🩸“Karnımdaki bebeğin babası kocam mı, yoksa babam mı bilmiyorum." ... Ensesti “aile meselesi”, pedofiliyi “bir saplantı” ya da “kontrol edilemeyen bir arzu” gibi yumuşatmaya çalışmak, yapılan kötülüğün üzerini örtmektir. Ortada bir çocuk varsa, ortada eşit iki insan yoktur. Çocuğun rızası…devamı🩸“Karnımdaki bebeğin babası kocam mı, yoksa babam mı bilmiyorum."
...
Ensesti “aile meselesi”, pedofiliyi “bir saplantı” ya da “kontrol edilemeyen bir arzu” gibi yumuşatmaya çalışmak, yapılan kötülüğün üzerini örtmektir. Ortada bir çocuk varsa, ortada eşit iki insan yoktur. Çocuğun rızası diye bir şey yoktur.
Bir çocuğun bedenine, çocukluğuna ve güven duygusuna el uzatmak; onun hayatından çalınmış yıllardır.
En korkuncu da bazen kötülüğün yabancıdan değil, “aile” dediğimiz yerden gelmesidir.
Aile olmak, çocuğun üzerinde sınırsız hak sahibi olmak değildir.
Kan bağı, hiçbir suça mazeret değildir.
Sessizlik, korumak değildir.
Çocuğu susturmak, aileyi korumak değildir.
Bir çocuğu korumayan aile, yalnızca susmuş olmaz; kötülüğün devam etmesine izin verir.
Bu kitapta beni en çok öfkelendiren şey yalnızca yaşananlar değil, böyle durumlarda çocuğun sesinin yetişkinlerin itibarı, aile düzeni veya “el âlem ne der” korkusundan daha değersiz görülmesi.
Çocukların görevi ailelerinin sırlarını taşımak değil.
Yetişkinlerin görevi çocukları korumak.
🩸"Hasta kavramı, konuyu şöyle tehlikeli bir noktaya getiriyor. Bir kişiye hasta dediğiniz andan itibaren ya?tığı eylemi hastalık çatısı altında ya?tığını söylemiş oluyorsunuz ve yasal anlamda ceza ehliyeti kavramı giriyor işin içine. O zaman kişiye ya?tığı eylemden dolayı bir hak tanımış oluyorsunuz. ‘Ben, bu eylemi yaptım ama hastayım. Bir hastalıksa, o zaman bundan dolayı suçlanamam.’ Siz hastalığınız sebebiyle ya?tığınız bir davranıştan dolayı suçlanabilir misiniz, ceza alır mısınız? Hayır almazsınız.
O zaman biz enseste ya da ?edofiliye bir hastalık olarak bakmaya başlarsak, o zaman ceza ehliyeti kavramı devreye girer ve sonuçta bu kişilerin ceza alması ortadan kalkar. O zaman iş çok tehlikeli bir yere gider. Ben bu konuda hastalık kavramının kullanılmasını uygun bulmuyorum. Bu davranışlar, ?sikiyatrik yaklaşıma göre ?arafili[2] kavramı içinde ele alınıyor. Evet, bu bir davranış bozukluğudur, hastalık da diyebilirsiniz ama bu hastalık ceza ehliyetini etkileyen bir hastalık kavramı olarak değerlendirilemez. Bunu ayırmak lazım. Cezai ehliyetini engelleyecek nitelikte bir hastalıktan söz edilemez.”
Okuduğumuz veyahut gördüğümüz haberlere benzemeyen türde bir kitap.
Acı gerçeklerin çok daha acı olduğunu gösteren.
Okuyamadım. Türkiye'yi geçtim, dünyanın herhangi bir yerlerinde bu tür dehşetin yaşanıyor olması birkaç gündür uykularımı kaçırıyor.
Ya hemen dibimdeyse ve farkında değilsem?
Ya bugün muhabbet ettiğim biri bu tür dürtülere sahip bir yaratıksa?
Keşke her şeyden evvel masum olan çocuklar korunabilse.
Yalnızca ses çıkarmak yetmiyor, görünen bu.