Durumu kontrol etmeyi beceremeyen, insan canından çok siyasi çıkarlarını düşünen, bilimi reddeden bir avuç aptal ile kendinden başka bir şey düşünmeyen başka bir avuç aptalı konu alan akıcı film. He bir de çok tatlı bir kız (kız hepsinden zeki), doktor…devamıDurumu kontrol etmeyi beceremeyen, insan canından çok siyasi çıkarlarını düşünen, bilimi reddeden bir avuç aptal ile kendinden başka bir şey düşünmeyen başka bir avuç aptalı konu alan akıcı film.
He bir de çok tatlı bir kız (kız hepsinden zeki), doktor bir anne ve fazla kahraman bir amca var.
Edit: Bağış kampanyası düzenlemiyorlar, bizim kadar zeki değil siyasetçileri.
Disney'in en iyi 5 filmi içine rahatlıkla girebilecekken bu kadar arka planda kalmasını diğer filmlerinden farklı olan karanlık temasına ve prenseslerin alışıldık hikâyeleri dışında bir alt metne sahip olmasına bağlıyorum. "Bir canavarı canavar yapan nedir? Bir insanı insan yapan nedir?"
Her şeyden önce şu kadroya bir bakar mısınız? ❤️ Saygı duruşu... Eski ve yeni kuşak Agatha Christie okuyormuşsunuz gibi hissettiren bir filmde buluşmuş. Hafif komedi, bol bol suç ve soru işaretleri ile keyifli, akıcı bir film ortaya çıkmış.
Romantik filmlere bakış açım bellidir. Genelde o kadar sıkıcı bulurum ki Pretty Woman'ı günlere bölerek bitirmiştim. Şaka değil. Her gün katlanılır bir sürede izleyip "bu ne yav?" diye aklımdan geçirdiğim an kapatırken buluyordum kendimi. Ama bu film baştan sona harikaydı.…devamıRomantik filmlere bakış açım bellidir. Genelde o kadar sıkıcı bulurum ki Pretty Woman'ı günlere bölerek bitirmiştim. Şaka değil. Her gün katlanılır bir sürede izleyip "bu ne yav?" diye aklımdan geçirdiğim an kapatırken buluyordum kendimi.
Ama bu film baştan sona harikaydı. Karakterleri sevdim, işlenişi ve yan karakterlerin her birini teker teker sevdim, kitapçıya sürekli gelip laf anlamadan roman soran adamı bile.
Hugh Grant bir içim su imiş. Julia Roberts hâlâ öyle. Tabi vizyon tarihinde 3 yaşında olmam dışında sıkıntı yok. 😁