Filmi çıkacak diye kitaba başlamıştım ama filmin 29 Eylül'de çıkacağını zannediyordum bu bilgi de bana nereden geldi, hiçbir fikrim yok. Kitabın ortalarındayken Letterboxd'da herkesin log girdiğini görünce şok oldum. Biraz geç kaldım ama kitabın kapağını kapatıp direkt filmi izlemek de…devamıFilmi çıkacak diye kitaba başlamıştım ama filmin 29 Eylül'de çıkacağını zannediyordum bu bilgi de bana nereden geldi, hiçbir fikrim yok. Kitabın ortalarındayken Letterboxd'da herkesin log girdiğini görünce şok oldum. Biraz geç kaldım ama kitabın kapağını kapatıp direkt filmi izlemek de güzel bir deneyimdi. (Kitap ve film spoilerı içerecektir.)
Öncelikle kitabın ardından sıcağı sıcağına izlediğim için söyleyebilirim ki kötü bir kitap uyarlaması. İyi bir kitap uyarlaması izlemek zaten nadir gerçekleşebilecek bir olay iken o da romcom ya da genç yetişkin kitaplarının başına pek gelmiyor.
Son zamanlarda sinema sektörü kitap uyarlamalarına yönelmiş durumda. Zaten hâlihazırda okuduğum veya okuma listemde olan birçok kitabın hakları ya satın alınıyor ya da film veya dizi uyarlamasının geleceği haberi çıkıyor, açıkçası bundan rahatsız değilim. Yine de artık filmden önce okumak yerine sonrasında mı okusam diye düşünmeye başladım. Çünkü bir kitap delisi olarak didik didik ettiğim yetmezmiş gibi, her ayrıntının da çok farkında oluyorum. Kitap ve filmi iki ayrı şey olarak görüp ayırt etmede zaten iyi değilim bu da izlediğim şeyden aldığım zevki ister istemez düşürüyor. –Bu film özelinde konuşmuyorum.– kitabını okumamış olsam da zaten seveceğim bir film değildi.
Kitaba olan hislerimin torpiliyle iki buçuk verdim, önceden ASIL karakterlerle vakit geçirmemiş olsam sanırım puanım ikinin üzerine çıkmazdı.
Asıl diyorum çünkü karakterleri çok değiştirmişler, özellikle Adam karakterini. Bu, Adam değildi, bambaşka birisiydi. Kitabı okurken canlandıracak oyuncuya baktığımda memnun olmamıştım. Oyuncunun dış görünüşünü geçiyorum, kötü bir oyuncu; karakteri zaten yansıtamıyor ama oyunculuğu kasılmaktan ileri gidememiş. Adam'ı anlayabildiklerini düşünmüyorum bazı sahneleri izlerken "Adam asla bunu yapmazdı veya söylemezdi" diye içimden geçirip durdum. Evet, Adam zaten soğuk, sessiz ve mesafeli bir karakter ama biz bunu sadece diğer öğrencilerden duyuyoruz veya Olive bize okuldaki şöhretini o şekilde aktarıyor. Kitabı Olive'in gözünden okuduğumuz için Adam'ı öyle görmüyouz. Laf sokan, kaba bir karakter değil; üstelik kibar, yerini bilen, saygısını bozmayan, olgun, green flaglerin atası, özlem duyan yearning man'ime ne yaptınız? O geceden sonra ghostlamaz, aksine Olive ile Boston'a taşınırdı. (Ki yapıyordu🙂↔️)
Kitabın birebir aynısını iki saate sığdıramayacaklarını biliyorum yine de resmen kesip biçmişler, çok şeyi değiştirmişler. İki tane parti sahnesi yerine favori sahnelerimden koltukta cipsyedikleri sahne olabilirdi. Kucak sahnesini hadi attım gitti çok da gereği yok ama en sevdiğim karakter Holden yok, çarşamba günü kahve buluşmaları yok, pumpkin spice latte yok; Bunlardan daha ve en önemlisi, –Değiştirilmesinden en nefret ettiğim şey– Adam'ın üç yıldır Olive'e platonik bir şekilde özlem duyması YOK. Bunu çıkarmanın mantığı ne bir kere? Karakterlerin arasındaki ilişkiye hizmet eden en büyük olay daha ne istiyorsunuz, ellemeyin işte. TikTok'ta falan "Adam karakteri bunu öyle hissettiriyordu ki, belli oluyordu" gibi yorumlar gördüm. Aynı kişiyi mi izledik!? Oyuncunun karısı Daisy Ridley olduğu için, bunun da bir Star Wars Rey ve Kylo fan fiction'ı olmasından dolayı önüne bir fırsat çıkmış gibi geldi. Sadece büyük, kaslı, uzun, vitrin mankeni gibi duran bir odunsu oyunculuk görüyorum.
Lili Reinhart'ın Olive tiplemesi hakkında çok bir şey demeyeceğim çünkü PR'ını mükemmel yaptı. Ben kitabın popüler olduğu dönemi hatırlıyorum. Ali Hazelwood zaten bu türün önde gelen isimlerinden biri, o yüzden kitaptan ve uyarlamasının geleceğinden hep haberdardım. Ancak çoğu kişi, kitabını bilmeden, basın turundaki ikonik romcom görünümlerini yeniden canlandırmasıyla filmden haberdar olmuştur. Ben izlerim diye düşünüyordum ama kitap aklımda yoktu, beni de okumaya ikna etti. Sosyal medyada attığı videolar falan olsun, durumu çok iyi yönetti. Zendaya'nın da atası olduğu method dressing işini de yedi yuttu. Bu arada, favorim tabii ki Atonement'e atıf yapmak için giydiği elbise oldu🤌🏻 BUDURR🙌🏻
Kitap uyarlaması olduğunu tamamen bir kenara bırakıp sadece film olarak ele alırsam, eleştirim; bölük pörçük kliplerin birleşimi gibi duran bir film olması olabilir. Her şey çok hızlı gelişti. Ne zaman birbirlerinden hoşlanmaya başladıkları bile anlaşılmıyor, karakterler arasında çekim yoktu, oyunculuklar hakkında daha da konuşmuyorum😶
Kitaptan tek iyi yanı Anh ile Olive olmuş. Filmde çok tatlıydılar. Kitapta Anh, Olive'e karşı çok ilgisiz geliyordu, karakteri sevmemiştim arkadaşlıkları da yavan gibiydi. Olive'in Anh için kendini zor duruma sokması gerçekçi gelmemişti. Anh'ın her şeyin başından beri farkında olması iyi ki eklenmiş.
En yakın arkadaşın sonuç olarak, anlarsın, anlamalısın...
Herkesin uzun uzun paragraf döşediği başyapıt filmlere iki satır yazıp geçtikten sonra, konu kitap uyarlaması romcom olunca yazdığım destana bak.
Ben buyum işte, bu kadarım...😭