Zihin bazen kendini korumak için hatıraları siler, ama duygular arka planda yaşamaya devam eder. Bastırılmış anılar, yarım kalmış cümleler ve geç kalmış yüzleşmeler… Geçmiş unutulsa bile bilinçaltı fısıldamayı bırakmaz.
Doğuştan mı kötü olunur yoksa sonradan mı?? Konusu itibarıyla da şu ana kadar izlediğim dizilerin içinde farklı bir tarzı vardı. Kore yapımları izlerken pek duyguyu alamadığım için tercih etmem fakat bu bambaşka olmuş.
Öğrencilerimle film gününde okulda izledik. Film bize duyguların hayatımızdaki yerini çok sade ve güzel şekilde anlattı. Çocukların duygularını bastırmak yerine duygularını tanıması ve kendilerini ifade etmeleri bakımından eğitici ve eğlenceli bir filmdi.
Polisiyeden çok gizemli ve mistik bir havası var. Alevi-Bektaşi ritüelleri, insanın hakikat arayışını da içine alan bir kitaptı. Çerezlik, zorlanmadan yolculuklarda vs. rahatlıkla okunabilir.
Yine ayıla bayıla okuduğum bi Ahmet Ümit kitabı... Kitabı okurken saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım. Yazar konuyu ve bağlantıları o kadar sağlam vermiş ki bir yandan cinayet çözümlerken yeni şeyler öğreniyorsun, harikaa ( Yakında başlayacak Tüyap kitap fuarında daha nice kitaplarını…devamıYine ayıla bayıla okuduğum bi Ahmet Ümit kitabı... Kitabı okurken saatlerin nasıl geçtiğini anlamadım.
Yazar konuyu ve bağlantıları o kadar sağlam vermiş ki bir yandan cinayet çözümlerken yeni şeyler öğreniyorsun, harikaa
( Yakında başlayacak Tüyap kitap fuarında daha nice kitaplarını almak umuduyla😍)
Karakterin duygularına o kadar ortak oldum ki sanki ben yaşıyordum. Empati bir noktadan sonra yerini gerçek bir gerilime bıraktı. Etkisi uzun süre kalacak gibi… Toplumda da bu ve buna benzer durumların yaşandığına şahitiz maalesef.
Uyarlanan yapımlara karşı biraz ön yargım vardır, genelde kötü olduğunu düşünürüm. Ama bu gercekten hakkını vermiş. Orijinal yapımı da izlemiş biri olarak gercekten çok iyi iş çıkarmışlar.