Yazdıklarımın hatırası şimdiden silikleşmeye başladı. Bu metnin ne olduğunu bilmiyorum. Kitabı yazarak peşine düştüğüm şey bile dağıldı gitti. Kağıtlarımın arasında bir tür niyet beyanı buldum: Yaşanan şeylerin, yaşandıkları andaki sersemletici gerçeği ile yaşanmış olanın yıllar sonra büründüdüğü tuhaf gerçekdışılık arasındaki…devamıYazdıklarımın hatırası şimdiden silikleşmeye başladı. Bu metnin ne olduğunu bilmiyorum. Kitabı yazarak peşine düştüğüm şey bile dağıldı gitti. Kağıtlarımın arasında bir tür niyet beyanı buldum:
Yaşanan şeylerin, yaşandıkları andaki sersemletici gerçeği ile yaşanmış olanın yıllar sonra büründüdüğü tuhaf gerçekdışılık arasındaki uçurumu keşfetmek.
Bir şeyin önemi onu kaybetmeden anlayabilen insan sayısı ne yazık ki çok azdır. O nedenle kendinizi ve değerinizi insanlara hatırlatmayı asla ihmal etmeyin. Ha bir de ara sıra teşekkür edin dalağınıza ve diğer tüm organlarınıza. Kim bilir belki de teşekkürünüzü…devamıBir şeyin önemi onu kaybetmeden anlayabilen insan sayısı ne yazık ki çok azdır. O nedenle kendinizi ve değerinizi insanlara hatırlatmayı asla ihmal etmeyin. Ha bir de ara sıra teşekkür edin dalağınıza ve diğer tüm organlarınıza. Kim bilir belki de teşekkürünüzü duydukları için daha çok bağlanırlar size ve hayata.
Siz, gerçek patronun prefrontal korteks olduğunu düşünürsünüz ama hayat, asıl yöneticilerin hipotalamus ve limbik sistem olduğunu size defalarca kanıtlamıştır.
İnsanların çoğu bütün zevkleri bir araya getirerek bir anda Nirvana’ya ulaşmak ister. Bu çok yanlış bir yaklaşımdır. Nirvana tek bir seferde zıplayabileceğiniz bir yer değildir. Buraya tırmanmak gerekir. Bunu da ancak her bir ödülün hakkını vererek yapabiliriz.
Yazarın okuduğum üçüncü eseriydi Seneler kitabında daha çok toplumsal olayları anlatırken bu kitabı, anlatımı esnasında açık açık söylemesede otobiyografi gibiydi. İsimsiz anlatıcının toplumsal baskıları bir tarafa bırakıp kalbinin arzularını yaşamasını ve kendi ile yüzleşmesini anlatıyordu , bu tutkuya nasıl düştüğünü…devamıYazarın okuduğum üçüncü eseriydi Seneler kitabında daha çok toplumsal olayları anlatırken bu kitabı, anlatımı esnasında açık açık söylemesede otobiyografi gibiydi. İsimsiz anlatıcının toplumsal baskıları bir tarafa bırakıp kalbinin arzularını yaşamasını ve kendi ile yüzleşmesini anlatıyordu , bu tutkuya nasıl düştüğünü ve sonlara geldiğimizde yavaş yavaş bu tutkunun nasıl azaldığını görüyoruz . Yazarın diğer eserlerini okumaya devam etmeyi planlıyorum akıcı ve anlaşılır bir dili var.
Çocukken benim için ; lüks kürk mantolar, uzun elbiseler ve deniz kıyısındaki villalardı. Daha sonra bunun entelektüel bir yaşam sürmek olduğuna inandım.Şimdi bana öyle geliyor ki lüks aynı zamanda bir erkeğe ya da bir kadına olan tutkuyu yaşayabilmektir.
Petibör yasası şu demek bi paket petibörümüz var ne yapıyoruz petibörü hayvan gibi açıyoruz ilk petibör kırılıyor o zaman ne oluyor ikinci petibör ister istemez kırılıyor yani üretici oraya bu kadar yazmış buradan açınız şu yani okumuyoruz genel olarak yani…devamıPetibör yasası şu demek bi paket petibörümüz var ne yapıyoruz petibörü hayvan gibi açıyoruz ilk petibör kırılıyor o zaman ne oluyor ikinci petibör ister istemez kırılıyor yani üretici oraya bu kadar yazmış buradan açınız şu yani okumuyoruz genel olarak yani eğitim olarak da okumuyoruz hayvan herif senin petibörü üreten insana saygın yok sen kendine saygı bekliyorsun mümkün değil.
Tufan ve Samet’in yaşıyoruz bu hayatı var yani bunlar dediği ne anlattıklarını çoğunlukla bilmedikleri ama bir o kadar da eğlendikleri komedi dizisi. İzleyince Var bunlar diyorsunuz.
Beynimizin değişim için biraz zamana ihtiyacı vardır ,nöronlar istediğimiz şekilde uyarıldığında birkaç dakika içinde komşu nöronlarla hedeflediğimiz bağlantıları gerçekleştirir ,hatta ufak bir yol oluştururlar ,bu yolun kullanışlı hale gelmesi yani bilgilerin gerçekten aktarılabilmesi için bir gün geçmesi gerekir. Mark Planck…devamıBeynimizin değişim için biraz zamana ihtiyacı vardır ,nöronlar istediğimiz şekilde uyarıldığında birkaç dakika içinde komşu nöronlarla hedeflediğimiz bağlantıları gerçekleştirir ,hatta ufak bir yol oluştururlar ,bu yolun kullanışlı hale gelmesi yani bilgilerin gerçekten aktarılabilmesi için bir gün geçmesi gerekir. Mark Planck Enstitüsü’nün nörobiyologları yeni meydana getirilen bağlantı noktalarından bilgi aktarımının gerçekleşebilmesi için 24 saat kadar bir zamanın geçmesi gerektiğini ortaya koymuştur.
Tekrar insanı ustalaştırır , olumlamaları ve pozitif inançları neden sık sık tekrar etmemiz gerektiğini bu şekilde açıklayabiliriz.
“Gerçek abartılıyor.” Hakikaten de öyle. Gerçek dediğin nedir ki? Fasa fiso. Her şey gibi. Yok aslında. Zaten yıllar evvel söylemiştim ben. “Gerçek yoktur” demiştim şarkımda. Yıllardır bildiğim bir şey. Ne yazık ki. Her şeyin bir kurgu olduğunu bilmek lanet gibi…devamı“Gerçek abartılıyor.”
Hakikaten de öyle. Gerçek dediğin nedir ki? Fasa fiso. Her şey gibi. Yok aslında. Zaten yıllar evvel söylemiştim ben. “Gerçek yoktur” demiştim şarkımda. Yıllardır bildiğim bir şey. Ne yazık ki. Her şeyin bir kurgu olduğunu bilmek lanet gibi bir şey.
Hayatta hiçbir iz bırakmama arzusunu, mümkün olabilen tek şekilde gerçekleştirebilmenin yolunu bulmuştu. Kendine ait fikirlerin kütüphanesinde kapladığı yer, varlığının hayatta kapladığı yerden farksızdı ona göre.
Spoiler içeriyor
-Bayram sofrası sohbetlerinde , yüzü gittikçe silinen bir isimden ibaret olacağız ve giderek eski devirlere ait, atsız sansız yığının içinde kayıplara karışacağız. -Varoluşumuzun ufku ilerlemeydi. İlerleme refah anlamına geliyordu, çocukların sağlık ve afiyette , evlerin Işıl Işıl, sokakların aydınlık olması…devamı-Bayram sofrası sohbetlerinde , yüzü gittikçe silinen bir isimden ibaret olacağız ve giderek eski devirlere ait, atsız sansız yığının içinde kayıplara karışacağız.
-Varoluşumuzun ufku ilerlemeydi. İlerleme refah anlamına geliyordu, çocukların sağlık ve afiyette , evlerin Işıl Işıl, sokakların aydınlık olması demekti, savaşın ve köy hayatının tüm karanlık unsurlarına sırt çevirmek demekti. İlerleme plastikte ve formikadaydı; antibiyotiklerde ve sosyal sigorta ödeneklerinde, mutfak musluğundan akan suda ve kanalizasyondaydı; tatil kamplarında, yüksek öğrenimde ve atomdaydı .Zekanın ve açık görüşülüğün kanıtı olarak, zamana ayak uyduracaksın diye tekrarlıyordu herkes birbiriyle yarışırcasına.
-Şeylerin bolluğu, fikirlerin kıtlığını ve inançların aşınmasını gizliyordu.
-Artık hiçbir fikre sahip değildim. Hayatımı açıklamaya çalışmayı bıraktım ve tam bir küçük burjuva oldum çıktım.
-Önümüzdeki zaman objektif olarak kısaldıkça, doğumundan beriye, ölümünden öteye doğru gitgide yayılıyor, otuz ya da kırk yıl sonra kendisinden bahsederken , “Ceyazir Savaşı’nı görmüş.” diyeceklerini hayal ediyor, tıpkı büyük dedeleri ve nineleri için “70 Savaşı’nı görmüşler,” dendiği gibi.. ( Bu cümle benim rejenerasyonum için de aklıma benden sonrakilerinin şu an da yaşanan toplumsal olayları gördüğümüzü söyleceklerini getirdi.)
- Öznesi olmayan nesneler dünyasının gerçekliğinde dönüşerek hareket ediyorduk.
1940 lardan 2000 li yıllara uzanan deneysel bir metin. Otobiyografi tarzında fotoğraflar üzerinden dönemsel olayların anlatıldığı okuyanı içine çeken bir eser olmuş
Zengin sınıfın vebadan kaçmak ve kafa dinlemek için toplandıkları şatoda bir süre sonra havaya kaos hakim oluyor . Farklı sınıf katmanlarının bir arada yaşamaları ve hizmetçi efendi ilişkileri çok ince işlenmişti , bölümler ilerledikçe oyuncuların karakter gelişimleri ilginçti . Bastırılmış…devamıZengin sınıfın vebadan kaçmak ve kafa dinlemek için toplandıkları şatoda bir süre sonra havaya kaos hakim oluyor . Farklı sınıf katmanlarının bir arada yaşamaları ve hizmetçi efendi ilişkileri çok ince işlenmişti , bölümler ilerledikçe oyuncuların karakter gelişimleri ilginçti . Bastırılmış duygular , yozlaşmış din adamları, efendiler , hizmetçiler , zenginlik için verilen çaba , aç gözlülük ,hayatta kalmak için söylenen yalanlar gibi bir çok tema barındıran bir dizi olmuş. Bir gün de bitebilir, çerezlik seyir zevki var .Yer yer aptallıklarına sinir olup yer yer gülebilirsiniz .
Boccaccio’nun Decameron eseri dünya edebiyatının ilk hikaye örneğiymiş . Kitabı okumadım ama forumlarda gördüğüm kadarıyla benzerlikleri mevcut, bir eve kapanmaları , soylu kadınlar ve yer yer birbirlerine hikaye anlattıkları sahneler benzerlik gösteriyor .