Gerçekten harika bir diziydi. Bana çok hitap eden, sürükleyici ve içine çeken, harika işlenmiş bir intikam hikayesi izledim. Sanırım çok uzun zamandır kötü karakter izlerken her bakışımda bu kadar sinirlendiğim bir karakter olmamıştı. Yeon-jin o kadar berbat biri ki, gerçekten…devamıGerçekten harika bir diziydi. Bana çok hitap eden, sürükleyici ve içine çeken, harika işlenmiş bir intikam hikayesi izledim. Sanırım çok uzun zamandır kötü karakter izlerken her bakışımda bu kadar sinirlendiğim bir karakter olmamıştı. Yeon-jin o kadar berbat biri ki, gerçekten izledikçe ondan nefret ettim ama oyuncu karakteri çok iyi canlandırmış. Moon Dong-eun'un sonunda o pisliklerin hepsini birbirine kırdırması ise muhteşemdi!
Zweig okumayalı çok olmuştu. Onu kısa öykü kitaplarıyla sevdim ama sanki bu kitabı Zweig yazmamış gibi farklı bir yazar okur gibiydim böyle masalsı bir anlatım, devrik cümleler ama şiirsel. Shakespeare okuyor gibi oldum bir oturuşta bitecek akıcılıkta. Buradan biri önermişti…devamıZweig okumayalı çok olmuştu. Onu kısa öykü kitaplarıyla sevdim ama sanki bu kitabı Zweig yazmamış gibi farklı bir yazar okur gibiydim böyle masalsı bir anlatım, devrik cümleler ama şiirsel. Shakespeare okuyor gibi oldum bir oturuşta bitecek akıcılıkta. Buradan biri önermişti sağ olsun, çok sevdim bu kitabı da. Gerçekten çok bilinmeyen bir kitabı, neden popüler olmadı anlamadım.
Ünlü bir savaşçının bilmeden kardeşini öldürmesiyle kendi içinde yaptığı yolculukların, hesaplaşmanın hikâyesini bir masal gibi anlatmış Zweig, bazen doğru sandığımız ya da doğru olduğunu düşündüğümüz davranışlar bir başkası için zulümdür. Kendi davranışlarımız hakkında da uyarıcı, düşündürücü bir kitap. Benim gibi gözden kaçırdıysanız okuyunuz.
Zaman sandığımızdan çok daha hızlı akıp gidiyor... Avucumuzda kalan tek gerçek ise o içten kahkahalar ve biriktirdiğimiz anılar. Yarını bekleme; bugün sev, bugün gülümse, bugün kıymet bil. 🌿
Spoiler içeriyor
Mr. Nobody 16.04.26 - 2092'de 118 yaşındaki Nemo Dünya'nın son ölümlüsüdür. Hayatını anlatır ama anlattıkları sürekli çelişir çünkü hepsi farklı olasılıklardır. Her şey 9 yaşındaki Nemo'nun tren garında annesiyle mi babasıyla mı kalacağına karar verememesinden kaynaklanır. Her seçim farklı bir…devamıMr. Nobody 16.04.26 - 2092'de 118 yaşındaki Nemo Dünya'nın son ölümlüsüdür. Hayatını anlatır ama anlattıkları sürekli çelişir çünkü hepsi farklı olasılıklardır. Her şey 9 yaşındaki Nemo'nun tren garında annesiyle mi babasıyla mı kalacağına karar verememesinden kaynaklanır. Her seçim farklı bir hayata ve felakete yol açar. Sonunda her şeyin o çocuğun zihninde yaşandığı anlaşılır, zaman geri sarar ve evren yeniden başlar.
-Satrançta yapılabilecek en iyi hamle, hamle yapmamak olursa buna zugzwang denir. ♟️
Dizinin bende yarattığı etki o kadar fazla ki nereden başlayacağımı bilemiyorum… Yıllar önce, sanırım 2019’du. Instagram’da My Mister’dan bir kesit izlediğimde, o an favori dizim olacağını anlamıştım. Öyle bir dizi ki, yaşanılan dramın içinde kendinizi buluyorsunuz. Yeri geliyor Lee Ji…devamıDizinin bende yarattığı etki o kadar fazla ki nereden başlayacağımı bilemiyorum…
Yıllar önce, sanırım 2019’du. Instagram’da My Mister’dan bir kesit izlediğimde, o an favori dizim olacağını anlamıştım.
Öyle bir dizi ki, yaşanılan dramın içinde kendinizi buluyorsunuz. Yeri geliyor Lee Ji an oluyorsunuz, yeri geliyor Park Dong hoon…
Dizideki karakterlerin derinliği, hayatlarındaki zorluklar ve bunlarla başa çıkma şekilleri kısacası yaşam mücadeleleri beni çok etkiledi. Aile, kardeşlik ve arkadaşlık çok güzel işlenmiş.
My Mister, sadece baş karakterlerin değil, yan karakterlerin de yaşam mücadelesini izleme fırsatı veriyor. Bu da diziyi çok sevmemdeki etkenlerden biri.
Lee Ji-an ve Park Dong-hoon’a gelecek olursam aralarındaki o duygu aşk değil, bambaşka bir bağdı. En güzeli de buydu zaten; çok özeldi.
İzlerken Lee Ji an’a arkadaşlık etmek, acısını paylaşmak ve sorunlarına çözüm bulmak istedim… Dizide onu mutlu ve toparlanmış görmek için resmen can attım.
Park Dong hoon’a gelirsek… Bu rolü asla bir başkası oynayamazmış. Bu kadar rolüyle bütünleşen bir oyuncuyu izlemek harikaydı. Park Dong hoon, gördüğüm en ağırbaşlı, karakterli ve dürüst adamlardan biriydi. Onun sustuğu, alttan aldığı yerlerde onu savunmak istedim. Yaşadığı şeyler karşısındaki tavırları bile onun ne kadar olgun biri olduğunu gösteriyor. Lee Ji an’a yaklaşımı, ona destek oluşu o kadar güzeldi ki…
Dizi boyunca Dong hoon gerçek biri olsaydı da onu daha yakından tanıyabilseydim diye düşündüm. İçinde sakladığı ve bastırdığı duyguları merak ettim…
My Mister’ın, duygusal derinliği olan insanlara bahşedilmiş bir dizi olduğunu düşünüyorum.
🎬 AGATHA CHRİSTİE SEVEN DİALS - YEDİ KADRAN MİNİ 2026 / 1 sezon, 3 bölüm / Ocak 2026 da izledim Her bölüm yaklaşık 60 dakika Türkçe Dublaj Kanal / Nerden izlerim : Netflix / Netflix ,İnternet Puan IMDb : 6.2…devamı🎬 AGATHA CHRİSTİE SEVEN DİALS - YEDİ KADRAN
MİNİ
2026 / 1 sezon, 3 bölüm / Ocak 2026 da izledim
Her bölüm yaklaşık 60 dakika
Türkçe Dublaj
Kanal / Nerden izlerim : Netflix / Netflix ,İnternet
Puan IMDb : 6.2 / Benim : 6.5 ( Agatha hatrına)
Tür: Gizem, kitap uyarlama
İngiliz Yapımı 13+
Yönetmen : Chris Sweeney
Senaryo: Agatha Cristie
Yapımcı: Agatha Cristie
📌 KONU : Agatha Christie'nin eserinden uyarlanan 2026 Netflix dizisi Seven Dials (Yedi Kadran), 1925 İngiltere'sinde, görkemli bir kır evi partisinde gerçekleşen ölümcül bir şaka sonrası ortaya çıkan cinayet gizemini konu alıyor. Zeki ve meraklı aristokrat Leydi Eileen "Bundle" Brent, bu karmaşık suçu ve arkasındaki "Yedi Kadran" adlı gizemli yapılanmayı çözmeye çalışır.
💬 YORUM : Açık konuşayım, dizi “gizem” satıyor ama gizem hissi bir türlü oturmuyor. Hikâye ilerledikçe merak artması gerekirken yer yer kopuyorsun. Karakterler derinliksiz kalmış, kim kimdir çok da umursamıyorsun bir noktadan sonra.
Agatha Christie uyarlamalarında o keskin zekâ halini bulmak epey zor. Zaten epi topu 3 bölüm, yani film olsa daha iyi olurmuş. Sanki romanın ruhu biraz yüzeyde bırakılmış.
Atmosfer ve dönem hissi fena değil ama o da tek başına kurtaramıyor.
🔄 DEVAM / İPTAL
Mini dizi olarak planlandı, tek sezonluk.
🎯 Bunu sevenler şunları da izleyebilir:
• And Then There Were None (çok daha sağlam Christie uyarlaması)
• The Pale Horse
• The Residance
• Young Sherlock ( çok çok daha iyi )
• The Marlow Murder Club
• Sherlock (bu türün bir numarası tek geçerim)
Siz izlediniz mi? İzleyenler varsa yorumlara bekliyorum
Herkese keyifli seyirler
• Bunun gibi dizi ve kitap yorumları için Instagram @eyeofthebook sayfamı takip edebilirsiniz.
Spoiler içeriyor
"Tanrı gerçek olmalı, çünkü sen şeytansın!" "Artık orada yaşayamazdım. Ormanın gölgelerinde daha fazla özgürlük hissettim. Yalnız yaşamanın kendi tehlikeleri var. Ama onlarla daha az korkuyorum..." Kurt Adam Kim? Yoksa Sen misin? Red Riding Hood filminde anlatılan dünya "kurt adam" efsanesi…devamı"Tanrı gerçek olmalı, çünkü sen şeytansın!"
"Artık orada yaşayamazdım. Ormanın gölgelerinde daha fazla özgürlük hissettim. Yalnız yaşamanın kendi tehlikeleri var. Ama onlarla daha az korkuyorum..."
Kurt Adam Kim? Yoksa Sen misin?
Red Riding Hood filminde anlatılan dünya "kurt adam" efsanesi etrafında kurulan bir korku ve inanış sistemine dayanıyor. İnanışa göre her 13 yılda bir, ay ile kızıl gezegenin aynı hizaya geldiği "kanlı dolunay" zamanında kurt adamın ortaya çıkabileceği söyleniyor. Bu dönemde normal dolunayda tehlikenin bedenle sınırlı olduğu, kanlı dolunayda ise kurt adamın lanetinin ruha musallat olduğu inanışı anlatılır; tek bir ısırık bile geri dönüşü olmayan bir dönüşümdür. Bu inanışa göre kurt adam, lanetini bir ısırıkla başka bir insana aktarabilir ve kilise gibi kutsal mekânlara giremez. Ancak köyün asıl korkusu, bu kurt adamın ormanda bir yerde değil, insan kılığına girmiş şekilde aralarında yaşıyor olabileceği ihtimalidir ki Bu doğrudur kurt adam aslında kendi içlerinde tanıdıkları biridir.. Film aynı zamanda Kırmızı Başlıklı Kız masalına bilinçli göndermeler yapar; kırmızı pelerin, orman ve kurt figürü sembolleri taşır ama burada masalın güvenli anlatısı kırılır ve her şey şüpheye dönüşür. Film boyunca zihninizde sürekli şu soru cereyan eder: İnsanları öldürüp, her şeyi talan eden bu acımasız"Kurt adam kimdir?" Gerçekten ormanda saklanan bir yaratık mı, yoksa her gün yüzüne baktığınız, tanıdığınızı sandığınız biri mi? Ve yine kendi kendinize şu soruyu sorarsınız:
Kurt adam kim? Yoksa.. siz misiniz? :)
İlla birini seveceksen; dışını değil, içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever ama sen, görmediklerini seveceksin. Sözde değil, özde istiyorsan şayet; tene değil, cana değeceksin. Mevlânâ Celaleddîn-i Rûmî