Spoiler içeriyor
Söylenecek çok şey var ve bu yüzden hangi sırayla başlamam gerekiyor hiç bilmiyorum. Başlangıçta bizi karşılayan yoğun sisler ardındaki köşkümüzde yolunda olmayan bir şeyler var ve baş karakterimiz bunun olağan bir şekilde farkında. Aslında olay da tam olarak burada başlıyor.…devamıSöylenecek çok şey var ve bu yüzden hangi sırayla başlamam gerekiyor hiç bilmiyorum. Başlangıçta bizi karşılayan yoğun sisler ardındaki köşkümüzde yolunda olmayan bir şeyler var ve baş karakterimiz bunun olağan bir şekilde farkında. Aslında olay da tam olarak burada başlıyor.
Grace, iki çocuğuyla birlikte, savaş yüzünden eşinin onları geride bırakmasından muzdarip durumdadır. Yaşadıkları evde ise yolunda olmayan her şey bize filmin sonunda gerçekliğin sıra dışı boyutunu düşündürmektedir.
Filmin merkezinde, genelde her saniyesinde sonunu düşünmek bana biraz absürt geliyor ama sonunda verdiği mesaj ve ilettiği görsellikle yararlandığı her türlü daldan bahsetmemek açıkçası tuhaf kalır, bazı şeyleri havada bırakır. Tıpkı Purgatorio (Araf'ta) zamanın asılı kaldığı gibi.
Ölülerin, ruhlarının akıbetleri belirleneceği sürece kadar geçiş yaptıkları âlemi elbette hepimiz biliyoruz. Buna dinî açıdan, mitolojik açıdan yahut edebî açıdan fark etmeksizin hâkimiz. İşte filmin merkezinde tam olarak bu tema var. Boşlukta, nerede olduğunu bilemeden asılı kalmışları görüyoruz.
Yukarıda Dante'nin Araf (İkinci Bölüm) adlı eserinden, (Purgatorio İlahi Komedya) bahsetmiştim. Bunun sebebi de aslında rehber olayından bahsetmek istemem. Mitoloji de ölümden sonra ruha eşlik eden Kayıkçı'yı da duymuşsunuzdur. İşte bu filmde, öte diyara yolculuğu da üstelenen hizmetlileri görüyoruz. Bu açıdan ele alındığında mitolojik unsurların epey merkeze koyulmaya çalışıldığını düşünüyorum. Belki de tamamen tesadüfen benzerlikler taşıyordur ama filmi izlediğinizde ne demek istediğimi anlamış olacaksınız.
Bu açı tamamen mitolojik bakış açısına sahipti. Grace'i Medea ile bağdaştırmam da ayrı bir yönü.
Bir de işin dinî boyutu var. Grace, çocuklarını sürekli Katolik kurallarına göre film boyunca eğitir. Ve onlara günah işlemeleri durumunda Limbus'a gideceklerini söyler. (Vaftiz edilmemiş çocukların Araf'ı.) Fakat bu durumda bile merkezde yer alan öte çatışmayı, benliğinde hâlâ devam ettirir. Çünkü ruhu, hâlâ tamamlanmamış duygularının arkasında asılı kalmıştır. Hatta bu sebeptendir ki film boyunca çocuklarına zarar vereceğini düşünüp gün ışığında kaçmaya çalıştığı ve sürekli karanlığı koruması da kendi ruhunun öte diyarında takılı kalmış olmasındandır. Çünkü ışık hakikati, karanlık ise sırları temsil eder. Ve filmin sonunda bu temayla aslında ne denilmiş olacağını görüyoruz. Çünkü sırlar, hakikate kavuşuyor. Bu da sanırım dinî bir gönderme olmasından izahat.
Dinî doktrinle vurgulanacak çok yön var elbette. Her semavi dinde olduğu gibi intihar, öte diyar iletişimi, spiritüel ayinler vb. durumlar yasaklıdır. Filmde bulunan medyumun da sebebi yine filmde sonuçlanıyor. Ve Grace, işlediği günahtan ötürü, cezalandırılacağını bildiğinden öte diyar ve hakiki diyar arasında geçici bir ilüzyon yaratıyor. Zihni durağanlaşmış bu boş zamanda, boşlukta sıkışıp kalıyor.
(Araf ve Limbus, genelde farklı kavramlar olabilir. Ben benzettiğim için o şekilde yazdım :)
Ve bu diyarı fazlasıyla benimsediğinden ötürü artık o, elindekiyle yetinip, çocukları ile evini savunmaya her koşulda hazır hissediyor. Eh kim bilir, belki kaybettiğimiz sevdiklerimiz, bu dünyada ulaşamadıkları nihai mutluluğa, kendi zihinlerinde kurdukları güzel anılardan yüklü mekânlarda ebedî kararın sonuçlanacağı günü bekliyorlardır. Belki ölümün soğuk yanından, filmde olduğu gibi habersizce, sanki hiç dünyada yaşamamış gibilerdir.
İyi seyirler 🍃