bu film olmuş bence ya. bu aralar ne izlesem sanki daha önceden izlemiş gibi hissediyordum o yüzden farklı bir şey olması iyi geldi. ani bir izleme kararı oldu ama tadında bir filmdi. pedro pascal ile arkadaş olma isteği uyandırdı. eğlenceli…devamıbu film olmuş bence ya. bu aralar ne izlesem sanki daha önceden izlemiş gibi hissediyordum o yüzden farklı bir şey olması iyi geldi. ani bir izleme kararı oldu ama tadında bir filmdi. pedro pascal ile arkadaş olma isteği uyandırdı. eğlenceli bir ikili olmuşlar. nicholas cage kendi ile hesaplaşmak için film yapmış gibi. film içinde film gibi katmanlı hikayeleri seviyorum. normalde komedi filmlerinde gülme ihtiyacı hissettiğim için keyif alamam ama bu filmde gerçek manada keyif aldığımı hissettim. ki bunda pedro pascal'ın etkisi büyük. kafamı dağıtmaya yardımcı olduğu için sevdim. ara ara güzel mesajlar vermeyi de unutmamış. tavsiye ederim. arada böyle filmler izlemeye ihtiyaç var.
her cümlesi masumiyet ile bezenmiş, hiçbir karakterine sinirlenemediğimiz, bazı davranışlar karşısında duygulandıran, çocuk masumiyetini ve büyüdükçe neler kaybettiğimizi hatırlatan bir kitap pal sokağı çocukları. konusu, bir arkadaş grubunun her gün oyun oynadıkları arsalarını ona el koymak isteyen diğer gruplardan koruma…devamıher cümlesi masumiyet ile bezenmiş, hiçbir karakterine sinirlenemediğimiz, bazı davranışlar karşısında duygulandıran, çocuk masumiyetini ve büyüdükçe neler kaybettiğimizi hatırlatan bir kitap pal sokağı çocukları. konusu, bir arkadaş grubunun her gün oyun oynadıkları arsalarını ona el koymak isteyen diğer gruplardan koruma çabası. çocukların oyunlarını çok ciddiye alması, arsayı vatan gibi görmeleri hatta kendilerine rütbe verip oyunlarını her zaman devam ettirmeleri çok hoşuma gitti. çok güzel çocuklardı bu pal sokağı çocukları. sadece bu grup değil onların düşman olarak gördükleri kızıl gömlekliler de bir düşman olacaksa onun en iyisi en masumuydu. yetişkinlerin zamanla unuttukları her şey bu kitabın karakterlerinde mevcut.
ayrıca kitap boyunca eski sokak arkadaşlıkları aklıma geldiği için biraz duygulu bir okuma oldu. sokak oyunlarına şahit olmuş, o hissi tatmış ve şimdi o hayatın yavaş yavaş binaların arasından belirsizleşmesine ve yeni nesille birlikte tamamen kaybolup gitmesine şahit olan jenerasyon için daha üzücü. artık çok sayıda arkadaş ile oyun oynamak için ne bizi bir araya getirebilecek zamana sahibiz ne de kaygısızca top peşinde koşturabileceğimiz zihne.
beni en çok boka karakteri etkiledi. diğer arkadaşlarının henüz idrak edemediği düşünceleri kavrayabildiği için çok acı çekti. ve böyle karaktere sahipseniz acı çeker ve çektiğiniz acı kolay kolay dışarıdan gözlemlenemez. bir de nemecsek var tabii ki. aslında her arkadaş grubunda olan bir karakterdir nemecsek. ama onu diğerlerinden ayıran sahip olunabilecek en fedakar arkadaş olması. talihsizliği çok üzdü. son 30 sayfa çağan ırmak filmi gibi geçse de akla geldiğinde her şeye rağmen iç ısıtan, yalnız hissedince açıp bu çocukların macerasına ortak olabileceğiniz, samimi, yalın anlatıma sahip, akıcı bir kitap. tavsiye ederim..
iki üç gündür izliyorum ve sarıyor. sadece arabaları kıyaslayan bir program olsa bu kadar olmazdı ama her bölüm farklı bir macera var gibi duruyor. arabaları sevmiyorum keyif almam ön yargısı ile bakmamak lazım. görsellik de yine amazon kalitesinde. bunun yanı…devamıiki üç gündür izliyorum ve sarıyor. sadece arabaları kıyaslayan bir program olsa bu kadar olmazdı ama her bölüm farklı bir macera var gibi duruyor. arabaları sevmiyorum keyif almam ön yargısı ile bakmamak lazım. görsellik de yine amazon kalitesinde. bunun yanı sıra ekibin enerjisi çok yüksek, iğnelemeleri, birbirleri ile olan atışmaları çok iyi. jeremy clarkson'ın her olaya bir film üzerinden gönderi yapabilmesi takdire şayan. daha önce jeremy clarkson'ın çiftliği'ni önermiştim şimdi ikisini de öneriyorum. clarkson ağabey kaliteli işler yapıyor.
çok istekli başlamasam da karakterlerin enerjisi iyi olunca devamı geldi. bazı noktalarda bilindik formülleri kullanıyor ancak kendine ait fantastik dünyası olan filmleri seviyorum. masalsı mekanları güzeldi, komedisi tebessüm ettiriyor. hikaye olarak da gayet akıcı. şöyle her zaman filmlerden bir şey…devamıçok istekli başlamasam da karakterlerin enerjisi iyi olunca devamı geldi. bazı noktalarda bilindik formülleri kullanıyor ancak kendine ait fantastik dünyası olan filmleri seviyorum. masalsı mekanları güzeldi, komedisi tebessüm ettiriyor. hikaye olarak da gayet akıcı. şöyle her zaman filmlerden bir şey öğrenmeliyim, bir mesaj almalıyım kaygısı gütmeden izleyebileceğiniz eğlenceli bir macera filmi olmuş. aslında tam ortamda izlenecek bir filmdi ama yalnız izlemiş bulundum. size öyle izlemenizi tavsiye ederim. iyi seyirler..
amazon bu filmin haklarını satın almış ve dizisini yapacakmış haberinden sonra listeye eklemiştim. izledikten sonra da göreceksiniz ki dizi yapılmaya aşırı müsait bir film. bilim-kurgu yönü daha ağır basar diye tahmin ederek açtım ama gerilimden başım ağrıdı. konu olarak gizemli…devamıamazon bu filmin haklarını satın almış ve dizisini yapacakmış haberinden sonra listeye eklemiştim. izledikten sonra da göreceksiniz ki dizi yapılmaya aşırı müsait bir film. bilim-kurgu yönü daha ağır basar diye tahmin ederek açtım ama gerilimden başım ağrıdı. konu olarak gizemli bir şekilde kaybolan event horizon gemisinden 7 yıl sonra sinyal gelmesiyle gemiyi araştırmaya giden ekibin hikayesini anlatıyor. jumpscare, korku, gerilim ne ararsan var. normal bir gerilim filminden bile herkesten iki kat daha fazla etkilenen birisi olduğum için hayli gerildim. en son bu kadar the others'ta gerilmiştim. estetik olarak da günümüz teknolojisini andıracak nitelikte başarılıydı. müzik kullanımı, oyunculuklar da fena değildi. renk kullanımıyla da rahatsızlık düzeyi artırılmış. uzay seviyorum, gerilim seviyorum hatta ikisi aynı anda seviyorum diyorsanız ve bu türden film kıtlığına girdiyseniz beklentinizi çoğunlukla karşılar. ben iki gecedir uzay-gerilim izliyorum bugün yumuş yumuş olacağım bir şey izlemem lazım ki dengelensin. şimdiden iyi seyirler..
Başlangıc ve orta seviyede uzay ile ilgili kitap önerisi alabilir miyim? Bilimsel terimlere boğulmadan okumak istiyorum. Ana sayfada kaybolmasın diye böyle paylaşıyorum. Şimdiden teşekkürler..
film, dizi, kitap tüketemediğim için birkaç podcast önerip kaçayım. 1- Htalks podcast (samimiyet ve mizah dozu yüksek, soru cevap üzerine ilerleyen uyumak için açıldığında gülmekten uyku kaçırtan bir içeriktir.) 2- Bu mu yani ( sohbetlerin keyifli olmasının yanı sıra bilgilendirici…devamıfilm, dizi, kitap tüketemediğim için birkaç podcast önerip kaçayım.
1- Htalks podcast (samimiyet ve mizah dozu yüksek, soru cevap üzerine ilerleyen uyumak için açıldığında gülmekten uyku kaçırtan bir içeriktir.)
2- Bu mu yani ( sohbetlerin keyifli olmasının yanı sıra bilgilendirici ve ufuk açıcı bir yapıya da sahip ben seviyorum.)
3- Ortamlarda satılacak bilgi ( bilgi ve genel kültür anlamında çok şey katar ayrıca kadının sesi harika dinlerseniz hak vereceğinizi düşünüyorum.)
4- Her gün 10 dk Nutuk ( Nutuk okumak isteyip de başaramayanlar için amme hizmeti..)
5- Meksika Açmazı (arkadaş ortamı sohbeti arıyorsanız buyrun efendim.)
Bonuslar: Sinematris, Haluk Tatar, Satır Arası, Beyhan Budak..
nefis bir belgesel. benim gibi filmler kadar kamera arkasına da ilgi duyanlar için harikulade bir eser. sinemaya sevgimi, saygımı arttırdı açıkçası. sinemanın gelişimine ve günümüze kadar ki sürecine dair birçok durumu gözlemleyebilirsiniz. kamera arkasında kullanılan teknikleri görünce sinema gerçekten bir…devamınefis bir belgesel. benim gibi filmler kadar kamera arkasına da ilgi duyanlar için harikulade bir eser. sinemaya sevgimi, saygımı arttırdı açıkçası. sinemanın gelişimine ve günümüze kadar ki sürecine dair birçok durumu gözlemleyebilirsiniz.
kamera arkasında kullanılan teknikleri görünce sinema gerçekten bir sihir ya diyorsunuz. iyi yönetmen, iyi senarist diyoruz ama perde arkasında yüzlerce sanatçı daha var. bahsi geçen filmleri farklı bir gözle izlerim artık. daha izlemediklerim de var ama onları da farklı bir farkındalıkla seyredeceğim. özelikle çok sevdiğim star wars'ın kamera arkasına bu kadar yakından bakmak beni çok mutlu etti.
belgesel, IL&M şirketinin çalışanları ve spielberg, cameron, ron howard gibi usta yönetmenlerin röportajları şeklinde ilerliyor. Jurassic Park, Terminator, E.T, İndiana jones gibi kült filmerin yapılış süreçleri de mevcut. eski sinema buram buram sanat, emek, zeka, beceri ve sihir kokuyor. görsel efektin bu kadar normalleşmesi, hızlı ama basit birbirinin aynısı seri üretim filmlere sebep oldu. iyi bir hikaye anlatmayı da unutmamak lazım.
george lucas'a da ayrı bir parantez açmak istiyorum. ileri görüşlülüğü, hayalciliği, çalışacağı kişileri çok iyi bilmesi, azmi hem takdir edilmesi hem rol model alınması gereken özellikler. 75 senesinde kimsenin denemediği bir filmi yapmaya çalışıyor. yeni bir umut filmi için toplanan ve küçük bir stüdyodan ibaret olan şirket yıllar sonra zirveye çıkıyor. yeni bir film için yeni aletler icat etmek durumunda kalıyorlar. en sonunda star wars'ı izleyebiliyoruz. sonra kurgu zor ve yavaş olduğu için ilk bilgisayarlı kurgu sistemi editdroid'in tasarlanmasına ön ayak oluyor. o da daha sonra pixar adında tek bir bilgisayarken şimdi animasyon denilince akla gelen pixar'a dönüşüyor. yönetmen olarak çok film çıkarmasa da sinemaya ve sinemacılara katkıları şüphesiz.(lucasfilmi satmasaydı keşke.) zaten teknolojinin bu kadar gelişmesinin sebebi bir şeyleri olduğu gibi kabul etmeyen ve george lucas abimiz gibi daha iyisinin olabileceğini hayal ettikten sonra aynı motivasyonla harekete geçen insanlar sayesinde oldu diye düşünüyorum.
6 bölümü bilgilenerek hayranlıkla izledim. tüm sinameseverlere tavsiye ederim..
Ahmet Hamdi Tanpınar'dan okuduğum üçüncü kitap. yazarın okuduğum her kitabında henüz tamamen idrak edemediğim bölümler olduğunu hissettiğim için bir defa okumalık kitaplar olarak görmüyorum. olay örgüsünün üstüne serpiştirilen fikirler yoğun olduğu için her bölümü coşkuyla okunan kitaplardan değil. sabredip keyif…devamıAhmet Hamdi Tanpınar'dan okuduğum üçüncü kitap. yazarın okuduğum her kitabında henüz tamamen idrak edemediğim bölümler olduğunu hissettiğim için bir defa okumalık kitaplar olarak görmüyorum. olay örgüsünün üstüne serpiştirilen fikirler yoğun olduğu için her bölümü coşkuyla okunan kitaplardan değil. sabredip keyif alınacak kitaplardan. şahsen okurken duraklayıp yazarın fikirleri hakkında düşünmekten keyif alıyorum. bir de psikolojik tahliller var ki inanılmaz. insanın hissettiklerini ama ifade edemediklerini mükemmel bir ustalıkla kaleme alıyor. her seferinde kendimden bir şeyler buluyorum.
Sahnenin Dışındakiler kitabında cemal'in, kapının ardından mahur beste'yi çalarken izlediği Behçet Bey'in asıl hikayesini görüyoruz bu kitapta. ilginç bir karakter kendisi. babasıyla, eşiyle, hayatla ilişkisi nevi şahsına münhasır. koleksiyoner diyebiliriz hatta. her eşyaya bir anlam yüklemiş ve bu eşyaların anıları ile geziyor.
kitabın kurgusuna da karakterin özelliği zuhur etmiş. bölümlerin bitişi ve sonraki bölümün başlangıcı çok farklı. geçmiş, gelecek birbirine karışıyor. tıpkı Behçet Bey'in eşyalara bakınca hatırladıkları gibi. ama karakterin daha derin birisi olduğunu düşünüyorum. bu kurgu da en sonda anlam kazanıyor tabii.
Huzur, Sahnenin Dışındakiler ve Mahur Beste nehir roman özelli gösteriyor. az da olsa birbiri ile bağlantılı yani. şimdi sıra da Huzur romanı var. hepsini tavsiye ederim çünkü yazarın kaleminden şüphem yok. İyi okumalar.