-Beynimiz ve bazı özel yapılar dışında vücudumuzdaki hemen hemen tüm organ ve dokuları oluşturan hücreler sürekli ölüp yeniden yapılmaktadır. Yani bedenimizde her saniye nefes alan müthiş bir dönüşüm vardır hatta daha iyi anlaşılması için şöyle anlatayım meseleyi organların tamamı üzerinden…devamı-Beynimiz ve bazı özel yapılar dışında vücudumuzdaki hemen hemen tüm organ ve dokuları oluşturan hücreler sürekli ölüp yeniden yapılmaktadır. Yani bedenimizde her saniye nefes alan müthiş bir dönüşüm vardır hatta daha iyi anlaşılması için şöyle anlatayım meseleyi organların tamamı üzerinden baktığında yaklaşık 7-10 yılda bir neredeyse tüm vücudunun değişmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bunun anlamını biliyorsun değil mi on yıl önceki sen teorik olarak yoksun çünkü seni oluşturan canlıların neredeyse tamamı öldü ve sen onları tek tek gömdün yerlerine sürekli yenileri geldiği için hiçbir zaman bu mucizevi dönüşümün farkında olmadın.
-Tıpkı gece küçük sinekleri etrafına toplayan ışık gibi ruh da hücreleri bir araya getiren bir melodi miydi?
Yaşam , varoluş sancıları , aşk ,ölüm-ölümsüzlük ve araf üzerine bilimsel çerçeveden gayet insani bir bakış açısıyla yazılmış harika bir roman olmuş , biyoloji sever okurlar için güzel bir seçenek . Yazarın neredeyse tüm kitaplarını severek okudum hepsi birbirinden iyiydi . Umarım Biomortem’ in devamı gelir çünkü bu merkezde hangi bilimsel gerçekliklerle yüzleşeceğimizi merak ediyorum.
…Geçen gün kapıda durmuş bağırıyorum: Mutluluğa beş var! Bir durdum, ne mutluluğu lan dedim, Çin’de çocuklar ölüyor, burada çocuklar ölüyor. Ne mutluluğu? Git Filistin’e çocuklar ölüyor, oku Afrika’yı çocuklar ölüyor. O saklama kaplarına kaç çocuğun ölüsü sığar abi. Ben neye…devamı…Geçen gün kapıda durmuş bağırıyorum: Mutluluğa beş var! Bir durdum, ne mutluluğu lan dedim, Çin’de çocuklar ölüyor, burada çocuklar ölüyor. Ne mutluluğu? Git Filistin’e çocuklar ölüyor, oku Afrika’yı çocuklar ölüyor. O saklama kaplarına kaç çocuğun ölüsü sığar abi.
Ben neye gel gel çekiyorum ya? Hayat bana çoktan siktir git çekmişken…
…Beş vakit yere düşse alnım, ak kalkmaz. Cehennem orası değil burası.
…. Sen beni unut, ben seni. Zaten orası kolay da , zor olan hayatı unutmak.
Zehirler, ipler, traş bıçakları ya da daha ilginç intihar yöntemi paketleri… Nesillerdir müşterilerinin son anlarında kullandıkları malzemeleri temin eden bu aile şirketine, bir gün sizin de yolunuz düşebilir. Hayatta başarılı olamadınız mı, bize gelin ölümünüzü başaracaksınız! Alan’ın dünyaya nasıl geldiğini…devamıZehirler, ipler, traş bıçakları ya da daha ilginç intihar yöntemi paketleri… Nesillerdir müşterilerinin son anlarında kullandıkları malzemeleri temin eden bu aile şirketine, bir gün sizin de yolunuz düşebilir.
Hayatta başarılı olamadınız mı, bize gelin ölümünüzü başaracaksınız!
Alan’ın dünyaya nasıl geldiğini babası mümessile anlatırken öğrenmiştik, sonunda görevini yerine getirişini kitabın içinde bir yerde oturup izledik.
Spoiler içeriyor
Hasretim ömür boyu sürecek bir izdivaca ya da aşka değildir. Hatta belki küstahlık diyeceksiniz ama bunların sizin gibiler için de yalan olduğunu söyleyebilirim. Siz hakikat olduğunu düşünüp kendinizi kandırsanız da. İnsan evladının kendi kendine yarattığı kalabalığa kabul ettirebilmek için iki…devamıHasretim ömür boyu sürecek bir izdivaca ya da aşka değildir. Hatta belki küstahlık diyeceksiniz ama bunların sizin gibiler için de yalan olduğunu söyleyebilirim. Siz hakikat olduğunu düşünüp kendinizi kandırsanız da. İnsan evladının kendi kendine yarattığı kalabalığa kabul ettirebilmek için iki kişilik yalnızlıklara sığınması, kendine benzer yavrular doğurup ölümü yenebileceğini düşünmesi ne acı ne zavallı bir aldanmıştır öyle değil mi?
İnanılmaz akıcı hemen bitirip sonuna gelmek isteyeceğiniz bir roman olmuş . Batuhan ve Baturgan isimli ikizlerin 17 yılını okuyorsunuz . Dönem kitabı olması sebebiyle de daha duygusal bir akış yakalamış bence . Aynı bedenle zıt karaktere sahip ikizlerden Batuhan’ın karakter gelişimi etkileyiciydi . Baturgan’ ın naifliği ve merhameti de çok tatlıydı . İlgilisinin seveceğini düşünüyorum.
Kuma! Bu sözcükten tiksiniyorum .Hangi karanlık çağda ,kim düşünmüştü bu iğrenç sözü ?Ruhuyla ,gövdesiyle köle olan ikinci kadının durumundan daha aşağılık ne olabilirdi? Ey mutsuz kadınlar ey insanlık onurunu yitirmiş aşağılanmış sefilce yaşamış kadınların ruhları , kalkın mezardan kalkın ey…devamıKuma! Bu sözcükten tiksiniyorum .Hangi karanlık çağda ,kim düşünmüştü bu iğrenç sözü ?Ruhuyla ,gövdesiyle köle olan ikinci kadının durumundan daha aşağılık ne olabilirdi? Ey mutsuz kadınlar ey insanlık onurunu yitirmiş aşağılanmış sefilce yaşamış kadınların ruhları , kalkın mezardan kalkın ey acı çekmiş zavallılar o çağların karanlığı sizinle birlikte silkinsin! Yazgısı sizinkinin aynı olan sonuncu kuma söylüyor bunu size!..
..Yaşamanın bir mahkumiyete dönüşmesini istemiyorsam hiçbir şeyin son kullanma tarihine bakmamalıyım.. .. “Biz en fazla bu ansiklopediyi okuyanların diğer insanlarla belli bir hüzün ve sükunet seviyesinde eşitlendiklerini birleştiklerini hissetmelerini isteriz.” ..”Dünyaya yeni gelmişler gibi,” dedi Ayşe..
Dikkatsizlik ederek düşürüp kırdığın - sevdiğin kişinin izlerini taşıyan; senin için değerli- bir nesneyi, parçalarını tek tek toplayıp, dikkatlice-saatlerce uğraşarak - özel olarak aldığın zamkla yapıştırıp onardığında , orası burası eksik gedik , yamru yumru birşey çıkar- ama eskisinden de…devamıDikkatsizlik ederek düşürüp kırdığın - sevdiğin kişinin izlerini taşıyan; senin için değerli- bir nesneyi, parçalarını tek tek toplayıp, dikkatlice-saatlerce uğraşarak - özel olarak aldığın zamkla yapıştırıp onardığında , orası burası eksik gedik , yamru yumru birşey çıkar- ama eskisinden de daha değerlidir artık ; çünkü şimdi senin izlerini de taşıyordur .
Şimdi diyelim ki başkasının sipariş ettiği yemeği yedin o kişi mağduriyet hisseder ve canının istediği her şeyi yemek hakkım diye düşünür, böylece başkalarının hakkına girmiş olur ve bundan gittikçe daha fazla kişi etkilenir böylece zincirleme bir felaket yaşanır sonunda aşağıdakiler…devamıŞimdi diyelim ki başkasının sipariş ettiği yemeği yedin o kişi mağduriyet hisseder ve canının istediği her şeyi yemek hakkım diye düşünür, böylece başkalarının hakkına girmiş olur ve bundan gittikçe daha fazla kişi etkilenir böylece zincirleme bir felaket yaşanır sonunda aşağıdakiler yemeksiz kalır.
Kimse bir yoldaşın ölümünü ödül olarak görmemeli.
Platformda aradığın nedir ? “Zaman , kendimi affetmek için zamana ihtiyacım var. Kaçmak zorundayım yaptıklarımı unutmak için . “
Aslında hepimiz kendimizin esiriyiz ve bundan kaçmak mümkün değil.