Leonardo DiCaprio’nun gençlik enerjisi, Tom Hanks’in sakin kararlılığı birbirini çok iyi tamamlıyor. Film hem eğlenceli hem de duygusal tarafı olan bir kedi, fare kovalamacası sunuyor... “İnsanlar inanmak istedikleri şeye inanır.”
Orta karar bir seyirlik. Hikâye ilgi çekici başlasa da derinleşmeden ilerliyor ve karakter gelişimi zayıf kalıyor. Tempoda da iniş çıkışlar olduğu için dikkat zaman zaman dağılıyor. Yine de bazı sahneler atmosfer olarak fena değil. “Bazen en zor olan, kendine bile…devamıOrta karar bir seyirlik.
Hikâye ilgi çekici başlasa da derinleşmeden ilerliyor ve karakter gelişimi zayıf kalıyor. Tempoda da iniş çıkışlar olduğu için dikkat zaman zaman dağılıyor. Yine de bazı sahneler atmosfer olarak fena değil.
“Bazen en zor olan, kendine bile gerçeği söylemektir.”
Aksiyon sahneleri güçlü olsa da hikâye zayıf kalıyor. Serinin önceki filmlerindeki derinlik ve heyecan burada tam olarak yok. Matt Damon iyi oynasa da film kendini tekrar ediyor. İzlenir ama akılda kalmaz bir devam filmi. “Unutmak bazen hatırlamaktan daha kolaydır.”
Junji Ito’nun karanlık dünyasını en yoğun hâliyle hissettiren, rahatsız edici ama bir o kadar da etkileyici bir kitap. Frankenstein uyarlaması zaten güçlü bir başlangıç sunuyor; Ito’nun çizgileri bu hikâyeye daha sert, daha ürkütücü bir ruh kazandırıyor. Kitaptaki ek hikâyeler de…devamıJunji Ito’nun karanlık dünyasını en yoğun hâliyle hissettiren, rahatsız edici ama bir o kadar da etkileyici bir kitap. Frankenstein uyarlaması zaten güçlü bir başlangıç sunuyor; Ito’nun çizgileri bu hikâyeye daha sert, daha ürkütücü bir ruh kazandırıyor.
Kitaptaki ek hikâyeler de aynı tedirgin atmosferi taşıyor. Yüz ifadeleri, gölgeler, sessizlik anları… hepsi insanda kalıcı bir ürperti bırakıyor. Hem görsel olarak çarpıcı hem de duygusal olarak karanlık bir deneyimdi. Uzun süre akılda kalan bir okuma oldu. Bunun yanında bazı bölümler Netflix de yer alıyor 🙃
Kimseler beklemezken bekle beni. Zülfü Livaneli’nin sıcak ama hüzünlü anlatımıyla, insan ruhuna dokunan bir hikâye. Karakterlerin iç dünyası ve geçmişleri sade bir dille aktarılmış; okurken hem merak ettiriyor hem de zaman zaman duygulandırıyor. Etrafınızdaki; İnsansa bu dünyada hem mucit, hem…devamıKimseler beklemezken bekle beni.
Zülfü Livaneli’nin sıcak ama hüzünlü anlatımıyla, insan ruhuna dokunan bir hikâye. Karakterlerin iç dünyası ve geçmişleri sade bir dille aktarılmış; okurken hem merak ettiriyor hem de zaman zaman duygulandırıyor.
Etrafınızdaki;
İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat. İşkencecinin hedefi, kurba nında, kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa bu kor kunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir, üzülebilir, yenilmiş hissedebilir, ama kendine acımak. . . Hayır, bu ol mamalı. İnsan kendine acımamalı. İşte işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak.
Kurtulmanız dileğiyle...
BÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR AMA BAZI HAYVANLAR ÖBÜRLERİNDEN DAHA EŞİTTİRRR Hayvan Çiftliği, ilk başta masal gibi başlaasa da, okudukça içini burkan bir gerçekliğe dönüşüyor. Hayvanların umutla başladıkları yolun yavaş yavaş karanlığa kayışı hem üzüyor hem de düşündürüyor. Bazı sahnelerde gerçekten içim…devamıBÜTÜN HAYVANLAR EŞİTTİR
AMA
BAZI HAYVANLAR ÖBÜRLERİNDEN
DAHA EŞİTTİRRR
Hayvan Çiftliği, ilk başta masal gibi başlaasa da, okudukça içini burkan bir gerçekliğe dönüşüyor. Hayvanların umutla başladıkları yolun yavaş yavaş karanlığa kayışı hem üzüyor hem de düşündürüyor. Bazı sahnelerde gerçekten içim sıkıştı; çünkü adaletsizliğin ve güç hırsının nasıl her şeyi bozduğunu çok sade ama çok dokunaklı bir şekilde gösteriyor.
Tom Cruise’un minimal, ölçülü ve analitik Reacher performansı karakteri ilginç kılıyor; olayları soğukkanlı bir dedektif gibi çözmesi filmi klasik bir aksiyon filminden çıkarıyor. Kurgu temiz, gerilim anları iyi ayarlanmış ve özellikle soruşturma bölümlerinde film sağlam bir atmosfer kuruyor. Yine de…devamıTom Cruise’un minimal, ölçülü ve analitik Reacher performansı karakteri ilginç kılıyor; olayları soğukkanlı bir dedektif gibi çözmesi filmi klasik bir aksiyon filminden çıkarıyor.
Kurgu temiz, gerilim anları iyi ayarlanmış ve özellikle soruşturma bölümlerinde film sağlam bir atmosfer kuruyor. Yine de senaryo bazı noktalarda fazla tahmin edilebilir ...
“Gerçek her zaman gözünün önündedir… sadece doğru açıdan bakman gerekir.”
"" Belki de belirli günlerde, Grève Meydanı’nın ölüleri, karanlık kış gecelerinde kendilerine ait olan alanda toplanıyorlardır. Bu salgın ve kana bulanmış kalabalıkta ben de yerimi alacağım. Gökyüzünde ay olmayacak ve alçak sesle konuşulacak. Hep orada olacak Belediye Sarayı; çatlak cephesi,…devamı"" Belki de belirli günlerde, Grève Meydanı’nın ölüleri, karanlık kış gecelerinde kendilerine ait olan alanda toplanıyorlardır. Bu salgın ve kana bulanmış kalabalıkta ben de yerimi alacağım. Gökyüzünde ay olmayacak ve alçak sesle konuşulacak. Hep orada olacak Belediye Sarayı; çatlak cephesi, parçalanmış çatısı ve hepimize karşı acımasız davranmış olan saat kulesiyle... Meydanda bir şeytanın, bir celladın kellesini uçurduğu bir cehennem giyotini bulunacak; saat sabahın dördü olacak. Bu kez, bizler onun çevresinde toplanacağız.""
İnsan ruhunun en kırılgan hâllerini öyle içten bir dille anlatıyor ki, okurken mahkûmun nefesini neredeyse ensende hissediyorsun. Victor Hugo, ölüm korkusunu, umut kırıntılarını, çaresizliği ve hayata tutunma isteğini o kadar insancıl bir şekilde aktarmış ki, bazı cümleler sayfanın üzerinde uzun süre asılı kalıyor.
Hikâye kısa ama duygusu yoğun.
Gerçek olaylara dayanıyormuş gibi anlatmasına rağmen belgesel dokusunu yakalayamıyor; ne tam drama, ne gerçekçi medikal anlatı… Bu yüzden de izleyen üzerinde kalıcı bir etki bırakmıyor. “Herkes bizi kahraman sanıyor… ama bazen sadece yetişemiyoruz.”
Ver Leftere yaz deftere 🙏 Sadece bir futbol filmi değil, bir karakter ve efsane anlatısı. Lefter Küçükandonyadis’in sahadaki zarafeti, tribünlerin sevgisi ve ülkenin en çalkantılı dönemlerinde bile ayakta kalmayı başaran duruşu, filmde büyük bir saygıyla işlenmiş. Oyunculuklar son derece doğal,…devamıVer Leftere yaz deftere 🙏
Sadece bir futbol filmi değil, bir karakter ve efsane anlatısı. Lefter Küçükandonyadis’in sahadaki zarafeti, tribünlerin sevgisi ve ülkenin en çalkantılı dönemlerinde bile ayakta kalmayı başaran duruşu, filmde büyük bir saygıyla işlenmiş.
Oyunculuklar son derece doğal, dönem atmosferi titizlikle kurulmuş. Biraz Fenerbahçe torpilim var ;)
“Ben Lefter’im… Attığım golü değil, sevdiğim renkleri konuşurlar.”