Sadece gerilim kısmına bakacak olursak iyiydi ama senaryo bence yarım kalmış. Sonunda ne olduğunu anlamadım, bir ruh musallat olmuş o anlaşılıyor ama bence yeterince açık değil. Bir de gerilim daha çok ses efektleriyle yapılmaya çalışılmış gibi, iyi hoş da biraz…devamıSadece gerilim kısmına bakacak olursak iyiydi ama senaryo bence yarım kalmış. Sonunda ne olduğunu anlamadım, bir ruh musallat olmuş o anlaşılıyor ama bence yeterince açık değil. Bir de gerilim daha çok ses efektleriyle yapılmaya çalışılmış gibi, iyi hoş da biraz fazla kafa ağrıttı. İzleseniz de olur izlemeseniz de.
Soysuzlar Çetesi 8.4/10 Quentin Tarantino’dan savaşın ortasında geçen, intikam ve adalet duygusunu farklı bir bakış açısıyla ele alan çarpıcı bir film. Nazi Almanyası’nın karanlık atmosferinde ilerleyen hikaye zekice diyalogları, gerilimi hiç düşürmeyen sahneleri ve unutulmaz karakterleriyle öne çıkıyor. Özellikle Hans…devamıSoysuzlar Çetesi 8.4/10
Quentin Tarantino’dan savaşın ortasında geçen, intikam ve adalet duygusunu farklı bir bakış açısıyla ele alan çarpıcı bir film. Nazi Almanyası’nın karanlık atmosferinde ilerleyen hikaye zekice diyalogları, gerilimi hiç düşürmeyen sahneleri ve unutulmaz karakterleriyle öne çıkıyor. Özellikle Hans Landa karakterinin soğukkanlılığı ve oyunculuk performansı filmi bambaşka bir seviyeye taşıyor.
Savaş, gerilim, kara mizah ve intikamın ustalıkla harmanlandığı, kendine has tarzıyla akılda kalan bir yapım. Her sahnesi aksiyon dolu olmasa da yarattığı gerilim ve güçlü oyunculuklarıyla izlemeye değer.
Korku, insanın yüzünde saklayamadığı tek şeydir..
Spoiler içeriyor
Stephen King eserini bir dizi de izliyoruz. Ben Carrie’yi çok sevdim. Karakteri, kibarlığı, insanlığa olan inancı ile 13-14 yaşlarında bir kız çocuğu. Babasını kaybettiği için okula gönderilmeye karar veriliyor. Daha öncesinde annesi yüzünden hep evde eğitim almış. Annesi baskıcı, dine…devamıStephen King eserini bir dizi de izliyoruz. Ben Carrie’yi çok sevdim. Karakteri, kibarlığı, insanlığa olan inancı ile 13-14 yaşlarında bir kız çocuğu. Babasını kaybettiği için okula gönderilmeye karar veriliyor. Daha öncesinde annesi yüzünden hep evde eğitim almış. Annesi baskıcı, dine bağlı her şeyden kızını uzak tutmak isteyen bir anne. Kızına Regl kavramından bile bahsetmemiş kızı okulda regl oluyor. Zorba arkadaşları bunu kayıt altına alıyor. Bilmediği için okulda çok fazla bir şekilde akran zorbalıgına ugruyor. Okulun ilk gününde okula saldırı olur korkusuyla tatbikat yapılıyor. Carrie her şeye yabancı ve çok zorluk çekiyor. Okul ortamı, zorbalıklar dizide o kadar güzel ele alınmış ki. Chris karakterinin aile içi boşanma ve iflas sürecinden dolayı dönüştüğü vahşi karakter, kızıl carrie adlı açtığı sosyal medya vb şeyler yüzünden öğretmenlere tehdite, intihara, aile içi şiddete kadar uzanan bu durumlar karşısında Carrie olaylara karşı farklı tepkiler verdiğini ve telekinezi ile bazı şeyleri yönetebildiğini görüyor. Burada bilim kurgunun işin içine girmesi ve yanında gördüğü hayali arkadaşı Emalieanne ile beraber gücünü daha da arttırarak annesinin baskısına da hakimiyet kurmaya başlıyor. Okulda sosyal medya hesabının kurucusu ortaya çıkınca da isyanlar ve okulda pek çok kavga yaralanma yaşanıyor. Hepsine şahit olan Carrie umudunu kaybetmek istemiyor ve yıl sonu balosu ile bunu telafi edebileceklerini düşünüyor. Ama annesi kızını yönetemediğini fark edip bu duruma sahip gruplardan yardım almak istiyor. Bazen annesi kızı korumak için evden çıkarmadı diye düşünsem de annesi ve katı tavrı, ilkeleri hiç hoşuma gitmedi. Neyse daha sonrasında balo da kanlı başlıyor. Chris yine iş başında bir kova domuz kanını Carrie’nin başından aşağı döküyor ve olanlar oluyor. Carrie’nin peşindeki grup, silahlı saldırılar, Carrie ve gücünün herkese zarar vermesi. Balodaki 200 kişinin ve fazlasının ölmesi ile başlangıç ve bitiş yapıyor dizi. Sorgu sahnelerinin başrolü ise carrie’den kurtulmak isteyen grup oluyor. Carrie ise bu olaylarda gelip annesine sığınırken annesi onu öldürmeye çalışıyor ve Carrie ve Ameliena beraber kaçıyor. Onun da hayali arkadaş değil astral seyahat yapan birisi olduğunu görüyoruz. Her bölümün başında tarihteki ve geçmişteki telekinezi ile uğraşan kişilerden bilgiler veriyor. Ve bu son bölümde Carrie’nin peşindeki kadın ve Amellieane arasındaki ilişkiyi görüyoruz. 8 bolumdur yanında olan bu kızın da aynı şeyleri yaşayıp evden kaçtığını düşünüyorum. Çünkü grubun başındaki kadının da aynı durumdan muzdarip bir kızı olduğundan bahsedildi. Sonuca gelirsek. Carrie benim için çok masum bir karakter ve bunların hiçbirisini hak etmedi.
"Ben belki de aşkın yanında, küçük şeyleri fark ede ede delirdim. Kimsenin takmadığı şeyleri takarak kafama, sonunda sıyırdım yarım aklımı da. Evet evet, sadece aşktan delirmediysem böyle olmuş olmalı." ~Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler~
Spoiler içeriyor
Andy hapishaneyi bile güzelleştirdi. Zamanla ve zor şartlarla belki ama olsun, sonuç güzeldi. İşlemediği bir suç yüzünden müebbet alıp girdiği yeri daha "insancıl" bir hâle getirme çabası; içinde hapsedilemeyecek özgürlüğü, umudu, zekâsı... Ayrıca Brooks, üzdün.😭 Red ile buluştuklarını göreceğimizi düşünmemiştim.…devamıAndy hapishaneyi bile güzelleştirdi. Zamanla ve zor şartlarla belki ama olsun, sonuç güzeldi. İşlemediği bir suç yüzünden müebbet alıp girdiği yeri daha "insancıl" bir hâle getirme çabası; içinde hapsedilemeyecek özgürlüğü, umudu, zekâsı...
Ayrıca Brooks, üzdün.😭 Red ile buluştuklarını göreceğimizi düşünmemiştim. Muğlakta bırakırlar sanıp ağlıyordum ki buluştular. 🥺🥺🥺🥺🥺🥺🥺
İlk defa Arınma Gecesi'nin bir filmine yorum yapıyorum bundan dolayı ilk olarak şunu söylemek istiyorum: insanların her türlü suçu işlemesinin serbest olduğu bir gün fikri, çok önü açık bir fikir. Ben bu seriyi izlemeye bayılıyorum ama tüm filmlerinde giriş, gelişme,…devamıİlk defa Arınma Gecesi'nin bir filmine yorum yapıyorum bundan dolayı ilk olarak şunu söylemek istiyorum: insanların her türlü suçu işlemesinin serbest olduğu bir gün fikri, çok önü açık bir fikir. Ben bu seriyi izlemeye bayılıyorum ama tüm filmlerinde giriş, gelişme, sonuç aynı. Bence tadında bırakılmalıydı.
Ana fikir açısından dini dinden soyutlaştırmış insanların burnunu sokmadıkları bir şey yok zaten.
Serinin tüm filmlerini seviyorum.
Art arda izlemek yerine boş zamanda yalnızca bir tanesini izleyebilirsiniz.
Calvino'nun okuduğum ilk eseri.Palomar, hayatla bütünleşmiş bir karakter, o masayı görürken masanın kendisi olmayı benimsemiş dersem yanlış ifade etmiş olmam. Varoluşçu yaklaşıma güzel bir bakış açısı,sevdim.