On beşinci yüzyılın tahrir sayımlarında örneğin, bir Müslüman'ın şu ya da bu "şahsın oğlu" olduğunu belirtmek için ibn (ya da bin) kelimesi gibi veled kelimesinin de kullanıldığı vakiydi. On altıncı yüzyıldan itibaren veled sadece Müslüman olmayanlar, ibn ise sadece Müslümanlar…devamıOn beşinci yüzyılın tahrir sayımlarında örneğin, bir Müslüman'ın şu ya da bu "şahsın oğlu" olduğunu belirtmek için ibn (ya da bin) kelimesi gibi veled kelimesinin de kullanıldığı vakiydi. On altıncı yüzyıldan itibaren veled sadece Müslüman olmayanlar, ibn ise sadece Müslümanlar için kullanılmaya başladı. Eldeki en eski kadı sicilleri her bir kişinin babasını ya da oturduğu mahalleyi adlandırma konusunda oldukça özensizdi; on altıncı yüzyıl ortalarından başlayarak, muhtemelen Sultan Süleyman (y. 1520-66) ile Şeyhülislam Ebussuud Efendi'nin (ö. 1574) yargı refomlarından sonra, her birey bu bilgi kırıntılarına göre de tanımlanır olmaya başladı. Gene kadı sicillerinde düzenli olarak gördüğümüz binlerce kişiden Müslüman olanlar "vefat" edecek, olmayanlar ise "helak" olacaklardı. İslam ve diğer inançlar arasında var olduğu öngörülen eşitsizlik temelinde, standart uygulama buydu. Bazı farklılıkları açıklamak ise o kadar kolay değildir ve ancak zaman içinde ortaya çıkmışlardır. Müslümanlar her zaman sakin'diler (bir yerin sakin'i anlamında, ama tabii kelimenin "sakin olmak" anlamı da var), Müslüman olmayanlarsa bazen mütemekkin (yerleşik). halini almıştı ve bir başkası daha devreye sokuldu. Bir Müslümana aynı belgede ikinci kez ya da (ilave) bir referans vermek gerektiğinde, erkek ya da kadın olan bu kişiden mezkur(e) (yukarıda adı geçen) diye bahsediliyordu; Müslüman olmayan birisi söz konusuysa, ikinci gönderme mesfur(e) (beriki) tabirini kullanacaktı - ille de bir değersizleştirme değilse de bir farklılaştırma. Gene on sekizinci yüzyılda, hatta belki daha önceleri, gayrimüslim isimlerinin "yanlış yazımları" da-eğer bu isim Müslümanlarca paylaşılıyorsa standartlaştı. İshak mesela, sürekli olarak, Müslümanlar için doğru kullanım olan sîn'le, ama Yahudiler için doğru olmayan kullanımla şad'la yazılıyordu. 25 Başka türlü söyle-yecek olursak, Osmanlı yöneticileri ve kâtipleri, tuttukları defterlere daha da geliştirilmiş kimlik işaretleri koyarak, fark bildirmenin gitgide daha incelikli yollarını buluyorlardı. Yani Osmanlı devletini erken modern bir devlet saymamız için esaslı sebepler vardır.
Kendine Ait Bir Rome, sf. 97-98.