19 Temmuz'da bütünlemeye girip, kaldıktan ve moralimi topladıktan sonra başladığım 2026 yaz tatili listem(Okul başlayana kadar yaptım yani tam yaz değil, 21 Eylül'e kadar.): Kitaplar💌 -Yaşlı Adam ve Deniz✔️ -Mars Yıllıkları✔️ -Kırmızı Pazartesi✔️ -Tiamat✔️ -Dil Belası✔️ -Fareler ve İnsanlar✔️ -Genç…devamı19 Temmuz'da bütünlemeye girip, kaldıktan ve moralimi topladıktan sonra başladığım 2026 yaz tatili listem(Okul başlayana kadar yaptım yani tam yaz değil, 21 Eylül'e kadar.):
Kitaplar💌
-Yaşlı Adam ve Deniz✔️
-Mars Yıllıkları✔️
-Kırmızı Pazartesi✔️
-Tiamat✔️
-Dil Belası✔️
-Fareler ve İnsanlar✔️
-Genç Bir Doktorun Anıları✔️
-İçeriden Ölmek 85/250
-Çöle İnen Nur 163/610
-Puslu Kıtalar Atlası
-Gülistan
-İlahi Söz
-Üç Silahşör
-Yıldız Gezgini
-Dublörün Dilemması
Diziler🎈
-Hz. Ömer 31/31✔️
-11 Eylül Operasyonu 14/34
İstediğim yerde miyim? Alakam yok. Ama 2 hafta da yurt dışındaydım, kitaplar açısından kendimi çok suçlu hissetmiyorum. Birkaç tane daha okuyabilirdim de bitti artık, kalanı okul zamanı okurum.
Operasyon da gerçekten çok güzel geçti bu sefer. Devam etmek istediğim çok dizi oldu. Mutluyum Operasyon sonucundan:)
Raf'taki biri de aynı şeyi söylemişti ben de söylüyorum: kitaplıktaki kitapları bitirmeden yeni kitap almak yok. Zaten şu an kitaplık bir dükkan gibi, okumadığım çok kitap var.
Bizi güzel bir sene bekliyor. Okul için heyecanlıyımmm herkes için güzel bir sene temenni ederim💫
Resident Evil serisiyle çocukluğu geçmiş, oyunlarını oynamış, karakterlerini hikayesini tamamen bilen biri olarak şunu söyleyebilirim ki çok beğendim. Şimdi bok atanlar diyecek ki ; neyini beğendin? Alakası yok oyunlarla vs. Evet yok :D zaten olay bu bağımsız bir Resident Evil…devamıResident Evil serisiyle çocukluğu geçmiş, oyunlarını oynamış, karakterlerini hikayesini tamamen bilen biri olarak şunu söyleyebilirim ki çok beğendim. Şimdi bok atanlar diyecek ki ; neyini beğendin? Alakası yok oyunlarla vs. Evet yok :D zaten olay bu bağımsız bir Resident Evil filmi çünkü? Bunu anlamamak için sorunlu olmak lazım bence. Filmdeki Resident Evil olayı sadece Racoon City ve Umbrella Corporation isminin geçmesi. Onun harici çoğu şey, korkutma ve diğer korku yapımlarına bir saygı duruşuydu benim gözümde. Hangi yapımlar derseniz, The Thing, Evil Dead gibi. Oyunlara bile saygı duruşu olduğunu düşünüyorum. The Last of Us ve Outlast gibi. Bunların hepsinden yönetmen Zach Cragger bir şeyler toplamış ve ortaya tarifi ona özgü bir çorba çıkmış. Çorba da lezzetli olmuş. Seyir zevki harikaydı diken üstünde tuttu ve güldürdü. Başroldeki arkadaşın yaşadığı durumlara tepkileri replikleri o kadar doğal ki, bir insan böyle bir gece geçirse ve ekmek parasında olan bir kurye olsan ancak bu tepkileri verebilirdi. Yani başkası belki daha fazla şeyler söylerdi bu karakter iyi bile dayandı olanlara.
Her şey bu kadar basit ve gerçekçi bir şekilde anca böyle güzel anlatılabilirdi diye düşünüyorum. Konu Virüsün yayıldığı gece kuryelik yapan bir arkadaş "sıhhi kurye bu arada yemeksepeti gibi değil" şehirlerarası bir kit teslim etmesi gerekiyor. Bu kadar ve sonrasında o gece yaşadıklarını izliyoruz.
Oyunlarla alakası olan level dizaynı mantığını bilir. Her ne kadar oyunla ve eski yapımlara alakası olmasa da tam bir oyun mantığıyla yapılmış bir film. Karakteri yönetirsin ve ordan oraya gider ya yolunu bir şekilde bulması ve ilerlemesi gerekir. Tam olarak böyle, ek hikaye veya ara sahne yok. Tek karakter ve tek görev. Çekimler inanılmaz iyi özellikle bazen oyunlardaki gibi 3D person veya FPS açısına geçiyor çook hoşuma gitti. Yani adam öyle bir film yapmış ki oyuna da selam var, eski yapımlara da selam var, kendi yorumları da var.
Çoğu kişi linçlemiş ne alaka Resident Evil ile vs diye. Doğru söylüyorlar ama bu linçlik bir durum değil ki? Sen Leonu beklemişsin, Chris i beklemişsin, Ada Wong falan mı gelcekti? Film daha yayınlanmadan önce yönetmen dedi "bu bağımsız bir film" diye.Alice falan mı firlayacaktı bir yerden anlamadım. Oyunlarda Alice diye biri yok mesela? Adam bir evren yaratmaya çalışmamış kendi yorumuyla bir Resident Evil filmi yapmak istemiş ve başarmış. Yaratık tasarımları direkt The Thing mesela ve benim çok hoşuma gitti.
Özetle film bağımsız bir film olarak çok başarılı buldum. Öyle daan diye bitmesi de çok hoşuma gitti. Çünkü kafada bir soru işareti yok olay belli, yaşananlar belli. Çok kafa yormadan izlemeniz gereken bir film. Çerezlik asla değil, seri olmalı mı? Gerek yok. Arada böyle güzel yönetmenlerden ve oyunculardan Resident Evil izlesek hiç fena olmaz. Efektler çok güzeldi, sesler atmosferi çok başarılı buldum.
Sinemada izleyin derim.
11 Eylül Operasyonu ~@tothemoon'un katkılarıyla Hep editlerini gördüğüm bir diziydi, merak ediyordum. Gerçekten değişik bir diziymiş. Sonu ciğerimi yakıcak gibi. Bu arada Tanrı Manrı diyince Kamisama Hajimemashita animesine benzettim♡ İlk bölüme puanım 8/10 Evet, izliycem devamını sanırım.
Spoiler içeriyor
🌻 Çocukluk yuvama girmek azıcık zihin karıştırıcı, uzun zaman önce başlayıp elimden bıraktığım bir romanı alıp doğrudan sonunu okumak gibi. 🌻 Yaşamında bir amaç bul ve ona göre yaşa, derler. Ama bazen, ancak yaşayıp bitirdikten sonra yaşamının bir amacı olduğunu…devamı🌻 Çocukluk yuvama girmek azıcık zihin karıştırıcı, uzun zaman önce başlayıp elimden bıraktığım bir romanı alıp doğrudan sonunu okumak gibi.
🌻 Yaşamında bir amaç bul ve ona göre yaşa, derler. Ama bazen, ancak yaşayıp bitirdikten sonra yaşamının bir amacı olduğunu fark edersin.
🌻 Herkes sevilmek ister, dedi karısı. Sen istemez misin?
Tamam, ama bu ayrıcalığı parayla satın almaya çalışmam.
Khaled Hosseini'nin kitaplarını okumayı seviyorum. Bu kitabı da beğendim. Yazar okuduğum üç kitabında da Afganistan'daki bazı toplumsal olayları çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Bu kitaplarda insanın yüreğini sızlatan bir taraf var ve bu üzücü olaylar sadece Afganistan toplumuna özel şeyler değil. Dünyanın genelinde var olan sorunlar...
Afganistan'da bazı insanlar baskı ve savaşın içinde yaşamaya çalışırken yazar bu yaşanılanları kaleme alarak uyuşmuş zihinleri uyandırmaya çalışıyor. Savaş ve yokluk içinde yaşamak kolay olmadığı gibi bunu dünyaya duyurmaya çalışmakta kolay değil. Okumak isteyenlere önerilir...
Hayatımda izlediğim en sıkıcı filmlerden biriydi, resmen insanın ömrünü törpülüyor. Sanat filmi kafasıyla çekilmiş ama ortada ne akıcı bir tempo var ne de izleyiciyi içine çeken bir bağ. Olaylar o kadar yavaş ve kopuk ilerliyor ki insan kendini sürekli saate…devamıHayatımda izlediğim en sıkıcı filmlerden biriydi, resmen insanın ömrünü törpülüyor. Sanat filmi kafasıyla çekilmiş ama ortada ne akıcı bir tempo var ne de izleyiciyi içine çeken bir bağ. Olaylar o kadar yavaş ve kopuk ilerliyor ki insan kendini sürekli saate bakarken buluyor. Ne karakterlere ısınabiliyorsun ne de anlatılmak istenen o iddialı drama derinden hissediliyor; baştan aşağı zaman kaybı, zor bitirdim.
Filmi yeni bitirme şansım oldu. Çizgi roman tarihinin en tartışmalı hikayelerinden birini beyazperdeye taşımak cesaret işi. Peter Parker’ın sırtındaki o ağır sorumluluk yükünü ve kaçınılmaz yalnızlığını iyi yansıtmışlardı. Karakterin fedakarlık temasını ve çaresizliğini görsellikten ziyade atmosferle hissettirmeyi başarmışlar. Çizgi romandaki…devamıFilmi yeni bitirme şansım oldu. Çizgi roman tarihinin en tartışmalı hikayelerinden birini beyazperdeye taşımak cesaret işi. Peter Parker’ın sırtındaki o ağır sorumluluk yükünü ve kaçınılmaz yalnızlığını iyi yansıtmışlardı. Karakterin fedakarlık temasını ve çaresizliğini görsellikten ziyade atmosferle hissettirmeyi başarmışlar. Çizgi romandaki bazı yerlerin kesilmesi daha iyi olmuş, böylelikle olgun bir dramatik yapıya oturtulması filme büyük artı katmış. Tom Holland, örümcek serisinin en iyi filmiydi.
“Yazmadım seni daha, Sevmeye ayırdım tüm zamanları, Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı. Ben düşünmeye başlayınca seni -Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir- İnan ki dağlar, taşlar, inan ki bulutlar, yağmur ve kar Toprakla su ve gökyüzü, güneş ay…devamı“Yazmadım seni daha,
Sevmeye ayırdım tüm zamanları,
Yazmaya bu yüzden vaktim olmadı.
Ben düşünmeye başlayınca seni
-Ki bu bir önceki düşünmenin sonundan çok öncedir-
İnan ki dağlar, taşlar, inan ki bulutlar, yağmur ve kar
Toprakla su ve gökyüzü, güneş ay ve yıldızlar
Onlar da benimle birlikte
Ve onlar da benim kadar seni düşünürler...
Benim kadar diyemem ama
Yemin ederim onlar da seni özler.
Hep dalgınım bu günlerde
Saati cezveye koyup yumurta tutuyorum,
Bir gün takvime bakmasam yılı unutuyorum.
Aklım başıma gelmiyor, başıma çarpmadan dallar
Yolda yürürken dalıp dalıp gidiyorum.
Nisan'a kaç var diyorum saati sorarken.
Hiç böyle olmamıştım.
Bilenlere sordum; 'aşk bu' dediler!”