"Çok geç, nicedir çok geç." “Önemli olan tek şey yalnızlığın: Ne yaparsan yap, nereye gidersen git, gördüğün hiçbir şeyin önemi yok, yaptığın her şey boşuna, aradığın her şey sahte. Var olan tek şey yalnızlık, her seferinde er ya da geç…devamı"Çok geç, nicedir çok geç."
“Önemli olan tek şey yalnızlığın: Ne yaparsan yap, nereye gidersen git, gördüğün hiçbir şeyin önemi yok, yaptığın her şey boşuna, aradığın her şey sahte. Var olan tek şey yalnızlık, her seferinde er ya da geç karşında bulduğun, dost ya da yıkıcı yalnızlık; onun karşısında, her seferinde yalnız kalıyorsun, yardımdan yoksun, şaşkın ya da afallamış, umutsuz, sabırsız.”
"Oturuyor ve beklemek istiyorsun sadece. Bekleyecek bir şey kalmayana kadar bekleme:
Gece olsun, saatler vursun, günler geçip gitsin, anılar silikleşsin."
(Ben de yürümek istiyorum durmadan yürümek, sanki bir yere varacakmışım gibi ama hiçbir yere varmadan, öylece yürümek...)
Bir iç dökme...
"Benden kitap okumayı çekip alsalar, bu deneyimsiz halimle mahvolurdum herhalde. Kitaplarda yazılanlara bu kadar bağımlıyım işte. Bir kitap okur okumaz hemen o kita-ba kapılır, güvenir, kitapla özdeşleşir, hayatımla o kitap arasında ilişki kurarım. Yine başka bir kitap okuyunca yüz seksen…devamı"Benden kitap okumayı çekip alsalar, bu deneyimsiz halimle mahvolurdum herhalde. Kitaplarda yazılanlara bu kadar bağımlıyım işte. Bir kitap okur okumaz hemen o kita-ba kapılır, güvenir, kitapla özdeşleşir, hayatımla o kitap arasında ilişki kurarım. Yine başka bir kitap okuyunca yüz seksen derece dönüp bu yeni kitaba bağlanırım. Başkasına ait bir şeyi çalıp kendi malım haline getirme kabiliyeti, bu kurnazlık, işte bu benim yegane yeteneğim."
"Mutluluk bazen bir gün geç gelir. Hayal meyal bu sözü hatırlıyorum. Mutluluğu bekleyip, bekleyip sonunda dayanamayıp evden kaçıp gittiğinde hemen ertesi gün
mutluluğun o müthiş haberi senin ardında bıraktığın eve varır ama artık çok geçtir. Mutluluk bir gün geç gelir. Mutluluk..."
Uzun zaman önce okudum bu kitabı. Nazım Hikmet'in yazdığı bütün kitapları içeriyor. Kendisi hemen hemen her konuya değinen çok iyi bir şair bence. Denk geldikçe ya da kaydettiğim şiirlerine baktıkça bırakırım buraya en sevdiklerimi.
İlhan Berk’in şiiri klasik anlatımdan oldukça farklıdır: Anlamı parçalar: Şiirlerinde her zaman açık bir hikâye yoktur. Okurdan, boşlukları kendisinin doldurmasını ister. Yoğun imgeler kullanır: Ceylan, deniz, dağ, şehir, kadın… Ama bunlar gerçek anlamlarından çok duygu taşıyan semboller hâline gelir. Müzikal…devamıİlhan Berk’in şiiri klasik anlatımdan oldukça farklıdır:
Anlamı parçalar:
Şiirlerinde her zaman açık bir hikâye yoktur. Okurdan, boşlukları kendisinin doldurmasını ister.
Yoğun imgeler kullanır:
Ceylan, deniz, dağ, şehir, kadın… Ama bunlar gerçek anlamlarından çok duygu taşıyan semboller hâline gelir.
Müzikal bir dili vardır:
dizeleri çoğu zaman şarkı gibi akar.
Ki bestelenen şiirleri de vardır, özellikle Onur Akın tarafından.
Görsellik ve çağrışım ön plandadır:
Okurken bir tablo izler gibi hissedersin.
Bu kitap, İlhan Berk’in daha olgun dönemine ait şiirlerini içerir.
Temel olarak:
İnsan ve doğa ilişkisi
Aşk ve beden
Yeryüzüyle kurulan derin bağ
üzerine yoğunlaşır.
Şair burada adeta “dünyayı yeniden kurar.”
Doğa sadece bir arka plan değil, yaşayan bir varlık gibidir.
Kitaptan bazı alıntılar:
“Dünyayı bir daha sevdim seninle
Sanki her şey yeniden başlamış gibi.”
“Bir şeyi sever gibi sevdim seni
Bir ağacı, bir suyu, bir göğü sever gibi.”
“Yeryüzü geniştir, kalbim dar
Sana yer açtıkça büyür içim.”
“Bir kuş geçer içimden
Senin adını alarak.”
“Her şey sana çıkar
Sokaklar, denizler, rüzgâr.”
Kısaca nasıl okumalı?
İlhan Berk’i anlamaya çalışmaktan çok hissetmeye çalışmak daha doğru olur.
Çünkü onun şiiri:
“Ne anlatıyor?”dan çok
“Bende ne uyandırıyor?” sorusuyla okunur.
"Ruhum baştan sona tereddüt ve kuşkudan ibaret. Hiçbir olumlu şey yok benim için, olamaz da. Etrafımdaki her şey sarsılıyor; ben de birlikte. Sadece bir belirsizliğim ben. Tutarsız ve değişken benim için her şey. Gizemli ve anlamlı her şey. Meçhulün "meçhul"…devamı"Ruhum baştan sona tereddüt ve kuşkudan
ibaret. Hiçbir olumlu şey yok benim için, olamaz da. Etrafımdaki her şey sarsılıyor; ben de birlikte. Sadece bir belirsizliğim ben. Tutarsız ve değişken benim için her şey. Gizemli ve anlamlı her şey. Meçhulün "meçhul" sembolü her şey. "
-Mahrem sayfalar ve öz-yorum (İngilizce)
Bu kitapta Fernando Pessoa'nın her bir cümlesinin altında farklı kitap ve kişi isimleri var. Bunları ChatGBT'ye sorduğumda verdiği yanıt şu şekilde:
Neden farklı isimler var?
Başıboş Bir Yolculuktan Notlar aslında tek bir “yazarın” kitabı gibi görünse de, Pessoa kendini tek bir kişi olarak görmez. Bu yüzden:
Heteronim dediği farklı kimlikler yaratır.
Heteronim nedir?
Bu sadece takma ad (mahlas) değildir.
Pessoa’nın heteronimleri:
Ayrı kişiliklere sahiptir
Farklı düşünce tarzları vardır
Kendilerine özgü yazı stilleri vardır
Hatta bazılarının biyografisi bile vardır
Yani aslında Pessoa, tek başına bir “yazarlar topluluğu” gibidir.
Bu kitapta neden farklı isimler çıkıyor?
Bu kitabın büyük kısmı: Bernardo Soares adlı bir heteronime aittir (yarı-Pessoa gibi düşünülür)
Ama bazı baskılarda:
Farklı parçalar başka heteronimlere veya Pessoa’nın kendisine atfedilir
Editörler, metnin kime ait olduğunu belirtmek için isim yazar
Bazen de metnin yayımlandığı yer veya notun kaynağı belirtilir
Altında yazan “kitap isimleri” ne?
Onlar genelde:
Metnin ilk yayımlandığı dergi / kitap
Ya da Pessoa’nın taslak hâlinde bıraktığı farklı metin parçalarının başlıkları
Çünkü bu eser: Tek parça hâlinde yazılmış bir roman değil
Ölümünden sonra defterlerinden toplanmış parçalı bir metin
Kısaca
Altında gördüğün farklı isimler:
Farklı “benlikler” (heteronimler)
Metnin ait olduğu taslak / kaynak / editör notları
"İnsan kendisi gibi olamadığı bir yerde “var” olabilir mi?" "Aşkı koşullara bağlı olarak öğreniriz: Yapmanı istediğim şeyi yaparsan seni severim, seni kontrol etmeme izin verirsen seni severim." "Aşk, hayattır ve kendini pek çok farklı şekilde gösterir." İnsanın kendi olması, olduğu…devamı"İnsan kendisi gibi olamadığı bir yerde “var” olabilir mi?"
"Aşkı koşullara bağlı olarak öğreniriz: Yapmanı istediğim şeyi yaparsan seni severim, seni kontrol etmeme izin verirsen seni severim."
"Aşk, hayattır ve kendini pek çok farklı şekilde gösterir."
İnsanın kendi olması, olduğu gibi görünmesi, yaşaması ne kadar zor hele de bir kadın olarak ve neden güzelim sevgi hep bir yerden sonra pranga olup çıkar oysa hayat çok kısa belki sadece 8 saniye...
Bir yandan çok klasik bir yandan farklı bir filmdi benim için.