24.09.2026 İlk 10 dakikasını izleyerek sonunu tahmin edebildiğiniz bir film nasıl iyi olabilir ki? Bu filmin oyunlarla tamamen alakasız olacağını biliyorduk ve önceki live action dizi/filmler'in pek de iyi bir yanı yoktu. Ancak yönetmen Zach Cregger olduğu ve senarist koltuğunda…devamı24.09.2026
İlk 10 dakikasını izleyerek sonunu tahmin edebildiğiniz bir film nasıl iyi olabilir ki?
Bu filmin oyunlarla tamamen alakasız olacağını biliyorduk ve önceki live action dizi/filmler'in pek de iyi bir yanı yoktu. Ancak yönetmen Zach Cregger olduğu ve senarist koltuğunda da bulunduğu için küçük bir beklentim olmuştu. En azından diğerleri gibi olmayacaktı, emindim. Neyse, fragman çıktı. İzlememek için bir tık zorladım kendimi ama sonunda fragmanı izledim ve beklentimi epey düşürdüm. Yine de diğerlerinden iyi olacağını düşünüyordum.
Bugün izledim ve gördük ki beklentimi yeterince düşürmemişim. Bir oyun uyarlamasından ne beklersiniz? Ben oyunda adı geçen "Racoon City" ve "Umbrella" kelimelerinin birkaç kez kullanılmasını beklemezdim. Üstelik film sadece bunu yapıyor, hani oyunla bağı bu kadar. Başka hiçbir şey yok.
Tamam, başta da dedim, buna takılmak yok. Oyunun adını kullanarak (kirleterek) bambaşka bir evren yaratacağız, eyvallah. Ne var bu evrende? Komik olmayan, çalışmayan kötü diyaloglar, karikatürize karakterler, mantık hataları. Daha sayalım mı? Film bir atmosfer kurmayı başarıyor, hatta o atmosfer bayağı gerici de olabilirdi ama karakterler sürekli bir espri yapma peşinde, sürekli bir ukalalık, sürekli bir aptallık derken zaten atmosfer daha tam kurulamadan yok oluyor.
İşin garip yanı, film bunu bilerek yapıyor. Bayağı bayağı kendini komik sanıyor ve o korku duygusunu yok ediyor. Film sanırım bir noktada oyundan uyarlama olduğunu düşünmüş olacak ki oyunlarda yer alan save noktasını, lootlamayı, açılamayan kilitler falan derken kendince iyi sandığı göndermeler yapmış. Ya da oyunu sevenler de izlerken sıkılmasın kafasıyla eklenmiş şeylerdi bunlar, bilemiyorum. Bunun yanında üçüncü şahıs bakış açısı gösteriyorlar, sonra bir anda birinci şahıs kamera açısı falan derken göndermeler silsilesi de var filmde ama olmamış.
Filmi sırf Zach Cregger için severim demiştim ve sevdiğim noktalarda sadece onun parmağı var. Yönetmenlik ve sinematografi üst düzey ve bu adam her filminde üstüne koyuyor. Ama işte bir filmde senaryo olmayınca kalan her şeyi çöpe atabilecek noktaya gelebiliyoruz.
Hangi akılıdan çıktı bu fikir, çok merak ediyorum. Hem bu kadar gerici bir atmosfer yapalım hem de komedi olalım, nasıl bir kafa yapısı? Zach Cregger'ın Weapons filminde de komedi vardı ama bu kadar değildi ve ben o filmi seven taraftaydım.
Yönetmenlik ve sinematografisi dışında yaptığı iyi şeylere de gelecek olursam, tüm bu komedisinin yanında 3 tane korkutmayı başaran sahnesi ve 2 tane etkileyici bulduğum sahne vardı filmde ama bu kadar. Zaten puanımı da artıran temel şeyler bunlar.
Maalesef son derece sıkıcı. Evet, yönetmenlik ve sinematografiye rağmen sıkıcı. Fazlasıyla klişe ve tahmin edilebilir senaryosuyla Resident Evil'ın 30. yılına hakaret niteliğinde bir filmdi bu. Bunu söylerken bunun bir oyun uyarlaması olmadığının farkında olarak söylüyorum, sadece adını taşıması bile yeterli. Yani oyuna sadık olup olmamasından bağımsız kötü bir film izledik ve bu filmi teknik tarafı da kurtaramıyor. Sevenleri de bayağı var, benim görmediğim şeyi görmüşlerdir diyelim.
Valla bu kadar. Filmden çıkar çıkmaz da "bu ne amk" dedik. Beklentim düşük olmasına rağmen sevemedim. Dijitale düşünce bir şans daha veririm ama ne zaman veririm bilmiyorum. Geberip gitmeden istediğim gibi live action bir Resident Evil filmi göremeyeceğim gibi.
Ne kadar gömsem de Milla Jovovich'li serinin ilk filmi kadar kötü değil ama ondan çok iyi de değildi. Sadece ilk filmi ile kıyas yapabilirim çünkü kalan filmleri izlemedim. Netflix dizisi ve 2021 yapımı filmi zaten saymıyorum, onların çok üstündeydi bu film.
5,18/10