Wahlberg iyi iş çıkarmış. Diyaloglar müthişti. Zaten kitaptan uyarlama olduğu için anlamlı konuşmalar olmasını bekliyordum. Karakter ordan oraya savrulurken izleyiciyi de kendisine çekiyor. Run Jimmy run. "Hiçliğe ulaşırsam yeniden başlayabilirim."
Hem konu hem sinematografi açısından müthiş bir film. Sıkmadan su gibi aktı, kısa zaman içinde çok şey anlattı. İhtimallerin olduğu bir oyunun içinde koşup duruyoruz hepimiz aslında. İsmi de hayat. Kuralları belli. Koş Lola koş!
Özümseyebilmek için daha uzun olmasını, detaylı bir şekilde sistemin anlatılmasını isterdim. Bir anda her şeyin ortasında buldum kendimi. Başı olmayan gelişme ve sonuç bölümünden ibaretmiş gibi hissettiğim için, yazarın öykülerinin derlemesini okumadığım için, okuduğum ilk Tiptree Jr. kitabı olduğu için…devamıÖzümseyebilmek için daha uzun olmasını, detaylı bir şekilde sistemin anlatılmasını isterdim. Bir anda her şeyin ortasında buldum kendimi. Başı olmayan gelişme ve sonuç bölümünden ibaretmiş gibi hissettiğim için, yazarın öykülerinin derlemesini okumadığım için, okuduğum ilk Tiptree Jr. kitabı olduğu için de diline ısınamadım. İleri görüşlü yazarları severim, günümüzle bağlantısını koruyan kitapları da. Diğer öykülerini de okuyup diline alıştıkça seveceğimi düşünüyorum.
Çok güçlü bir film. Brie Larson döktürmüş. Bir sahne var ki gözyaşlarım pıt pıt akmaya başladı. Sade ama bir yandan da çok etkileyiciydi. Brie Larson'a Oscar kazandıran film aynı zamanda.
Bu kadar hayat dolu aynı zamanda bu kadar çarpıcı bir film olması büyük bir ironi. Her türlü duyguyu yaşadım izlerken. "Bizden düğme ve sabun yapıyorlarmış, fırında yakıyorlarmış baba."
Baştan aşağı ticaret kokan bir kitap. Yazar olmayanlar neden kitap yazmamalı, buna dair güzel bir örnek. Sıkıldım, bunaldım, daraldım okurken vallahi. İnsan kitap okudukça bazı kitapların yarım kalması gerektiğini, vaktini harcamaman gerektiğini kavrıyor. Yazan kişi, yıllar sonra itiraf etmiş tamamen…devamıBaştan aşağı ticaret kokan bir kitap. Yazar olmayanlar neden kitap yazmamalı, buna dair güzel bir örnek. Sıkıldım, bunaldım, daraldım okurken vallahi. İnsan kitap okudukça bazı kitapların yarım kalması gerektiğini, vaktini harcamaman gerektiğini kavrıyor. Yazan kişi, yıllar sonra itiraf etmiş tamamen bir kurgu olduğunu. Aborjin arkadaşları kendileri üzerinden para kazanması hakkında ne düşünüyorlar, bir de bunun üzerine bir kitap yazsın, şanı yürüsün.
Daha önce yazarın bir kısa öyküsünü okumuştum ve daha çok geleneksel bir öyküydü. Beni Asla Bırakma'yı da hakkında hiçbir fikrim yokken okudum ve öyküsüne benzeyen bir konu olacağını düşünürken, beni yanılttı. Dili sade, okunması kolay ve yormayan bir kitaptı. Etkilendim..…devamıDaha önce yazarın bir kısa öyküsünü okumuştum ve daha çok geleneksel bir öyküydü. Beni Asla Bırakma'yı da hakkında hiçbir fikrim yokken okudum ve öyküsüne benzeyen bir konu olacağını düşünürken, beni yanılttı. Dili sade, okunması kolay ve yormayan bir kitaptı.
Etkilendim.. Ne kadar farklı bir dünya okumuş olsak da yazar, bu dünyanın detayları yerine karakterlerin iç dünyasını yazmayı ve yansıtmayı tercih etmiş. Bu sebeple bilim kurgu kitabı okuyormuşum gibi hissetmedim. Çok dokunaklı bir konuydu, hüzne boğulmadım ya da ağlamadım ama yüreğim ince ince sızlamadı değil.
Yazarı çok başarılı buldum, önyargımı paramparça etti.
Yazar, geçmişten gelen hayaletlerle baş etmeye çalışan, annesine benzememek için uğraşıp, çocukluk arkadaşı ile arasına mesafe koymaya çalışan Lilah ve geçmişten kurtulmaya yakın olan Chase'in tatlı, duygulu hikâyesini akıcı bir şekilde kaleme almış. Lilah'ın karamsarlığında ve insanlara yaklaşmak istemeyen tutumunda…devamıYazar, geçmişten gelen hayaletlerle baş etmeye çalışan, annesine benzememek için uğraşıp, çocukluk arkadaşı ile arasına mesafe koymaya çalışan Lilah ve geçmişten kurtulmaya yakın olan Chase'in tatlı, duygulu hikâyesini akıcı bir şekilde kaleme almış. Lilah'ın karamsarlığında ve insanlara yaklaşmak istemeyen tutumunda kendimi gördüm diyebilirim.
Kendimi hem Kafka'nın günlüklerini karıştırıyormuş hem de kendi günlüğümün bir kısmını tekrar okuyormuş gibi hissettim. Böyle duygular, bu kadar açık bir şekilde herkes ile paylaşılamıyor, herkese ulaşmıyor. Bu eseri bıraktığı için Kafka'nın cesaretine de hayran kaldım, her ne kadar ürkek…devamıKendimi hem Kafka'nın günlüklerini karıştırıyormuş hem de kendi günlüğümün bir kısmını tekrar okuyormuş gibi hissettim. Böyle duygular, bu kadar açık bir şekilde herkes ile paylaşılamıyor, herkese ulaşmıyor. Bu eseri bıraktığı için Kafka'nın cesaretine de hayran kaldım, her ne kadar ürkek ve çaresiz olduğunu düşünse de. Kendimden parçalar bulduğum, gerçekçi bir yapıt.