SPOILERSIZ: Dororo'yu hiç beklemediğim kadar sevdim. Başta güzel bir anime izlerim diye başlamıştım ama birkaç bölüm sonra Hyakkimaru ve Dororo'nun hikâyesine bayağı bağlandım. Atmosferi, müzikleri, karakterleri ve özellikle Hyakkimaru'nun insanlığını yavaş yavaş yeniden kazanmasını izlemek çok iyiydi. En sevdiğim tarafı…devamıSPOILERSIZ:
Dororo'yu hiç beklemediğim kadar sevdim. Başta güzel bir anime izlerim diye başlamıştım ama birkaç bölüm sonra Hyakkimaru ve Dororo'nun hikâyesine bayağı bağlandım. Atmosferi, müzikleri, karakterleri ve özellikle Hyakkimaru'nun insanlığını yavaş yavaş yeniden kazanmasını izlemek çok iyiydi.
En sevdiğim tarafı da Hyakkimaru ve Dororo ikilisi oldu. İkisinin yolculuğu o kadar sardı ki 24 bölüm yerine 100 bölüm olsa yine oturur izlerdim. Aralarındaki ilişki de bölüm ilerledikçe çok güzel gelişiyor; sadece “iki karakter birlikte maceraya çıkıyor” gibi hissettirmiyor, ikisinin de birbirini değiştirdiğini görüyorsun.
Genel olarak karanlık, dramatik ama arada güzel nefes aldıran bir anime. Özellikle atmosferini ve karakter yazımını bayağı beğendim. Final konusunda birkaç sıkıntım olsa da genel deneyimim çok iyiydi. Kesinlikle beklediğimden çok daha fazla sardı.
SPOILER:
Buradan sonrası tamamen spoiler.
Finali genel olarak sevdim ama bazı şeyleri o kadar hızlı geçtiler ki “amk bir 5 dakika daha ayırsaydınız ne olurdu?” dedim. 😂
Tahomaru ve annesinin akıbeti özellikle sinir bozucuydu. Tahomaru'nun annesi daha finalde “seni bir daha asla yalnız bırakmayacağım” diyor, sonra pat diye sahne kesiliyor bize hiçbir şey göstermeden "onlar öldü abicim" diyor senaryo. Jukai ve o keşişin akıbeti de aynı şekilde havada kalıyor. Daigo'ya ve ülkeye de sonrasında ne olduğu çok hızlı geçiliyor. Ayrıca pat diye Dororo büyüyor resmen ya... Bunları birkaç kısa sahneyle bağlasalar, az biraz daha izlesek final çok daha tatmin edici olurdu.
Bir de Hyakkimaru'nun Dororo'dan ayrılmasına ayrı sövdüm. 😂 Dororo olmasa çocuk psikolojik olarak çoktan dağılmıştı. Senaryoya göre Hyakkimaru'nun amacı Dororo'yu kendi savaşından uzak tutmak ve kendi hayatını kurmasına izin vermek (Hyakkimaru tüm duyularını ve hatta duygularını bile yeni kazanmış bi çocuk sayılır, nasıl böyle düşünebiliyor onu da anlamadım da gerçi...), tamam ama insan bir konuşur be abicim. Neyse ki birkaç yıl sonra tekrar karşılaşıyorlar.
Mio'nun tohumlarının finalde tekrar karşımıza çıkması da güzeldi. Hyakkimaru'nun bütün yaşadıklarından sonra sadece intikam peşinde koşmak yerine hayatına devam etmeyi seçmesi hoşuma gitti.
Bir de hâlâ animenin adının neden “Dororo” olduğunu sorguluyorum. 😂 Hyakkimaru'nun bedenini, ailesini, geçmişini ve insanlığını geri kazanma hikâyesini izliyoruz; Dororo ise onun yolculuğundaki en önemli kişi olsa da hakkında çok daha az şey öğreniyoruz. “Hyakkimaru” diye isimlendirseler kimse şaşırmazdı yani.
Ayrıca; kol, bacak tamam da tahta kaburga ne amk? 😂
Neyse... Bütün bunlara rağmen Dororo animesinin bende bıraktığı his çok iyi. Özellikle Hyakkimaru ve Dororo'nun yolculuğu o kadar sardı ki keşke daha uzun olsaydı dedim. 24 bölüm boyunca ikisini izlemek yetmedi; dediğim gibi, 100 bölüm olsa yine izlerdim. Hatta saçma da olsa bir şeyler uydurup 2. bi sezon çekseler bile izlerdim be...
Finaldeki birkaç eksik detay olmasa benim için rahat 10/10'luk animeydi ama şu haliyle de bayağı sağlam ve uzun süre aklımda kalacak.