Çok beğenmemekle birlikte çok kötü de diyemeyeceğim, eh işte bir film. Karakterlerin ilk yarıda ve son yarıdaki değişimleri çok ani oldu. Konuyu da bir süre sonra rahatlıkla tahmin edebilirsiniz.
Filmleri ve diziyi izledikten sonra bu kurguya hayran kalmamak elde değildi. Filmi kitabı okumadan önce izlediğimden dolayı olayların nasıl gelişeceğini biliyordum ve yine de, Thomas Harris'in yarattığı o müthiş karakterleri izlemek kadar okumak da büyük bir zevkti.
Irene'nin içinde bulunduğu hisleri öyle bir tasvir etmiş ki okurken yüreğim hopladı, onunla beraber tuhaf ve ürpertici bir pişmanlık ve ürkeklik içine girdim sanki. Kocasının bakış açısını durumu ele alışı da inanılmaz dikkatimi çekti.
Vasat bir kitaptı. Karakterler çok rahatsız ediciydi. Kitap hiç ilerlemedi. Kitabın başlarında bir mektup olayı vardı. Sırf onun için devam ettim ama o da vasat çıktı.
Okuduğum ilk Livaneli kitabı. Daha iyilerinin olduğu söyleniyor. Bu kitabı aşan bir kitabı varsa kesinlikle okumaya devam edeceğim demektir. Akıcı diliyle, içine çeken hikâyesiyle, Ahmet ve Mehmet'in başından geçenlerin - özellikle sonlara doğru- yarattığı şokla zamanın nasıl geçtiğini bile anlamadan…devamıOkuduğum ilk Livaneli kitabı. Daha iyilerinin olduğu söyleniyor. Bu kitabı aşan bir kitabı varsa kesinlikle okumaya devam edeceğim demektir.
Akıcı diliyle, içine çeken hikâyesiyle, Ahmet ve Mehmet'in başından geçenlerin - özellikle sonlara doğru- yarattığı şokla zamanın nasıl geçtiğini bile anlamadan bitivermiş. Zaten sonlara yaklaşırken fazlaca etkisinde kaldım.