herkes kendi ateşini başkasının cehenneminde sınar kendi külünde söner bütün rüzgârlarına yazıldığın akşam ateş tadında kum tadında kalarak derinleştirir bazı ayrılıkları zaman al ağrını git buradan en uzun eylülü ömrümüzün uyutmuyor seni ne kömürleşmiş bu gurur ne göğsündeki kaplan seçilmiş…devamıherkes kendi ateşini başkasının cehenneminde sınar
kendi külünde söner bütün rüzgârlarına yazıldığın akşam
ateş tadında kum tadında kalarak
derinleştirir bazı ayrılıkları zaman
al ağrını git buradan
en uzun eylülü ömrümüzün
uyutmuyor seni ne kömürleşmiş bu gurur
ne göğsündeki kaplan
seçilmiş taş milyonlarca taş arasından
başını vurduğun
çok gençti genç olmak için bile
kendi zamanına muhtaç
kendiyle dalgın
daha yolun başında görülüyordu
menzilindeki noksan
ömrünce sızlayacak
kayıplar sarayında ateşte unuttuğun ferman
İyi geceler arkadaşlar 🌸 Tarihi kitaplar konusunda eksik olduğumu düşünüyorum. Bu konuda tecrübeli, kaliteli eserler okumuş, şundan başlasan daha iyi diyecek birkaç öneri sunacak birileri olursa çok memnun olacağım. Şimdiden teşekkür ederim...
"Söylesene "dedi." Kimin cezalandırılmayı hak ettiğini, kimin hak etmediğini neye göre karar veriyorsun? Bu yüreğin çürümüş, diğerininse sağlam olduğunu nasıl kesinlikle bilebilirsin? Ya hata yaparsan? " Yüreklerimizde gerçekte ne olduğu bilinseydi kaçımız affedilirdi? Dün öğlen vakti başladım YouTube'da sesli kitap…devamı"Söylesene "dedi." Kimin cezalandırılmayı hak ettiğini, kimin hak etmediğini neye göre karar veriyorsun? Bu yüreğin çürümüş, diğerininse sağlam olduğunu nasıl kesinlikle bilebilirsin? Ya hata yaparsan? "
Yüreklerimizde gerçekte ne olduğu bilinseydi kaçımız affedilirdi?
Dün öğlen vakti başladım YouTube'da sesli kitap versiyonunu dinlemeye. 13 saatlik iki video:)) Çok isteyince gözüm görmüyor arkadaşlar olabilir böyle şeyler az önce bitirdim hayatsizim işim gücüm yok evet:)) Okuyan kişi çok iyiydi ama bu uzunluğa yine değerdi akıp gidiyor çünkü kitap. Bazı kitapları iyi ki dinlemişim diyorum bunun da filmini ben kendi zihnimde çektim:)) Benim zevklerim de bunlar... Sevdiğim alıntıları bırakacağım dönüp tekrar tekrar okumak istiyorum♥️
🕯️...
Bana yara izlerini göstermiş, karşılığında da benim hiç yaram yokmuş gibi yapmama izin vermişti...
Yara izlerini yok etmeyi önerdim.Başını iki yana salladı."Kendimi nasıl tanıyacağım?"
Düşünceye yaraymış gibi dokundum, ne kadar acıdığına baktım.
Bende, benim zaten açmadığım bir yara açması mümkün değildi.
İçinde bir okyanus dolusu keder vardı.
En iyi demir bile fazla dövülürse pürtüklenir..
Yeterince zaman verirseniz yaraların çoğu kendiliğinden iyileşir.
🕯️...
Hayatım boyunca trajedinin beni bulmasını beklemiştim. Bulacağından hiç kuşkum yoktu çünkü başkalarının hak ettiğimi düşündüğünden daha fazla arzum, isyanım ve gücüm vardı, yıldırımları üstüne çekecek şeylerdi bunlar.
Bütün o süre boyunca kabuğumu kırmayı beklediğimi söylemek isterdim ama korkarım zamanın sonuna dek bütün o kör acılardan başka bir şey olmayacağına inanarak akıntıyla sürüklenip durdum.
Ama içimde korkudan ve dehşetten, göklere bakıp kimin bana ne yapacağını düşünmekten bıkıp usanmış bir yer vardı.
Yaptığın her şeyde en büyük zorluklarla uğraşma konusunda hep ısrar etmedin mi şimdiye dek?
O kadar çok hata yapmıştım ki karmakarışık düğümlerinin arasından yolumu bulup da ilk hatama dönemiyordum.
"Bir yüreğin çatladığı bir an var mıdır? Ama çatlak bir yürek yeterli değildi ve ben bunu bilecek kadar akıllanmıştım"
"İlk dersimdi bu, görünenlerin pürüzsüz, tanıdık yüzü altında, dünyayı ikiye ayırmak üzere bekleyen bir başka yüz vardır."
“Bir zamanlar tanrıların ölümün zıttı olduğunu düşünmüştüm ama artık her şeyden daha ölü olduklarını görüyorum çünkü hiç değişmiyorlar ve hiçbir şeyi ellerinde tutamıyorlar.”
“Bir keresinde ona, nasıl yaptığını, dünyayı bu kadar açık seçik anlamayı nasıl başardığını sordum. Meselenin kıpırdamadan durup hiçbir duygu göstermeden başkalarına kendilerini açığa vuracak alan bırakmaktan ibaret olduğunu söylemişti.”
🕯️...
Senin için bu dünyada hiçbir şey yok. Ama bir gün, belki, kendin için bir şey inşa edersin.
Pişmanlıklar ve seneler beni yekpâre bir taş gibi biçimlendirmişti. Ama sadece döküldüğüm bir kalıptı bu. O biçimde kalmak zorunda değildim.
"Tekrar tekrar söylerdim. Duvarların içeriden çürümüşse, bunun tek bir çaresi vardır."
...
Hepsini yık ve yeniden inşa et.
Kendi gücünü yaratmayı öğrenen bir kadından daha tehlikeli bir şey yoktur.
“Güçlü olmak, başkalarını kontrol etmek değil; kendi içindeki gücü keşfetmek ve ona güvenmektir.”
Bir ölümlünün yaşamında ölüm hariç herhangi bir mecburiyet yoktur.
Kadeh bir bedendir, içinde can var can Candır kadehin bedeninde camlaşan Donmuş sudan ateş süzülür sanki Erimiş yakut, gönül sırçasından Meyhanede kendini bilenler bulunur Bilmeyeni ayırmak da kolay olur Yıkılsın bilgisizlik yuvası medrese Ordan kendini bilip de çıkan hiç yoktur…devamıKadeh bir bedendir, içinde can var can
Candır kadehin bedeninde camlaşan
Donmuş sudan ateş süzülür sanki
Erimiş yakut, gönül sırçasından
Meyhanede kendini bilenler bulunur
Bilmeyeni ayırmak da kolay olur
Yıkılsın bilgisizlik yuvası medrese
Ordan kendini bilip de çıkan hiç yoktur
Yeryüzünü gül bahçesine çevirmekten
Daha güzeldir bir insanı sevindirmen
Bin kulu azat edenden daha büyüktür
Bir hür insanı iyilikle kul edebilen
Kaygılar tasalar sarmasın içini
Olumsuz düşlere kaptırma kendini
Ayrılma yarin ve çimenin koynundan
Kara toprak koynuna almadan seni
Hatırla; hayatım bir soluktan ibaret Çöldeki bir pelikan gibiyim Ve bir serçe gibiyim, damda tek başına kalmış. Dökülmüş su gibiyim Ve ölüp gitmişler gibiyim Ve ölümün gölgesi, gözkapaklarımı kaplıyor Beni bırak, beni bırak; günlerim sadece bir nefes. Beni bırak, yolculuğuma…devamıHatırla; hayatım bir soluktan ibaret
Çöldeki bir pelikan gibiyim
Ve bir serçe gibiyim, damda tek başına kalmış.
Dökülmüş su gibiyim
Ve ölüp gitmişler gibiyim
Ve ölümün gölgesi, gözkapaklarımı kaplıyor
Beni bırak, beni bırak; günlerim sadece bir nefes.
Beni bırak, yolculuğuma başlamadan önce geri dönüşü olmayan yere,
Ebedi karanlıklar ülkesine.
Allah'ım,
Güvercinin ruhunu vahşi hayvanlara emanet etme.
Hatırla; hayatım bir soluktan ibaret
Değirmenlerin gürültüsü
Ve o acı dolu aylara
Ve çevremi saran neşeli şarkılar
Ve canlı ışıklar yitip gitti.
Ne mutlu, bu zamanda hasat yapanlara
Ve elleriyle başakları toplayabilene.
Çölde şarkı söyleyen ruhları dinleyelim
Âh edenlerin ve ellerini gökyüzüne açanların şarkısı, diyor ki:
"Eyvah, yaralarım ruhumu hissizleştirdi! " .
(…) “Peki, beni bir dakika dinle… Aklında kalacak bir biçimde söyleyemem bunu şimdi belki, ama bir iki gün içinde bu konuda sana bir mektup yazacağım. O zaman tam olarak anlarsın. Ama şimdi yine de dinle beni.” Yeniden düşünmeye başladı. Sonra,…devamı(…)
“Peki, beni bir dakika dinle… Aklında kalacak bir biçimde söyleyemem bunu şimdi belki, ama bir iki gün içinde bu konuda sana bir mektup yazacağım. O zaman tam olarak anlarsın. Ama şimdi yine de dinle beni.” Yeniden düşünmeye başladı. Sonra, “Bu başına sardığını düşündüğüm bela; özel bir çeşit, dehşet verici bir bela bu. Başına bela sarıp düşmeye başlayan birine dibe vardığını anlama şansı verilmez. Düşer, düşer, düşer, ama düştüğünü anlayamaz. Tüm düzen, hayatlarının şu ya da bu döneminde çevrelerinin onlara veremediği şeyleri arayan insanlar için kurulmuştur. Veya çevrelerinin onlara sağlayamadığını sandıkları şeyleri arayan insanlar için. Onlar da, aramaktan vazgeçerler. Beni dinliyor musun?”
Spoiler içeriyor
İnto the night 2.sezon son bölüm ve bu dizinin birinci sezon son bölümü birleşiyor. Evliyken ilkini izlemiştik nankörle şimdi ben devamını izledim onun haberi bile yoktur bundan kesin ahah neyysee:)) Bu hayatta kalma dizilerinde insanın her an her şeyi yapabilecek…devamıİnto the night 2.sezon son bölüm ve bu dizinin birinci sezon son bölümü birleşiyor. Evliyken ilkini izlemiştik nankörle şimdi ben devamını izledim onun haberi bile yoktur bundan kesin ahah neyysee:))
Bu hayatta kalma dizilerinde insanın her an her şeyi yapabilecek düzeye gelmesi güzel işleniyor seviyorum aslında. Aç kalsak ölüme saniyelerle yakın olduğumuzu bilsek kaçımız ideallerimize, erdemlerimize tutunuruz ki? Kim kendi ruhu üzerinde o kadar çalışıyor? Enerjimizi harcadığımız şeylerin üstünde en üst bilincimizle düşünsek kendimizden iğrenirdik sanırım ve bunun ırkı dili dini yok. Her insan kendini yetiştirmeli. Kendini var eden bütün tanımlamalardan sıyrılıp...
Türkler'in böyle işlerde olmaya başlaması hoşuma gitti. Sevmediğim iki husus var. Askerlerin dünyanın barış ve huzuruna karşıymış gibi gösterilmesi. Sonda toparladılar ama yemezler abi Türklerin üzerinden işlemeyeceksin bunu Dünya'da asker millet kavramı sadece bizde var. Sizin subliminallerinizi size monteler bizimkiler.
İkincisi sonda Türk'ün başka Türk'ü vurması. Hayırdır abi? Dostum diyeni ne zaman vurmuş Türkler? Sizin algı oyunlarınızı sevsinler. Küfür ederim ama prensesliğime yakışmıyor:))
Ne bekledim ne buldum olsun iyiydi:)) Bazı ruhların birbirlerinin yanlarında durmaları için pek bir sebep yoktur. Kendileri olmaları yeter. Şemalarimiz bizim sonsuz ihtimaller arasında sonsuz anın içinde kendi izimizi bıraktığımız yegâne özümüzdür. Kendin olabilmek (her anlamda her yerde ve her…devamıNe bekledim ne buldum olsun iyiydi:))
Bazı ruhların birbirlerinin yanlarında durmaları için pek bir sebep yoktur. Kendileri olmaları yeter. Şemalarimiz bizim sonsuz ihtimaller arasında sonsuz anın içinde kendi izimizi bıraktığımız yegâne özümüzdür. Kendin olabilmek (her anlamda her yerde ve her an) özgürlük ya da lanetimiz de olabilir çünkü bütün farkında olmadığımız gölgelerimizin savaşını izlemeye koyuluruz. Aşk bunu yapar işte. Yavaş yavaş en korktuğun renge dönüştürür seni. Yine de ortaya çıkan tablo güzel olacaktır çünkü ruhla yapılan şeyler asla kötü olmaz. Bunu anlamak bazen çok büyük savaş meydanlarında çok uzun yürüyüşler zararlar ziyanlar kayıplar getirebilir ama sorun yoktur. Kendi cesedini izlemediğin savaşmayı bırakmadığın sürece...