Spoiler içeriyor
Oldukça havalı bi örümcek adam olduğunu inkar etmek mümkün değil. Ciddi anlamda çok iyiydi! En en sevdiğim şeylerin arasınsa Gwen'ın zekası var çünkü hani Peter kendisini terk etmesine rağmen babasının cenazesinde Gwen kendisini neden terk ettiğini anladı, wow! Çoğu filmde…devamıOldukça havalı bi örümcek adam olduğunu inkar etmek mümkün değil. Ciddi anlamda çok iyiydi! En en sevdiğim şeylerin arasınsa Gwen'ın zekası var çünkü hani Peter kendisini terk etmesine rağmen babasının cenazesinde Gwen kendisini neden terk ettiğini anladı, wow! Çoğu filmde bunun tam aksi olurken Gwen gerçekten zeki olduğunu kanıtladı burda. Ayrıca tatlı ve uyumlu bi çiftler Peter ve Gwen. Bunun yanı sıra bu filmden anladığım bir şey varsa o da bu evrendeki spidermanin kimliğini gizleme isteğinin hiç olmaması. Ha bire herkesin önünde maske çıkarıp duruyor yani!
"Altı Ay Bir Güz", yaşamın son dönemini, hastalıkla geçen bir zaman dilimini ve ölüme yaklaşmayı simgeleyen muhteşem bir eser ismi. Bilge Karasu'nun ölümünden sonra, yayımlanan son eseridir. Bilge Karasu'nun, kitabını tamamlayamayacağını hissedip yayınevine emanet etmesi ve ölümünden sonra yayımlanmasını istemesi,…devamı"Altı Ay Bir Güz", yaşamın son dönemini, hastalıkla geçen bir zaman dilimini ve ölüme yaklaşmayı simgeleyen muhteşem bir eser ismi. Bilge Karasu'nun ölümünden sonra, yayımlanan son eseridir.
Bilge Karasu'nun, kitabını tamamlayamayacağını hissedip yayınevine emanet etmesi ve ölümünden sonra yayımlanmasını istemesi, Bu gerçeği bilmek, Altı Ay Bir Güz'ü okurken her satıra ayrı bir ağırlık katıyor.
"hastane, ciddi bir yerdir. az önce söylendiği üzere, ölümü geciktirmeye çalışanların yeridir orası. sellemehüsselam girilmez. Girmenin haracını vermek gerekir; bu haracın hemen hemen tümü yüz suyudur. ama, yüz suyunun da çeşitleri vardır. hastane, ölümünü geciktirmeye çalışanların, daha doğrusu yazgısının kendisine haksızlık ettiğini düşünüp, bu yazgının ancak değiştirilmek, en azından el katılmakla gerçek yazgı olarak gerçekleşeceğine inananların umut bağladığı, tıp adı verilen gizli dinin, hekimleri, hemşireleri, hastabakıcıları, laboratuvarları, gizemsel bir gizlilik içinde korunan karanlık ya da yarıkaranlık odaları, aygıtları, işçileriyle, sözün kısası, irili ufaklı kulları, rahipleriyle yürütüldüğü yerdir."
Başarılı ve başarısıyla zıt olarak çok az bilinen popülerlikte bir Alper Çağlar filmi. Özellikle final sahnesini başarılı buldum. John Wick ile aynı yıl vizyona girmiş olsa da daha öncesinde vizyonda olması da ekstra etkileyici. Aksiyon sevenler için tavsiye edilebilir.
(spoiler içeriyor sanırım..?) kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan bir anime izlediğime asla pişman değilim çok güzeldi karakterlerin duygularını karakter gelişimlerini o kadar benimsedim ki ama keşke aşk olaylarını bu kadar karışık yapmasalarmış yani her karakterin her karakterle bir…devamı(spoiler içeriyor sanırım..?)
kimin elinin kimin cebinde olduğu belli olmayan bir anime
izlediğime asla pişman değilim çok güzeldi karakterlerin duygularını karakter gelişimlerini o kadar benimsedim ki ama keşke aşk olaylarını bu kadar karışık yapmasalarmış yani her karakterin her karakterle bir geçmişi olması, o karaktere karşı duyguları olması bir zaman sonra sıkıyor bir iki karakter öyle olsa anlarım da hepsi böyle yani
bi de sonu bi tık fazla açık bitmiş bi sonu yok animenin anlayamadım yani
Bu filmi bir Youtuberın önerilerinde görüp izlemiştim ve şahsen pişman olmadım saray entrikaları ve gri ana karakterleri seviyorsanız filme bir şans verebilirsiniz. Yeni tahta çıkan genç krala devlet adamları çin hanedanlığından gelen kraliçeyle bir an önce bir varis yapması ve…devamıBu filmi bir Youtuberın önerilerinde görüp izlemiştim ve şahsen pişman olmadım saray entrikaları ve gri ana karakterleri seviyorsanız filme bir şans verebilirsiniz.
Yeni tahta çıkan genç krala devlet adamları çin hanedanlığından gelen kraliçeyle bir an önce bir varis yapması ve tahtını sağlama alması konusunda baskı uygular ama kral kadınlarla ilgilenmez ve tersine kendisini korumakla görevli askerle sevgilidir.
Kral izin süre varissiz kalınca baskılara dayanamaz ve aklına bir fikir gelir sevgilisi ve kraliçe bir çocuk sahibi olursa hem varış sorunu çözülır hemde sevgilisinin çocuğuna yabancılık çekmez ve ona sevgi besleyebilir ama bu plandan kimse haberdar olmamalıdır ve kraliçeyle sevgilisini bu plana ikna etmelidir ikiside başta kabul etmeseler de sonunda krala karşı gelemezler ve plan uygulanmaya başlar fakat zamanla bu ikilinin arasında bir aşk filizlenir ve bu yeni filizlenen aşktan kralın da haberi olur işte bu noktadan sonra saraydaki dengeler tamamen değişir.
Film çok güzeldi ama +18 bir film bolca erotik sahne var eğer rehatsız oluyorsanız bu sahneleri geçip filmi o şekilde izleyebilirsiniz
takvimler etkisini silinceye dek dünün, daim yengilerimiz ikimize de hüzün. serilince önüne umut gelecek günün, dolaşacak kafamda "bekleyeceğim" sözün.
Spoiler içeriyor
Komşu komşunun külüne muhtaçtır psikopatına değil Gerçek kesit Normal bir film izleyeceğim zannediyordum kesitlerine denk geldiğim de biraz korkacağımı, tramva gibi bir şey kalacağını tahmin edebiliyordum ama bu kadarını beklemiyordum, şu an ki günümüzü izledim resmen, ruhsal durum ve gözümüzün…devamıKomşu komşunun külüne muhtaçtır psikopatına değil
Gerçek kesit
Normal bir film izleyeceğim zannediyordum kesitlerine denk geldiğim de biraz korkacağımı, tramva gibi bir şey kalacağını tahmin edebiliyordum ama bu kadarını beklemiyordum, şu an ki günümüzü izledim resmen, ruhsal durum ve gözümüzün önünde ölen bir beden konu alınmış.
Araya giren narratore sinirlenmiştim ve rızayı destekliyor zannediyordum son rıza'nın dönüşümü tamamlandı diyene kadar benim düşündüğüm adamın psikopata dönüşmesine rağmen hâlâ bir umudu var gibi geliyordu.
Ruhsal dengenin ne kadar önemli olduğunu gördüm. Rıza film de iki kişiyi öldürmüş olsa da kendisi de ölüydü aslında bir çuvala sığacak kemik yığınıyız bizi ayakta tutan çalışan organlarımız ve ruhumuz, ruhsal sağlığımız olmadığı zaman bedenimiz yavaş yavaş ters işliyor.
Rıza o kadar anne kuzusu olmuş ki annesinin öldüğünü bile görmezden geldi ruhunu ve bedenini full annesine bağlamış durumdaydı.
46. Dakikadan sonra ben yoktum. Rıza'nın abisini bıçakladığını abisinin tepkisinden anlamıştım ama her lavaboda ölüsünü gösterdiklerin de içimde ki korku daha arttı.
Serpil ilk camda fark ettiğin de garipsemesi normal ama bu adam günler,haftalar boyunca senin peşindeydi nasıl olur da fark etmezsin, anlamadığım diğer şey bu kadın hiç mi komşuları ile konuşmuyor illaki bir şekilde konu açılır söylenir, herkese afedersiniz deli Rıza, manyak Rıza diye gezinirken aranız da konuşuyorsunuz bari kadına da söyleyin tost tost diye geziniyor rıza ,kadın da hiç sorgulamadı mı? Ya adamı serpilin arkasında görüyorsan uyar git evlen diyeceğine o bakkal sert bir dayağı hak ediyordu. Olan Serpil ve Rızanın abisine oldu. Film temizlikçi'nin serpilin ölüsünü çöp konteynerin de gördüğünde film aslında bir döngü gibi hissettirdi.
Abisi 2 gün kalıp gitti diyorlar ama kimse abisinin gittiğini görmüyor kimse ile vedalaşmadan bir insan neden gitsin özellikle bir de kimseye kırgın değilken.
İnsan sorguluyor, körmüyüm ben yada körmüyüz biz diye
Acı olanı bunların gerçekte de olması.
Psikopat olduğundan şüphelendiğimiz insanlardan lütfen uzak duralım ne serpil gibi kadınları ne de rızanın abisi gibi erkeklerin bir psikopata kurban gitmesine hiç bir zaman olumlu bakmayacağım bakılmaz da
8/10
Yaz geldiği için tekrar izlediğim bir dizi daha.. Konusu güzel bence ama kısa sürdüğü için son bölümler aceleye getirilmiş ama çıtır çerez az bölümlü renkli bir türk dizisi boş vaktiniz varsa izleyin... 16.07.2026 -18.06.2026 Bitti...
📌 Black Mirror’ı yeni bitirdim ve gerçekten birçok bölümün bitiminde insana soğuk duş aldıran, şok etkisi yaratan bir yapım izledim. Bizler şu an var olan teknolojiyi bilim insanları veya mühendisler nasıl düşünmüş, nasıl yapmış diye şaşırırken, bu dizide aklımızın ucundan…devamı📌 Black Mirror’ı yeni bitirdim ve gerçekten birçok bölümün bitiminde insana soğuk duş aldıran, şok etkisi yaratan bir yapım izledim. Bizler şu an var olan teknolojiyi bilim insanları veya mühendisler nasıl düşünmüş, nasıl yapmış diye şaşırırken, bu dizide aklımızın ucundan bile geçmeyecek bir sürü dahiyane, yepyeni teknoloji fikri görüyoruz. İnsan izlerken "Demek ki bu teknolojiyi üreten beyinler bu şekilde düşünüyor" demekten kendini alamıyor. Üstelik dizi, izleyiciyi tatmin etme kaygısı kesinlikle taşımıyor; ters köşe oluyorsunuz, ekran başından tatmin olmamış şekilde ayrılıyorsunuz. İstediğimiz pembe sonları değil, tamamen gerçek hayatta olabilecek acımasız sonları veriyor. Bir karakter tamamen iyi biriyken koşullar onu kötü bir şey yapmaya zorluyor ve biz kurtulmasını beklerken hayatı kayıyor; bu gerçekçilik de dizinin çarpıcılığını hat safhaya çıkarıyor.
📌 Black Mirror, sadece yapay zekadan veya ileri teknolojiden söz etmiyor; o parlak ekranların arkasına saklanmış insan doğasını ve sistemin çürümüşlüğünü yüzümüze vuruyor. Siyasetçilerin çıkarları uğruna düştüğü acizliği, politikanın iki yüzlülüğünü ve toplumdaki o onaylanma, en iyi olma kaygısının insanı nasıl robotlaştırdığını anlatıyor. "Sosyal linç" dediğimiz klavye arkası canavarlığının gerçek bir hayata mal olabileceğini gösterirken, sosyal medyada eleştiri adı altında savurduğumuz acımasız yorumların arkasındaki yıkımı hiç düşünmediğimizi hatırlatıyor. Ebeveynlerin çocukları üzerindeki boğucu kontrolünün yarattığı hasarlara, her anı dijital olarak kaydedip geçmişi deşme takıntımızın ilişkileri nasıl zehirlediğine değiniyor. Sistem elimize güç verdiğinde dün acımasızca eleştirdiğimiz şeyin ta kendisine dönüştüğümüzü, internetteki gizli hatalarımızın ifşa olma korkusuyla nasıl birer köleye dönüşebileceğimizi açıkça sorgulatıyor.
📌 Teknolojinin getirdiği "insanları dijital olarak engelleme" ve hayatından silme kolaylığının gerçek dünyada nasıl büyük trajedilere ve kopukluklara yol açabileceğini gösteriyor. İnsan bilincini kopyalayıp dijital köleler yaratmanın fiziksel işkenceden daha vahşi bir çaresizlik ürettiğini, gerçek aşkı bulmayı tamamen algoritmalara teslim etmenin ise bizi duygusuzlaştıracağını söylüyor. Sanal gerçeklik dünyasının insanın kendi iç korkuları kadar tehlikeli bir manipülasyon aracına dönüşebileceğine dikkat çekiyor. Hatta askeri teknolojilerle insanların algısını değiştirip vicdan azabı çekmeden savaşmalarını sağlamanın acımasızlığını eleştirirken, eğlence sektörünün de insan acılarını ve travmalarını sadece birer reyting malzemesine dönüştürdüğü o büyük ahlaki çöküşü çok sert bir şekilde yüzümüze vuruyor.
•Sonuç olarak izlediğim en çarpıcı ve gerçekçi bilim kurgu konulu yapım diyebilirim. En beğendiğim bölümleri sıralama zahmetine girmeyeceğim çünkü çok var. Herkese de şiddetle tavsiye ederim.