Sanat metafiziğinde Dionysosçuluk vardır, Apollonculuk ise daha çok kültür kurucu olarak mitosa yöneliktir. Dionysosçu kişilik yapısı sosyal yaşamın dinamizmine yönelik iken bilime hitap eder ve “Yaşam bilinmeye değer” der, Apolloncu kişilik yapısı ise yaşamın gündelik hengâmesinden kopuk, münzevi bir biçim…devamıSanat metafiziğinde Dionysosçuluk vardır, Apollonculuk ise daha çok kültür kurucu olarak mitosa yöneliktir. Dionysosçu kişilik yapısı sosyal yaşamın dinamizmine yönelik iken bilime hitap eder ve “Yaşam bilinmeye değer” der, Apolloncu kişilik yapısı ise yaşamın gündelik hengâmesinden kopuk, münzevi bir biçim olarak Cioran’ın da dediği gibi “Dünya bilinmeye değer değildir” şeklindedir. Apollonculuk olan tragedya ile kültür kuramı gelişti, tragedyanın yok oluşu ile müzik icat edildi ve Dionysosçu biçim gelişiverdi. Bu kitabı okumadan önce Yunan mitolojisine belirli oranda hakim olmanız ve Apollonçulukla Dionysosçuluğun arasındaki farkları bilmeniz gerekir, aksi takdirde kitabı hiç anlayamazsınız. Üstelik bu kitap Friedrich Nietzsche’nin ilk kitabıdır.
Güneş bile doğup bu karanlık dünyayı aydınlatıyorsa sırf karanlık boğdu diye neden vazgeçeyim çiçek açmaktan Belki gökyüzü geceleri karanlık ama zayıf da olsa aydınlatıyor yıldızlar ve ay İyi insanlar hala var görünmüyor da olsalar İyi insanlara ulaşabilmek hep beraber çiçek…devamıGüneş bile doğup bu karanlık dünyayı aydınlatıyorsa sırf karanlık boğdu diye neden vazgeçeyim çiçek açmaktan
Belki gökyüzü geceleri karanlık ama zayıf da olsa aydınlatıyor yıldızlar ve ay
İyi insanlar hala var görünmüyor da olsalar
İyi insanlara ulaşabilmek hep beraber çiçek açmak dileğiyle
Öyle bir hayat yaşadım ki Cenneti de gördüm cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de Bazıları seyrederken hayatı en önden Kendime bir sahne buldum oynadım Öyle bir rol vermişler ki Okudum okudum anlamadım Kendi…devamıÖyle bir hayat yaşadım ki
Cenneti de gördüm cehennemi de
Öyle bir aşk yaşadım ki
Tutkuyu da gördüm pes etmeyi de
Bazıları seyrederken hayatı en önden
Kendime bir sahne buldum oynadım
Öyle bir rol vermişler ki
Okudum okudum anlamadım
Kendi kendime konuştum bazen evimde
Hem kızdım hem güldüm halime
Sonra dedim ki "söz ver kendine"
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin
Uçmayı seviyorsan, düşmeyi de bileceksin
Korkarak yaşıyorsan, yalnızca hayatı seyredersin
Öyle bir hayat yaşadım ki, son yolculukları erken tanıdım
Öyle çok değerliymiş ki zaman
Hep acele etmem bundan,
Anladım...
Herkes bu diziyi küçükken ailesi ile vs izlemiş. Bizde kanal 7 pek açılmazdı, ilk kez ve baştan sona izledim. Kur'an'da tek parça olarak anlatılan, ahsenü'l kısas olan Hz. Yusuf(as) hikayesi. Akhenaton kısmı dışında gayet güzeldi. Gerçekte Hz. Yusuf döneminde yaşadığı…devamıHerkes bu diziyi küçükken ailesi ile vs izlemiş. Bizde kanal 7 pek açılmazdı, ilk kez ve baştan sona izledim. Kur'an'da tek parça olarak anlatılan, ahsenü'l kısas olan Hz. Yusuf(as) hikayesi. Akhenaton kısmı dışında gayet güzeldi. Gerçekte Hz. Yusuf döneminde yaşadığı kesin değilmiş. Bir de, son sahnede Hz. Yakup ile Hz. Yusuf'un kavuşma anı anlamsız şekilde gösterilmiş. Koca peygamber yerlerde yuvarlanıyor falan. Ne alaka? Züleyha annemizin sahneleri ve dönüşümünü de çok beğendim. Beşeri aşktan ilahi aşka ulaşma yolu.. Oynayan kadın fazla estetikli ama neyse :)
Son yıllarda sürekli bir acele ve telaş içindeymişiz gibi hissediyoruz. Sanki hiçbir şeye tam olarak yetişemiyor, istediklerimizi de dilediğimiz gibi gerçekleştiremiyoruz. Üstelik bir hedefe ulaştığımızda bile durup onun mutluluğunu yaşamaya, kutlamaya fırsat bulamıyoruz. Acaba bunun nedeni ne olabilir?
canavar güreşlerinin yapıldığı bir evrende babasının izinden gidip büyük bir antrenör olmak isteyen başrol kızımız ile asla babası gibi büyük bir şampiyon olamayacağını düşünen bir canavarın sıradışı hikayesi
Bazen hayatımızdan o kadar sinir bozucu insanlar ölüyor ki aşağalık insanlar ve bazen içinden bağırmak geliyor ve ama bağıramıyor susup kalıyor işte sessizce kalıyor.İçimde öyle bir sınır var ki yoruldum bu hayattan daha doğrusu herşeyden yoruldum nefret ediyorum hayattan insanlardan…devamıBazen hayatımızdan o kadar sinir bozucu insanlar ölüyor ki aşağalık insanlar ve bazen içinden bağırmak geliyor ve ama bağıramıyor susup kalıyor işte sessizce kalıyor.İçimde öyle bir sınır var ki yoruldum bu hayattan daha doğrusu herşeyden yoruldum nefret ediyorum hayattan insanlardan nefret ediyorum.Herkesten nefret ediyorum.Yoruldum böyle bir hayattan.
Chainsaw man, look back gibi animelerin mangakası tatsuki fujimoto'nun 17-26 yaşları arasında çizdiği 8 tane one shoot manga hikayesinin animeye dönüştürülmüş hâli. Tekrar söylüyorum 17-26 yaş arasında yaptığı one shoot'lar, yani 17 yaşında yazdığı bir hikaye de var o yüzden…devamıChainsaw man, look back gibi animelerin mangakası tatsuki fujimoto'nun 17-26 yaşları arasında çizdiği 8 tane one shoot manga hikayesinin animeye dönüştürülmüş hâli. Tekrar söylüyorum 17-26 yaş arasında yaptığı one shoot'lar, yani 17 yaşında yazdığı bir hikaye de var o yüzden bu animeyi izlemeye karar verirseniz beklentinizi yüksek tutmayın. Bu anime nasıldı benim düşüncelerime gelecek olursak çoğu bölüm iyiydi diyebilirim. Aşırı iyi değildi ama yinede iyiydi. Hikaye kısmında fujimoto yaratıcılığını konuşturup zaten her zaman nasıl bir kafa yapısında olduğunu yansıtıyordu, bu animelerde işlediği temaların birçoğunu zaten en popüler eseri olan chainsaw man'de katbekat gelişmiş olarak işledi. Görsel olarak ise farklı animasyon stüdyoları farklı tarzlarda yaparak fakat aşırı da farklı yapmayarak güzel bir iş ortaya koymuşlar. İzlemezseniz bir şey kaybetmezsiniz ama izlerseniz çok da bir zaman kaybı olmayacaktır, günümüzün en iyi mangakalarından biri olan tatsuki fujimoto'nun kafa yapısı nasılmış görmüş olursunuz. Bu animeyi izlemenizi tavsiye ederim.
7/10
Duygularımı o kadar çok bastırmışım ki Artık herhangi bir durum da nasıl bi duygu içerisinde olacağımı kavrayamıyorum Bu durum muhtemelen çocukluk zamanında baskıcı bir aile de büyümenin sonuçları olabilir Mutlu olmam gereken yerde sıkılıyor Üzülmem gereken yerde umursamıyorum Duygusal hormonların…devamıDuygularımı o kadar çok bastırmışım ki
Artık herhangi bir durum da nasıl bi duygu içerisinde olacağımı kavrayamıyorum
Bu durum muhtemelen çocukluk zamanında baskıcı bir aile de büyümenin sonuçları olabilir
Mutlu olmam gereken yerde sıkılıyor
Üzülmem gereken yerde umursamıyorum
Duygusal hormonların sonucunda ortaya çıkan sevgi denilen şey gözümde anlamsızlaşıyor.
Ne hissedeceğimi, ne yapacağımı karar veremiyorum
Artık kendimi kendim bile kontrol edemiyorum
Bunun bana ya da etrafımda ki insanlara nasıl sonuçlar doğuracağını bilmiyorum
Ama iyi bir şeyler olmayacağını biliyorum
Bunun sonuçlarında ne hissedeceğimi bilmiyorum ama çok ta umursadığımı düşünmüyorum.
Asıl beni endişelendiren de bu sanırım. Ne olacağını artık kestiremiyorum...