Kitapta bahsedilen çok ağır konular varken karakterlerin verdikleri tepkiler ve hisleri aşırı yapmacıktı maalesef. Ara ara sıkıldım, sonlara doğru özellikle.
Vizyona girdiği dönemde sinemada bayılma eşiğine gelip salonu terk edenler olduğu söyleniyor. Kan, vahşet, korku, şiddet, işkence, kadına şiddet, cinnet, psikolojik sorunlar, toplumun sapkınlığı, din ve inançlar... Senaryosu her şeye biraz biraz değinmiş. İki bölümden oluşuyor. Lucie'nin intikamı ve Anna'nın…devamıVizyona girdiği dönemde sinemada bayılma eşiğine gelip salonu terk edenler olduğu söyleniyor.
Kan, vahşet, korku, şiddet, işkence, kadına şiddet, cinnet, psikolojik sorunlar, toplumun sapkınlığı, din ve inançlar...
Senaryosu her şeye biraz biraz değinmiş. İki bölümden oluşuyor. Lucie'nin intikamı ve Anna'nın sonrasında yaşadıkları. Basit bir intikam, çıldırmış insanların bir araya gelişi gibi duruyor ama sonradan daha derin manalar çıkaracağınız bir kısma geçiş yapıyor. Size sadece işkence eden bir takım insan, mı desem obsesif vahşi yaratık mı desem, ve işkence görmüş insanlar - acı çekerek yüksek bir mertebeye çıktığı düşünülen zavallı kurbanlar "şehitler"- gösteriliyor.
Daha açılış sahnesiyle kalbimi güm güm attıran, biterken de ağzımı açık bırakan, yoğunluğu ile dehşete düşüren bir filmdi. Ekran karşısında yaşlandım, ruhum yıprandı.
İzleyen herkesin tahammül eşiğini zorlayacaktır. Psikolojik olarak acı çekerek izleyeceksiniz. Klâsik korku filmlerini de izledim, rahatsızlık veren, kült kabul edilen, klişeleri de. Bu film kadar psikolojik şiddete uğratan başka bir film izlediğimi hatırlamıyorum.
Yaratılmış dünyaya bayıldım. Distopik fantastik bir kitap okuyormuşum gibi hissettim izlerken. Başlarda düzeni kavramaya çalışıyorsunuz sonradan film coşuyor. Yavaş başlayıp birden sizi heyecanlandırıp içine çekiyor. Devam filmi gelse rahatlıkla izlenir. Biraz The Darkest Mind serisine benzettim. Onun da filmi yapılmıştı…devamıYaratılmış dünyaya bayıldım. Distopik fantastik bir kitap okuyormuşum gibi hissettim izlerken. Başlarda düzeni kavramaya çalışıyorsunuz sonradan film coşuyor. Yavaş başlayıp birden sizi heyecanlandırıp içine çekiyor. Devam filmi gelse rahatlıkla izlenir. Biraz The Darkest Mind serisine benzettim. Onun da filmi yapılmıştı zaten.
Bu filmi şimdiye kadar izlemediğim için kafamı taşlara vurmak istiyorum. Yozlaşmışlığı çok iyi anlatmış. (Yaşadığımız ülkeden biliyoruz gerçi her türlü yozlaşmayı, katillere öpücük atıp adalet için protesto edenleri sabah 5'te baskına gider gibi tutuklayanları izliyoruz. Film değil üstelik.) Filme dönecek…devamıBu filmi şimdiye kadar izlemediğim için kafamı taşlara vurmak istiyorum.
Yozlaşmışlığı çok iyi anlatmış. (Yaşadığımız ülkeden biliyoruz gerçi her türlü yozlaşmayı, katillere öpücük atıp adalet için protesto edenleri sabah 5'te baskına gider gibi tutuklayanları izliyoruz. Film değil üstelik.)
Filme dönecek olursak, senaryosundan tutun oyunculuklara, işlenişe, müziklere kadar her şey muazzamdı. Meleklerin Şehrindeki şeytanları izlemek hiç bu kadar sürükleyici olmamıştı.
Yaşıyorsun mutlu değilsin, ölüyorsun mutlu değilsin. Ne olacak bize böyle? Uyarı! Bu bir korku-gerilim filmi değildir! Bana kalırsa basit, durağan film yapmak cesaret isteyen bir iş. Herkese göre bir film olmadığı kesin. Her izlediğiniz film de duyguyu yansıtmakta başarılı olamıyor.…devamıYaşıyorsun mutlu değilsin, ölüyorsun mutlu değilsin. Ne olacak bize böyle?
Uyarı! Bu bir korku-gerilim filmi değildir!
Bana kalırsa basit, durağan film yapmak cesaret isteyen bir iş. Herkese göre bir film olmadığı kesin. Her izlediğiniz film de duyguyu yansıtmakta başarılı olamıyor. Bu film ise daha başlarında göz yaşları içinde bıraktı beni. Kaybın aktarımı o kadar gerçekçi anlatılmış ki... Hâlbuki sadece bulaşık yıkayan, yemek yiyen bir insanı izliyoruz. Sabırla film izlemeyi bilen herkesin yüreğini burkacak, iç içe geçmiş hikâyeler ve diyalogları ile sizi düşündürecek bir film. Yani canınız sıkılıyordur, "aman şu filme bakayım." zihniyeti ile izlerseniz ya da kafanız doludur, rahatlatacak bir şeyler izleyeyim diyorsanız zaten en iyisi konusu açık, sizi de çok zorlamayacak filmleri izlemek olur.
Müziklerine değinmeden bitirmeyeyim. Atmosfere uygun, gayet başarılı olmuş.
Acayip eğlenceli, muazzam anlamlar içeren on numara beş yıldız bir film olmuş. Warner'lar Callahan'lar içimizde belki yan komşu, belki yanından geçip gidiyoruz, belki de bunu okuyan kişi. İnsana hayatı zehir ediyorlar.
Şarkı söyleyerek sevimli prensinin kollarını beklemeyen, yerine savaşçı, güçlü, maceracı, lider yani tam da olduğumuz gibi gösteren Disney prensesleri (Merida, Elsa, Moana gibi) arttıkça izlemesi daha da zevkli oluyor. Konusundan ziyade renkleriyle, manzaralar ile büyülüyor. İzlemesi çok keyifli cidden. Konusunda…devamıŞarkı söyleyerek sevimli prensinin kollarını beklemeyen, yerine savaşçı, güçlü, maceracı, lider yani tam da olduğumuz gibi gösteren Disney prensesleri (Merida, Elsa, Moana gibi) arttıkça izlemesi daha da zevkli oluyor.
Konusundan ziyade renkleriyle, manzaralar ile büyülüyor. İzlemesi çok keyifli cidden. Konusunda çok da farklı, şaşırtıcı bir durum yok. Disney her zamanki gibi risk almıyor. Birleştirici mesajlar veriyor nihayetinde.
Animasyon severler sever yine de. Ejderhalar korkunç olur genelde ama bu seferki çok tatlı bir şeydi. (Shrek'teki ejderha kadar olmasa da *kıps*)