Film muhabbetti yapabileceğim bir grup var mı bildiğiniz ösösösöösösösösösösösöösösösöösösçsösçsösçsççsösösçsösöçsçsösöaööaöaöaöaçaçaööaçaöaçaöaöaçaöçaçaçsççsçsçsçsçsçösçsçsçsç
Sil Baştan 8.3/10 Joel ve Clementine, yaşadıkları ilişkinin ardından birbirlerini ve birlikte yaşadıkları tüm anıları hafızalarından sildirmeye karar verirler. Fakat anılar silindikçe Joel, aslında kaybetmek istemediği şeyin ne olduğunu fark etmeye başlar. Sil Baştan, klasik bir aşk filmi gibi başlayıp…devamıSil Baştan 8.3/10
Joel ve Clementine, yaşadıkları ilişkinin ardından birbirlerini ve birlikte yaşadıkları tüm anıları hafızalarından sildirmeye karar verirler. Fakat anılar silindikçe Joel, aslında kaybetmek istemediği şeyin ne olduğunu fark etmeye başlar.
Sil Baştan, klasik bir aşk filmi gibi başlayıp zamanla çok daha derin bir hikâyeye dönüşüyor. Aşkı sadece mutluluk ve güzel anlardan ibaret göstermiyor kırgınlıkları, pişmanlıkları, acıları ve buna rağmen birini sevmeye devam edebilmenin ne anlama geldiğini sorgulatıyor.
Filmin en güzel taraflarından biri, Kötü anıları silebilseydik gerçekten daha mutlu olur muyduk? sorusunu izleyiciye bırakması. Çünkü bazen unutmak istediğimiz acılar bile bizi biz yapan parçalar hâline gelebiliyor.
Anılarımızı silmek, onları hiç yaşamadığımız anlamına gelmez..
Gerilimi yüksek, kötü enerjisi (frekansı) yüksek bir filmdi. İzlerken gerildim fakat filmden keyif alamadım. İçerisinde beğenmediğim; aşırı (uç) ve iğrençlik barındırdığını düşündüğüm sahneler var. Seveni kadar sevmeyeninde olacağı düşüncesindeyim, ben sevmeyen taraftayım. Hiç tavsiye edebileceğim bir film değil, umarım bu…devamıGerilimi yüksek, kötü enerjisi (frekansı) yüksek bir filmdi. İzlerken gerildim fakat filmden keyif alamadım. İçerisinde beğenmediğim; aşırı (uç) ve iğrençlik barındırdığını düşündüğüm sahneler var. Seveni kadar sevmeyeninde olacağı düşüncesindeyim, ben sevmeyen taraftayım. Hiç tavsiye edebileceğim bir film değil, umarım bu kötülüğü siz yapmazsınız.
hayat tekrardan gözüme iğrenç gözüküyor. Salı günü kendi kendime demiştim ki yaşamayı seviyorum ilk defa ait hissediyorum birine ve bir şehre. Her seferinde böyle oluyor ne zaman gerçekten içten içe mutlu olduğumu kabul etsem ardından hep kötü günler geçiriyorum. Bunda…devamıhayat tekrardan gözüme iğrenç gözüküyor. Salı günü kendi kendime demiştim ki yaşamayı seviyorum ilk defa ait hissediyorum birine ve bir şehre. Her seferinde böyle oluyor ne zaman gerçekten içten içe mutlu olduğumu kabul etsem ardından hep kötü günler geçiriyorum. Bunda da farklı olmadı. Bunu dedikten sonraki iki günü boyunca aşırı berbat hissettim ve hiçbir nedeni yok görünürde. Neyse sonuç olarak düzelicez. Kendimi bildim bileli düzeltmeye çalışıyorum bir şeyleri zaten ama belki de hayat böyle işliyordur bilmiyorum.
Gerçek "Unabomber" olayına dayanan gerilim filmi bugün Netflix'te yayınlandı. Film, Harvardlı matematik dehası Ted Kaczynski'nin kamuoyuna tehdit haline gelip FBI tarafından avlandığı yolculuğu takip ediyor. Evet, o "Jack'in Odası"ndaki Jacob Tremblay.
1899 dizisindeki başrol Aneurin Barnard başroldür diye açtım ama başrolün yakın arkadaşı çıktı. Olsun o da iyiydi. Karakterimiz Yuri, babası ve dedesi Kazak savaşçısı olan aslen Ukraynalı, ressam olmak isteyen bir adam. Sovyet yönetimi Ukrayna’yı işgal edince önce Lenin sonra…devamı1899 dizisindeki başrol Aneurin Barnard başroldür diye açtım ama başrolün yakın arkadaşı çıktı. Olsun o da iyiydi.
Karakterimiz Yuri, babası ve dedesi Kazak savaşçısı olan aslen Ukraynalı, ressam olmak isteyen bir adam. Sovyet yönetimi Ukrayna’yı işgal edince önce Lenin sonra Stalin’in demir yumruğu Kiev ve diğer Ukrayna köylerini açlık ve sefaletle mahvediyor.
Sovyet Rusya ile şimdiki Rusyanın paralelliği vs. doğru bir zamanda izlemiş sayılabilirim.
Ukrayna’daki bize tanıdık Balkan adetleri, kıyafetler, gömülme şekilleri çok ilgimi çekti. O dönemi güzel yansıtmışlar bence. Sınır bölgelerinden kaçış, göçmenleri hatırlatıyor, Suriyeyi. Herşeyin müthiş “ileride” olduğu bir çağda olsak da, insanlık hiç değişmiyor, belki de değişmeyecek. Bunu izlemek, şimdiyle karşılaştırmak güzeldi. Mâna vermek, anlamlandırmak lazım.
Sinematografik olarak da gayet başarılı. Sevdim filmi.
Başroldeki Yuri ile 1899’daki Owen çok benziyor ama Owen daha yakışıklı dkd şimdi farkettim. -şimdi farkettiğim benzerlikleri djdj-
7/10
Romantizmi bir kenara bırakalım; Eski evlerin o kendine has kokusu bir "ruh" değil; nem alan ahşap, tozu hapseden yün halılar ve duvarlara sinen yağlı yemek buharıydı. Bugün evlerin tek tip kokmasının sebebi ise tamamen endüstriyel: * Aynı Kimyasallar: Hepimiz aynı…devamıRomantizmi bir kenara bırakalım; Eski evlerin o kendine has kokusu bir "ruh" değil; nem alan ahşap, tozu hapseden yün halılar ve duvarlara sinen yağlı yemek buharıydı.
Bugün evlerin tek tip kokmasının sebebi ise tamamen endüstriyel:
* Aynı Kimyasallar: Hepimiz aynı MDF mobilyaları, plastik bazlı boyaları ve sentetik kumaşları kullanıyoruz.
* Aynı Deterjanlar: Temizlik malzemelerimiz aynı birkaç dev fabrikanın esanslarından ibaret. Herkesin evi aslında aynı market deterjanı kokuyor.
* Hava Sızdırmaz Yalıtım: Modern binalar nefes almıyor; içerideki hava organik bir birikim yapamayıp basık bir kimyasal karışıma dönüşüyor.
Romantik masallara gerek yok: Evlerimiz ruhunu kaybettiği için değil; aynı malzemelerle yapılıp aynı kimyasallarla temizlendiği için tek tip kokuyor.
Japon korku filmi NEVER AFTER DARK şimdi seçili sinemalarda oynuyor. Stephen King onu "müthiş & ürpertici" olarak nitelendiriyor. Kayıp ruhların öteye geçişine yardım eden gezgin bir medyum, ücra bir evde güçlü bir varlıkla karşılaşır.