Pedagojik formasyon kalkmasına rağmen hala formasyon arayan işverenlerin amacını anlamadım ve benle aynı durumu yaşayan çok tanıdığım var siz hiç bunu yaşadınız mı ?
Diğer filmlere göre daha az midem bulandırıcıydı. John'un diğer filmde gördüğümüz karısıyla geçmişini gördük ve onun "Kurallara" verdiği önem sanki küçük çocuğu eğiten bir ebeveyn gibi. Her şey kurallara uygun olmalı onun mantığında en ufak bir ihlal oyunun bitmesine sebep…devamıDiğer filmlere göre daha az midem bulandırıcıydı. John'un diğer filmde gördüğümüz karısıyla geçmişini gördük ve onun "Kurallara" verdiği önem sanki küçük çocuğu eğiten bir ebeveyn gibi. Her şey kurallara uygun olmalı onun mantığında en ufak bir ihlal oyunun bitmesine sebep oluyor. Büyük ihtimal diğer bölüm dedektifin onla olan geçmişini göreceğiz. Bu film diğerlerine nazaran o kadar gerici ve ne diyeyim yani o heyecan yoktu. Her şey çok sıradan ve sırasıyla gitti. Oklar polise çevrildi hiç beklenmeyecek birinin başının altından çıktı yani kurban bildiğimiz, masum sandığımız yada dışarıdan potansiyeli olmayacağını düşündüğümüz kişilerin aslında ne kadar cani, sadist ve herkeste bir suçluluk potansiyeli olduğunu görüyoruz. Herkesin bir zaafı var bu serinin filmlerinde herkes zaaflarıyla, günahlarıyla sınanıyor ama yine kendi cezalarını kendilerini veriyor. Sanki kuzular kendilerini güdenin çoban olduğunu sanarken kurda yem olmaları gibi. Birazda John acıtasyonu vardı John masum aslında işte hayat şartları onu bu hale getiren etkenler fln. Bu adam düz deli ve cani hayat şartları herkesi yıpratır ama herkes bu kadar ileri seviye manyak ve katil olamaz. Bu birazda onun yaratılışında var sanırım. Kim bilir ilerdeki filmlerde görürüm belki çocukluğunu.
🎬 Spider-Noir 📅 27 Mayıs 2026 🏷️ Suç • Dram • Gerilim ⭐️ IMDB: 7.9/10 🔥Puanım: 7/10 ____________________________________ Spider-Man denildiğinde çoğumuzun aklına bol aksiyonlu sahneler, renkli kostümler ve sürekli espri yapan Peter Parker gelir. Ancak Spider-Noir, bu alıştığımız formülün dışına…devamı🎬 Spider-Noir
📅 27 Mayıs 2026
🏷️ Suç • Dram • Gerilim
⭐️ IMDB: 7.9/10
🔥Puanım: 7/10
____________________________________
Spider-Man denildiğinde çoğumuzun aklına bol aksiyonlu sahneler, renkli kostümler ve sürekli espri yapan Peter Parker gelir. Ancak Spider-Noir, bu alıştığımız formülün dışına çıkarak bize çok daha farklı bir Spider-Man hikayesi sunuyor.
Dizi, alternatif bir evrende ve 1930’lu yıllarda geçiyor. Ancak onu diğer Spider-Man yapımlarından ayıran en büyük özelliklerden biri, sahip olduğu atmosfer. Çünkü bu evrende her şey karanlık, kasvetli ve siyah beyaz. Evet, diziyi renkli olarak izleme seçeneği de mevcut, fakat bana göre yapımın asıl ruhu siyah beyaz versiyonunda ortaya çıkıyor. Noir havası, dönemin atmosferi ve kullanılan görüntü dili, siyah beyaz haliyle çok daha etkileyici hissettiriyor.
Bu evrende karakterlerin isimleri ve bazı kavramlar da alıştığımızdan farklı. Başrolümüzde Ben Reilly bulunuyor ve kendisi burada “Spider-Man” olarak değil, “The Spider” olarak biliniyor. Ancak hikayenin başladığı noktada Ben, artık bu kimliği geride bırakmış durumda. Süper kahraman hayatını büyük ölçüde bırakmış, kendisini özel dedektiflik işlerine adamış ve geçmişte yaşadıklarının yükünü omuzlarında taşımaya başlamış bir karakter görüyoruz.
Bu yüzden diziye başlarken klasik Spider-Man yapımlarındaki gibi sürekli aksiyon sahneleri veya durmaksızın ağ atan bir kahraman beklememek gerekiyor. Çünkü Spider-Noir’ın odak noktası, yumruklardan çok karakterin iç dünyası. Karşımızda depresif, yaşadığı olaylardan dolayı yorgun düşmüş ve artık “The Spider” olmak isteyip istemediğini sorgulayan yaşlı bir kahraman bulunuyor.
Bir Spider-Man hayranı olarak benim için oldukça farklı bir deneyim oldu. Çünkü yıllardır alıştığımız Spider-Man hikayelerinin aksine burada süper kahramanlık ikinci planda kalıyor.
Asıl mesele; geçmiş travmalar, yalnızlık, yaşlanmak ve insanın kendisinden kaçmaya çalışması.
Spider-Noir bana göre aksiyonuyla değil, atmosferiyle ve karakterini ele alış biçimiyle öne çıkan bir yapım. Çünkü dizi, bir kahramanın dünyayı kurtarma hikayesinden çok, kendi içindeki savaşla yüzleşmesini anlatıyor.
Spoiler vermeden söyleyeyim; uzun zamandır bir dizi beni bu kadar içine çekmemişti. 🤌🏻 Her bölümünü merakla izledim, karakterlerine bağlandım (kim diye sormazsınız diye düşüyorum) ve bittiğinde o meşhur dizi boşluğunu yaşadım. 👉🏻👈🏻 Cidden her kızın hayali olabilirsin mr Yang✍🏻
Spoiler içeriyor
Sadece filmi izleyen birisi Cengiz Han'ı aile babası ve şefkatli birisi zanneder. Adam filmin yarısından çoğunda esir düşüyor. Doğru düzgün savaş sahnesi yok. Son savaş sahnesini de fantastik öğelerle geçiştirmişler. Neden devam filmi gelmediği çok belli (Normalde 3 film planlanmış),…devamıSadece filmi izleyen birisi Cengiz Han'ı aile babası ve şefkatli birisi zanneder. Adam filmin yarısından çoğunda esir düşüyor. Doğru düzgün savaş sahnesi yok. Son savaş sahnesini de fantastik öğelerle geçiştirmişler. Neden devam filmi gelmediği çok belli (Normalde 3 film planlanmış), muhtemelen kimse beğenmedi.
Başarılı bir insan, durum kötüye gittiğinde güvenebileceği tek bir şey olduğunu bilir: Üçüncü şahıslar değil, psikoterapi ya da aşırı dozda ilaçlar değil, elini kolu bağlı oturmak ise hiç değil... Yalnızca kendisi
Izlediğim en iyi dizilerden biri izlerken ne hissedecegimi sasirdm uzulsem mi hakketti diye sevinsem mi bilemedim hatta çoğu bölümde duygu karmaşası yüzünden bende agladm kesinlikle herkesin izlemesi gereken bir dizi o kadar beğendim ki en başında seri katil dizisi izleyip…devamıIzlediğim en iyi dizilerden biri izlerken ne hissedecegimi sasirdm uzulsem mi hakketti diye sevinsem mi bilemedim hatta çoğu bölümde duygu karmaşası yüzünden bende agladm kesinlikle herkesin izlemesi gereken bir dizi o kadar beğendim ki en başında seri katil dizisi izleyip katili bulacağımı düşünmüştüm fakat gerilim o kadar fazlaydı ki her bölüm katil kim biliyor olsam dahi o duygu karmaşası zihnimi bulandirdi acaba nolucak diye öteki bölümü izlemekten iki günde bitirdim