada: Sōseki kimseyi tamamen idealize etmiyor. Botchan dürüst ama düşüncesiz; Yamaarashi cesur ama sert; Akashatsu zeki ve sosyal açıdan becerikli ama manipülatif; Uranari daha pasif ama kötü niyetli değil; Kiyo ise bütün bu karmaşanın içinde en istikrarlı karakterlerden biri.
Sonuç olarak Botchan’ın hikâyesi “iyi adam kötüleri yendi”den biraz daha karmaşık. Daha çok, kendi doğrularından vazgeçmek istemeyen ama yetişkin dünyasının kurallarına da pek uyum sağlayamayan bir adamın, sonunda o dünyadan çekilip kendi güvenli alanına dönmesi gibi. Ve açıkçası, bütün kitap boyunca kavga çıkarıp istifa ederek eve dönmesi de karakterine fazlasıyla yakışıyor.