Spoiler içeriyor
Büyük laflar etmeyen, üç uyumsuz adamın saçma ortaklığını izleten, bittiğinde de insanın yüzünde tatlı bir tebessüm bırakan samimi bir film... "I scream, you scream, we all scream for ice cream!"
Madame Bovary’de aşk ile gerçeklik sürekli birbirine çarpışıyor. Emma için aşk, gündelik hayatın sıradanlığından kurtulmanın, hayatı anlamlı ve tutkulu kılmanın yolu; fakat gerçek aşk, hayal ettiği gibi sürekli heyecan ve tutku taşımıyor. Charles’ın sessiz, sade sevgisi bu yüzden Emma’ya değersiz…devamıMadame Bovary’de aşk ile gerçeklik sürekli birbirine çarpışıyor. Emma için aşk, gündelik hayatın sıradanlığından kurtulmanın, hayatı anlamlı ve tutkulu kılmanın yolu; fakat gerçek aşk, hayal ettiği gibi sürekli heyecan ve tutku taşımıyor. Charles’ın sessiz, sade sevgisi bu yüzden Emma’ya değersiz geliyor; çünkü Emma sevginin sürekliliğinden çok, tutkunun yoğunluğunu arıyor. Her yeni ilişkide hayalindeki aşka biraz daha yaklaştığını sanarken aslında gerçeklikten biraz daha uzaklaşıyor. Bence romanın trajedisi tam da burada: Emma’nın mutsuzluğu aşksızlıktan değil, gerçek aşkı kendi zihninde yarattığı kusursuz aşkın yanında sürekli eksik görmesinden doğuyor.
normalde kacta yatarsam yatayim okul yoksa hicbi guc beni 9da uyandiramaz. dun aksam cok gec yatmama ragmen sabah 9 olmadan uyandim... dun aksamdan beri icimde bi sıkıntı var ve bu beni cok rahatsiz ediyor. en son boyle hissettigimde basima iyi…devamınormalde kacta yatarsam yatayim okul yoksa hicbi guc beni 9da uyandiramaz. dun aksam cok gec yatmama ragmen sabah 9 olmadan uyandim... dun aksamdan beri icimde bi sıkıntı var ve bu beni cok rahatsiz ediyor. en son boyle hissettigimde basima iyi seyler gelmemisti. bu durum bi tik korkutuyor
ÇOK ARARSIN GELİR BAŞINA AKLIN BULAMAZSIN TEPE TEPE KULLANDIN ÇOK ARARSIN GELİR BAŞINA AKLIN BULAMAZSIN BIRAK ZATEN ÖYLE KALSSINNN guncel olarak permaya asigiz
Bir kuryenin gözünden resident evil racoons City ele alinmis ana karakter yerine bizim gibi sıradan birini olması ve oyunun gerici özelliğini taşınmasıyla nokta atışı derim
Ruanda İç Savaşında Etnik Kökenli Bir Grubun Ruanda Oteline Sığınıp Hayatta Kalmaya Çalışmasını Anlatan Bir Film. Sanırım Pek Beklentimi Karşılamadı. Ama Yine De İzlenebilir Olduğunu Düşünüyorum. Bu Filme Puanım 6. "Bir nehirde iki balık kavga ediyorsa, bilin ki oradan az…devamıRuanda İç Savaşında Etnik Kökenli Bir Grubun Ruanda Oteline Sığınıp Hayatta Kalmaya Çalışmasını Anlatan Bir Film. Sanırım Pek Beklentimi Karşılamadı. Ama Yine De İzlenebilir Olduğunu Düşünüyorum. Bu Filme Puanım 6.
"Bir nehirde iki balık kavga ediyorsa, bilin ki oradan az önce uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir."
Spoiler içeriyor
Miyazakinin en sevdiğim filmi. Biraz distopik biraz aksiyon sağlam bir hikaye aradığım her şeyi barındırıyor bu film. Uçak tasarımları harika birde aksiyon sekansları keyifliydi. Bazı animasyon olmayan yapımlar bile bu kaliteyi ortaya çıkartamıyor
Spoiler içeriyor
Kelimelerin Gücü ve Önyargının Duvarları The Great Debaters, ırk ayrımcılığının yoğun olduğu bir dönemde, bir grup öğrencinin münazara üzerinden hem kendilerini geliştirmelerini hem de toplumun onlara biçtiği sınırları aşmalarını anlatan, biyografik atmosferini oldukça başarılı şekilde yansıtan bir yapım. Filmi izlerken…devamıKelimelerin Gücü ve Önyargının Duvarları
The Great Debaters, ırk ayrımcılığının yoğun olduğu bir dönemde, bir grup öğrencinin münazara üzerinden hem kendilerini geliştirmelerini hem de toplumun onlara biçtiği sınırları aşmalarını anlatan, biyografik atmosferini oldukça başarılı şekilde yansıtan bir yapım. Filmi izlerken Denzel Washington'ın neden favori oyuncularımdan biri olduğunu bir kez daha hatırladım. Oyunculuğu, diyaloglar ve dönemin atmosferi birleştiğinde film oldukça canlı bir hâle geliyor.
Filmin en başarılı olduğu noktalardan biri ise diyalogları. Özellikle münazara sahnelerindeki konuşmalar o kadar profesyonel ve yoğun ki, bir noktadan sonra İngilizcemin bu seviyedeki tartışmaları takip etmeye yetmediğini fark edip Türkçe altyazıya geçmek zorunda kaldım.
Filmin görünürdeki konusu münazara olsa da, aslında asıl meselenin ırk ayrımcılığı olması filmi benim için çok daha anlamlı hâle getirdi. Bir insanın kendi seçmediği ten renginden dolayı ayrımcılığa uğraması, bana göre savunulabilecek hiçbir tarafı olmayan bir durum. Özellikle Farmer'ın ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar, ten renkleri nedeniyle hiçbir zaman tamamen normal bir şekilde muamele göremeyeceklerini fark ettiği an oldukça trajikti. Buna karşılık final münazarasında kendi yaşadığı tecrübeyi anlatması, filmin ırkçılık temasına kendi hayatı üzerinden güçlü bir cevap vermesini sağlıyor.
Film aynı zamanda eğitimin yalnızca bilgi edinmekten ibaret olmadığını da gösteriyor. Bu gençlerin sahip oldukları bilgi ve hitabet yeteneği, toplumun onlara biçtiği sınırların dışına çıkabilmelerinin en önemli araçlarından birine dönüşüyor. İnsan bazen fiziksel veya toplumsal gücüyle değil, kendisini ifade edebilme yeteneğiyle karşısındaki duvarları aşabiliyor.
Öznel yorum olarak, The Great Debaters'ın güçlü diyalogları, başarılı oyunculukları ve işlediği ırkçılık temasıyla oldukça etkileyici bir yapım olduğunu düşünüyorum. Özellikle Farmer'ın yaşadığı kırılmanın finalde anlam kazanması, filmin bende en çok iz bırakan taraflarından biri oldu.
İyi seyirler.
Ama ilginç bir duygu keşfetmiştim derinlerimde. Gitme duygusunu. Giderken duyulan hazzı. İnsanlardan kopmanın zevkini. Dünya üzerindeki insanlarin hepsi Kuzey Yarımkürede toplansa sadece ben Güney Yarımkürede kalsam yine de dengenin bozulmayacağını bilmenin zevkini keşfettim. ~Kinyas ve Kayra, Hakan Günday