Sözler söylenmiş, sabır taşmış, gün gelmiş, gün görmüş ve gün geceye karışmış. Şimdi karmaşa hakimmiş varlığına. Öyleyse biraz daha karıştıralım dünyayı. Çivi çiviyi söker neticede.
“Hem yürüyor, hem şarkı söylüyordum. Neşeli olduğum zamanlar, sevincini paylaşacak dostu, ahbabı olmayan kimsesiz her mutlu insan gibi ben de mutlaka bir şeyler mırıldanırdım.” beyaz geceler
Öncelikle natasha lyonne var diye açmıştım filmi ama yani sardı yemek yerken veya bişeylerle uğraşırken izlemelik ve kullanılan şarkılarında son zamanlardaki popüler şarkılardan seçilmesi çok hoşuma gitti izlerken bi keyif verdi puanı neden düşük anlamadım vaad ettiğini veren bir film…devamıÖncelikle natasha lyonne var diye açmıştım filmi ama yani sardı yemek yerken veya bişeylerle uğraşırken izlemelik ve kullanılan şarkılarında son zamanlardaki popüler şarkılardan seçilmesi çok hoşuma gitti izlerken bi keyif verdi puanı neden düşük anlamadım vaad ettiğini veren bir film olmuş ben sevdim
✍🏻 Hapishane şartları suçlar için gerekli bir ceza mıdır yoksa yeni potansiyel suçlular mı ortaya çıkarır? 𝙼𝚎𝚛𝚑𝚊𝚋𝚊𝚕𝚊𝚛 🙌🏻 Tartışmaya açık bir konu ile geldim. Uzun zamandır böyle yazmıyordum ama şu aralar dönem projem gereği araştırma konum bu ve sizin de…devamı✍🏻 Hapishane şartları suçlar için gerekli bir ceza mıdır yoksa yeni potansiyel suçlular mı ortaya çıkarır?
𝙼𝚎𝚛𝚑𝚊𝚋𝚊𝚕𝚊𝚛 🙌🏻
Tartışmaya açık bir konu ile geldim.
Uzun zamandır böyle yazmıyordum ama şu aralar dönem projem gereği araştırma konum bu ve sizin de düşüncelerinizi merak ediyorum;
🧌Hapishaneler, işlenen suçlar için bir yaptırım ve adaleti sağlama yeridir. Suç işleyen cezasını çeker, mağdur olan taraf mahkum ceza çektiği için hakkını almış olur.
📎𝙰𝚛𝚐𝚞̈𝚖𝚊𝚗-1
Ceza ne kadar sertse, insanlar suç işlemekten o kadar korkar. Yani mahkum haricindeki suç potansiyelinde insanlar, bu yaptırımı görerek o suçu işlemekten vazgeçer.
Toplum düzenini bozan, toplumdan izole edilir ve eski düzene yeniden kavuşulur.
🖇𝙺𝚊𝚛𝚜̧ı𝚝 𝙰𝚛𝚐𝚞̈𝚖𝚊𝚗
Uygulanan bu sert cezalar, mahkumlar üzerinde diğer insanlara karşı ekstra bir nefret ve intikam alma hissi oluşturabilir. Ayrıca birlikte bulunduğu insanlar, adını bile duymadığı suçlarla içeridedir ve o kişinin 'ufkunu açacak' yeni suç yollarını öğrenmesini sağlar. Aynı zamanda, bu kişinin cezası bitip topluma karıştığında adapte olmasını sağlayacak bir mesleki yeterliliği ve psikolojisi yoktur en sonunda en iyi bildiği şeye yönelir ve yeniden suç işler.
📎𝙰𝚛𝚐𝚞̈𝚖𝚊𝚗-2
Hapishaneler rehabilitasyon ve eğitim odaklı olmalıdır. İçeri giren suçlunun suç potansiyeli iyileştirilerek olayı kaynağından çözme ve ceza çekme (özgürlük kısıtlaması) sonrası topluma adapte olması için gereken becerileri kazandırmak gerekir. Bu sayede topluma potansiyel suçlu değil de hayata entegrasyonu sağlanmış bir birey kazandırılır.
🖇𝙺𝚊𝚛𝚜̧ı𝚝 𝙰𝚛𝚐𝚞̈𝚖𝚊𝚗
Hapishane ortamının bu şekilde 'rahat' olması suçlar ve suçlular için caydırıcılıktan uzaktır, sonucundan korkmayan insan suçu rahatlıkla işleyebilir. 3 öğün yemek ve sağlık kontrollerinin yanında beceri kazandırma durumu olması, sokakta yaşamak zorunda kalan insanlar için olumlu bir opsiyon hâline gelir ve suça yönelebilir.
Ek olarak, mağdur taraf karşılığını alamadığı ve istenen ceza sağlanmadığı için tatmin olmaz ve toplumsal huzursuzluk ortaya çıkabilir.
📌Evet, burada asıl merak ettiğim; konunun etik, felsefi ve sosyolojik açıdan ele alındığında nasıl bir sonuca çıktığımız ve sizlerin düşünceleri hangi görüşe yakın?
Yorumlarda tartışmak için bekliyorum 🐣
20 sayfa boyunca unironically 'kediler ve kedileri sevenler mükemmeldir, köpekler ve köpekleri sevenler boktur' temalı yazısından ve yazının içinde türleri 'maymunlar, insanlar, zenciler, inekler' diye saymasından sonra -normalde kelime bile atlamaktan korkan ben- sayfaları atlaya atlaya okumaya başladım. Atlarken bile…devamı20 sayfa boyunca unironically 'kediler ve kedileri sevenler mükemmeldir, köpekler ve köpekleri sevenler boktur' temalı yazısından ve yazının içinde türleri 'maymunlar, insanlar, zenciler, inekler' diye saymasından sonra -normalde kelime bile atlamaktan korkan ben- sayfaları atlaya atlaya okumaya başladım. Atlarken bile ırkçı söylemlerine denk geldim.
Genelde 'yav amca ne anlatıyosun ya' minvalinde okudum ve ne şaşırtıcı ne de yeni şeyler söylüyor. Niçe okuduğu için kendisini düşünür sanan yaşlı adamlardan da bıktım açıkçası.
Yazar, 1919 yılı Mısır doğumlu çeşitli İslam coğrafyalarında öğretim üyeliği yapmış değerli bir akademisyendir. Aynı zamanda kendisine nispeten daha çok tanınan düşünür, yazar Seyyid Kutub’un küçük kardeşidir. Psikoloji, İngiliz Filolojisi üzerine eğitimler almış, İslami araştırma ve incemelerde bulunmuştur. Nasır yönetimine…devamıYazar, 1919 yılı Mısır doğumlu çeşitli İslam coğrafyalarında öğretim üyeliği yapmış değerli bir akademisyendir. Aynı zamanda kendisine nispeten daha çok tanınan düşünür, yazar Seyyid Kutub’un küçük kardeşidir. Psikoloji, İngiliz Filolojisi üzerine eğitimler almış, İslami araştırma ve incemelerde bulunmuştur. Nasır yönetimine karşı verdiği mücadelelerden dolayı yıllarca hapis hayatı yaşamıştır.
Bu eseri ise İslam dünyası için oldukça mühim bir çalışmadır. Zira Müslümanların güncel krizler ve tekrarlayan hezimetler ile çoğu kez karşı karşıya kalma nedenlerinden en önemlisinin, temel dini kavramların düşünce ve eylemde deformasyona uğraması sebebiyle olduğunu safi biçimde açıklamaktadır.
“Bu ümmetin sonu, ancak başının düzeldiği ile düzelir. Önce kavramlar düzeltilecek. Sonra da İslam’ın doğru anlaşılan kavramları üzerine yeni bir yapı oluşturulacak.” düşüncesiyle, kelime-i tevhid, ibadet, kaza ve kader, dünya ve ahiret gibi inancımızın ana başlıklarını Kur’an-ı Kerim rehberliğinde tüm yönüyle ele almakta; saadet asrındanki görkemine kavuşturmak için reçete sunmaktadır. Her Müslümanın bu kavramlar üzerinde yeniden düşünmesi ve gereğince anlamayabilmesi için okunması gerektiği kanaatindeyim.
Ve yazarın açıklamalarına çoğunlukla ayetlerden delil getirmesi ile konuya tam isabet etmesi sanırım bu eserde beni en çok etkileyen kısım oldu. Bir noktada satırlardan sıyrıldım. Farklı, bağımsız perspektiflere taşındım. Kur’an’ın evrenselliği mucizesi, İslam’ın her zerrede muhakkak bir söz hakkı bulunması ve Yaratanın hayatımıza elbette bizden daha vakıf durması… Sarsılmaz bir emniyet, tesirli bir sakinlik getirdi bünyeme. Kader kalemi bize bırakılsaydı kim bilir hayatımız nasıl bir fiyasko olurdu. Yazılmış olan kaderim en güzel kaderdir benim için. Okuduklarımı alemler ötesinde tefekkür ettiren ve kaderimi bana sevdiren Rabbime hamd olsun.
Bir Simulasyon filmi. Sanal gerceklik ve artirilmis gerceklik karisimi aslinda 🤔 gizem ve teknoloji ust seviyede. Bu Kadar teknolojik gorunse bile icine duygusal ve dusunsel olaylar cok guzel entegre edilmis. Son noktada aciklanmayan bir Olay olsa da (spoiler olmasin diye…devamıBir Simulasyon filmi. Sanal gerceklik ve artirilmis gerceklik karisimi aslinda 🤔 gizem ve teknoloji ust seviyede.
Bu Kadar teknolojik gorunse bile icine duygusal ve dusunsel olaylar cok guzel entegre edilmis.
Son noktada aciklanmayan bir Olay olsa da (spoiler olmasin diye Ben de soylemiyorum) izlemesi coook keyifli.
Yorumu buraya Kadar okuduysaniz ilginizi cekmis demektir. O yuzden izlemelisiniz hdhdjd