"Bir yaz günü, gün batımında uzun gölgenize bakarak küçük adımlarla yürümeye benziyor Barış Bıçakçı'nın romanlarını okumak. Kısa kısa bölümler, her biri birbirini takip eden kısacık hikâyelere benziyor. Kısa cümlelerle çok şey anlatmak... Bunun duayeni gibi Bıçakçı. Sinek Isırıklarının Müellifi romanında…devamı"Bir yaz günü, gün batımında uzun gölgenize bakarak küçük adımlarla yürümeye benziyor Barış Bıçakçı'nın romanlarını okumak. Kısa kısa bölümler, her biri birbirini takip eden kısacık hikâyelere benziyor. Kısa cümlelerle çok şey anlatmak... Bunun duayeni gibi Bıçakçı. Sinek Isırıklarının Müellifi romanında başkarakter Cemil; rüyalarla gerçek hayatı iç içe koyuyor. Herkes her şeyin farkında ama bir şey yapmıyor gibi. Sıradan bir hayat ve sıradan telaşlar... Damlatan banyo tavanı kadar sıradan. Roman, Cemil'in yazdığı romanının basılıp basılmayacağı sorunuyla başlıyor. Bu soruya yanıt bulamıyoruz ama hiç önemli değil."
Olan olduktan sonra ufacık bir detayda hüngür şakır ağladım. Yazarın dili çok hoş ve akıcıydı. Reading slump’taysanız okunur. Ve geçirdiğim dönem itibariyle beni duygusal yönden bayağı etkiledi. Tek eleştirim, yazar ipucu şeklinde vermesi gereken hikayenin gidişatına dair bazı şeyleri çok…devamıOlan olduktan sonra ufacık bir detayda hüngür şakır ağladım. Yazarın dili çok hoş ve akıcıydı. Reading slump’taysanız okunur. Ve geçirdiğim dönem itibariyle beni duygusal yönden bayağı etkiledi.
Tek eleştirim, yazar ipucu şeklinde vermesi gereken hikayenin gidişatına dair bazı şeyleri çok açık vermiş. Belki de ne geleceğini bilip bunla ızdırap çekmemizi isteyerek bilerek yapmıştır. Saygım artar öyleyse.
Spoiler içeriyor
“Jedes herz ist eine revolutionare zelle.” (Her yürek, devrimci birer hücredir.) İzleyeli bayağı oldu. Absolute cinema🙌 “Eğitmenler” diye kendilerini adlandırdıkları ve sadece zenginleri korkuttukları konsept çok güzeldi. Yine de gecenin bir yarısı rastgele bir mahallede dolaşırken Jule’un hayatını mahveden bir…devamı“Jedes herz ist eine revolutionare zelle.”
(Her yürek, devrimci birer hücredir.)
İzleyeli bayağı oldu. Absolute cinema🙌
“Eğitmenler” diye kendilerini adlandırdıkları ve sadece zenginleri korkuttukları konsept çok güzeldi. Yine de gecenin bir yarısı rastgele bir mahallede dolaşırken Jule’un hayatını mahveden bir zengini bulmaları gerçek dışı geldi. Eyleminiz çok mantıklı, iyi güzel fakat Jan, Jule’un baştan savma tavırlarına eşlik ederken hem öfkelendim hem de gerildim. Bir şey olacağı belliydi.
Hardenberg’i kaçırdıktan sonra bocalamaları ve sonunda bundan bir şey elde edememeleri (amaç kaçırmak olmasa da) ve onun yerine TV yayınlarını kesip eylem yapmaya yönelmeleri bana eylem çeşitliliğimizi sorgulattı.
Bir de Hardenberg nasıl eski azılı bir komünist çıktı aklım almıyor? Şunu diyebilirdi: Yav tamam gençler, ben de gençken sizin gibi düşünüyordum. Adam örgüt lideri yardımcısı çıktı. Bu da gerçekdışıydı bence. Hayata bakış açımız veya çabamız zamanla değişiyor tabi ki ama bu denli değişiyorsa birinin fikri o kişi kaypaktır (fikri değiştiğinden değil, çabalamayı ve inanmayı bıraktığından), gerçi kaypaklığını da filmin sonunda gördük.
Ha bir de kapitalist ahlakımı tetikledi.
Ergun gittikten sonra eski zevki kalmadı belki, bir yerden sonra ilk bölümlerin tadı kaçtı eminim ama buna neden olan şey tam olarak neydi bilemiyorum :/ birçok kişi sezon sezon uzadıkça saçmaladılar ve komikliği içtenliği bir şey gitti diyor ama bence…devamıErgun gittikten sonra eski zevki kalmadı belki, bir yerden sonra ilk bölümlerin tadı kaçtı eminim ama buna neden olan şey tam olarak neydi bilemiyorum :/ birçok kişi sezon sezon uzadıkça saçmaladılar ve komikliği içtenliği bir şey gitti diyor ama bence ilk sezonlar falan da öyle acayip komiklikten karın ağrıtır bir hali yoktu. Sorun cidden Ergun’un ayrılmasında olabilir! keşke tekrar yeni bir dizi çekilse sadece Ergun ve Nazlı’nın olduğu… yemin ederim parası neyse netflix vs. her nerede olursa olsun üyelik bile alırım…
Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek... tek başına... özgür olmak... dünyaya kendi gözlerinle bakmak... sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak... bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak... ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek, isteyince ay’a bile gidebilmek.…devamıAma şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek...
tek başına...
özgür olmak...
dünyaya kendi gözlerinle bakmak...
sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak...
bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak...
ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
isteyince ay’a bile gidebilmek.
başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.
Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?