mülakatın her aşamasını mükemmel atlatıp son aşamada sıçıp batırmak da bana yakışırdı bu arada. her neyse darısı diğer mülakatlara diyoruz ne yapalım yine başaramadık...
16. yüzyılda yaşasam da erkeklerden nefret etme işi bana kalırmış bunu fark ettim... ulan aklı s#kinde olan ve s#ke sürülecek aklı olmayan insanlar ülkenin nerelerinde ne konumlara gelmiş bu tarih beni şok ediyor cidden. umarım kpss'de bundan da sorumluyuzdur boşuna…devamı16. yüzyılda yaşasam da erkeklerden nefret etme işi bana kalırmış bunu fark ettim...
ulan aklı s#kinde olan ve s#ke sürülecek aklı olmayan insanlar ülkenin nerelerinde ne konumlara gelmiş bu tarih beni şok ediyor cidden. umarım kpss'de bundan da sorumluyuzdur boşuna izlemiş olmak istemiyorum!
film güzel ihanet, hırs, aşk, ihtiras gibi maalesef gerçekte yaşanmış olayları çok güzel yansıtmış oyunculuklara da bayıldım ve filmde kimseye üzülemedim hepsine de iyi oldu btw. sadece george'a üzüldüm o da yakışıklı diye...
üstteki az buçuk argomsu laflardan ötürü özür dilemiyorum çünkü ne gerek var filmin de izlenmeye değer olduğunu iddia ediyorum. güzel tarihi film önerileriniz varsa bekliyorum.
iyi geceler!
online iş mülakatına gireceğim birazdan hazırlanıyordum (üst ceket alt şortlu pijama minvalinde bir hazırlanma evet) ve öyle bi boşluğuma geldi ki sonda parfüm falan sıkmaya başladım hahahahs aynen kokunu da alırlar google meet üzerinden...
herkes içtiğini bilse de herkes yatınca balkonda gizlice içilen sigara keyfi diye bir gerçek var bunu da o hafif esinti ve keyif halinde yazıyorum... yanlış mı doğru mu bi bok anlamadığım kararlar silsilesi ile devam ediyor hayatım her şey sanki…devamıherkes içtiğini bilse de herkes yatınca balkonda gizlice içilen sigara keyfi diye bir gerçek var bunu da o hafif esinti ve keyif halinde yazıyorum...
yanlış mı doğru mu bi bok anlamadığım kararlar silsilesi ile devam ediyor hayatım her şey sanki hem benim isteğimle hem benim isteğim dışında gibi tek bildiğim bu filmi isteğimle açtığım o kadar...
her neyse ben filmin güzel olacağından emindim ve gayet de beğendim işte beni mutlu etmek bu kadar kolay. memnuniyetsiz ve çekilmez olduğumu söyleyenler utanır mı sanmam. cinayet süsü, ölümlü dünya izlenimini hissettirdi izlerken tabi onlar kadar başarılı mıdır muamma ama neyse.
ben keyif aldım mantık hatalarıyla da olsa abidik gubidik de olsa beni sardı ikinci filmi de gelecek şekilde bitti bu da beni mutlu etti keyif almak için izlenebilir çerezlik bi yapım.
galiba yanlış ama yol sarıyor diye yürüyorum inşallah başımıza bi şey gelmez...
yıllar önce kimse uyanmadan televizyonu açar o erken saatte kimi zaman yabancı dizi ve filmlerin yayınladığı kimi zaman da böyle çizgi filmlerin olduğu kanalı açıp (ismini asla hatırlamıyorum) bitene kadar aralıksız izlerdim. çünkü sünger bob benim için dünya üzerindeki en…devamıyıllar önce kimse uyanmadan televizyonu açar o erken saatte kimi zaman yabancı dizi ve filmlerin yayınladığı kimi zaman da böyle çizgi filmlerin olduğu kanalı açıp (ismini asla hatırlamıyorum) bitene kadar aralıksız izlerdim. çünkü sünger bob benim için dünya üzerindeki en huzurlu ve eğlenceli çizgi filmlerden birisiydi.
belki aynı huzuru yine bulurum umuduyla açtım ama bi işe yaradığı söylenemez. sadece fena değildi diyebilirim. keeanu reeves oynuyor diye şaşıracakken snoop dog'ı görüp şaşkınlığımı on ikiye katladım... beklemiyordum bu arada sahiden ama aşırı hoşuma gitti onların olduğu kısımlar.
bir de animasyonlar kesinlikle ve kesinlikle dublaj izlenir aksini iddia eden ağlayarak günlüğüne iddia edebilir çünkü bu konuda karşıt fikre yer yok.
her neyse çocuklarınızla izleyebileceğiniz tatlı bi animasyon ben çocuğum olmadığı için içimdeki çocukla izledim yani pek de beğenmedim onun fikri nedir tabi tam bilmiyorum o biraz bastırılmış duygular yaşadığı için konuşamıyor... shshsjfhsk bazen beynimin içinde ne saçmalıklar dönüyor ben bile yetişemiyorum. o sebeple iyi geceler bi an önce yaz ayının kapatılmasını talep ediyorum!
(iş bulana kadar her gün içerik tüketiyorum serisi bitti arkadaşlar çünkü belli ben iş bulamicam bi seriyi daha başarısızca bitirmenin haklı gururu!) gerçek dediğimiz şey gerçekten gerçek mi gerçeği bilmek mi daha iyi, yoksa güzel bir yalanın içinde yaşamak mı?…devamı(iş bulana kadar her gün içerik tüketiyorum serisi bitti arkadaşlar çünkü belli ben iş bulamicam bi seriyi daha başarısızca bitirmenin haklı gururu!)
gerçek dediğimiz şey gerçekten gerçek mi gerçeği bilmek mi daha iyi, yoksa güzel bir yalanın içinde yaşamak mı? yani ben basit bi insanım arkadaşlar mavi hapı seçerdim... her doğruyu bilmek zorunda değilim kardeşim, bazen mavi hap diye bir nimet de vardır bu hayatta.
her neyse kırmızı hapı seçenlere de elbette saygım sonsuz (bu cümle tamamen sosyal zorunluluktan kurulmuştur.)
filme gelecek olursak eğer aslında filme hiçbir zaman gelmeyeceğimi bilmenizi isterim çünkü ben böyle bi yapıma yorum yapacak haddi kendime bulmuyorum zaten ağzımdan en ufak olumsuz bi şey çıksa muhtemelen linçlenirim sadece ufak bi fikir beyan etmek istiyorum... serinin devamında da olaylar bu şekilde ilerleyecekse muhtemelen bana sıkıcı gelecek. ve film gerçekten sadece bu kadar mıydı? yani umarım diğer filmlerde farklı olaylara tanıklık ederiz çünkü sadece bundan ibaretse tüm linçleri göze alıp o kırmızı hapı matrix hayranların- ee evet neyse devam ediyoruz elbette.
bir de allahını seven bi birey şu çocuğun beynine dövüş sanatlarını işlediği gibi benim beynime de kpss konularını işlesin çünkü ben bu işi halledemiyorum galiba....
şaka bir yana çekildiği döneme göre muazzam bi görsel şov, fikir olarak da çok güçlü bi yapım dünyayı kurtarmaktan önce anlama yolculuğu. izlemeyeni yoktur bence o yüzden tavsiye ediyorum gibi saçmalıklara girmeyeceğim kpss konusunda ciddiyim bilirkişiler mesaj atabilir ve evet bu kadardı.
hoşça kalın!
bi sene geçti koca bi sene neler oldu neler hayatımın aşkını bulduğuma inandırıldım önce meğer hayatımın en büyük..... evet evet şaka yapıyorum saçma başlangıçları seviyorum izlemeye başlayalı 1 sene olduğu için böyle manasız bi girişi uygun gördüm çünkü neden olmasın?!…devamıbi sene geçti koca bi sene
neler oldu neler
hayatımın aşkını bulduğuma inandırıldım önce
meğer hayatımın en büyük.....
evet evet şaka yapıyorum saçma başlangıçları seviyorum izlemeye başlayalı 1 sene olduğu için böyle manasız bi girişi uygun gördüm çünkü neden olmasın?!
eskiden film izlemek çok keyifli geliyordu artık diziler daha anlamlı geliyor başlarken ve biterken sanki başka bi insana dönmüş gibi hissediyorum. ya da aradan en az 1 yıl geçtiği için zaten başka bi insan olmuş oluyorum mecburen. emin değilim...
sitcomlar da diğer dizilerden çok daha keyifli ve güvenli hissettiriyor özellikle ağlarken ve yemek yerken iyi gidiyor.
karakterlere gelecek olursak eğer sanırım artık hepsiyle aramda özel bi bağ oluştu.
jerry...insanlarla ilgili inanılmaz küçük detaylara takılması, ilişkilerde sürekli saçma sapan sebeplerden soğuması, birinin gömleğinin düğmesinden, kahve içme şeklinden bile anlamlar çıkartması...(bu bana tanıdık geldi) mizah yeteneği ve hiçbir şeye şaşırmıyor oluşu dünyanın sonu gelse dahi "evet olabilir" diyerek geçiştirecek muhtemelen. ve sanırım ufak bi ayrıntı var ben jerryi inanılmaz yakışıklı buluyorum!!!
george... hayatımda bu kadar sürekli yanlış karar veren ama aynı zamanda kendi yanlış kararlarının arkasından koşarak daha büyük yanlış kararlar üreten bir karakter görmedim (kendim dışında) george'un her planı ilk beş dakikada batıyor ama kendisi "hayır, bu sefer olacak" diye devam ediyor. yalan söylüyor, yakalanıyor, yeni bir yalan söylüyor, o yalanı kurtarmak için üç tane daha yalan söylüyor ve en sonunda sıçıp batırıyor, her zamanki gibi. daha fazla konuşmak istemiyorum çünkü başarısız birisi olduğu için kendime çok yakın hissediyorum. devam edemicem!
elaine... yavrum senin ve benim yanlış erkek seçimlerimiz ne olacak? doğru erkeği arıyoruz ama doğru erkek yok yani senin için en azından jerry vardı benim bi jerrym bile yok! her neyse... elaine'nin öfkesi, mimikleri, insanlara karşı tahammülsüzlüğü, bir anda sinirlenip ortalığı dağıtması (yani ben) resmen iki saniyede medeni insandan insanlık dışı kısmına geçiyor. ama gerçek hayatta arkadaş olmak istemeyeceğim bi karakter de mesela. öyle bi tezatlık.
kramer... hayatımda bu kadar özgün ve salak bi karakter görmedim. bu adam gerçek anlamda bu rol için yaratılmış. bir insan nasıl olur da her bölüm başka bir planla, başka bir fikirle, başka bir işle, başka bir olayla ortaya çıkar ve bunların hiçbirinin normal bir sonucu olmaz..? o olmasa muhtemelen grubun başlarına gelenlerin yüzde 70'i gelmezdi. acaba gerçek hayatta da böyle bi karakter mi merak ediyorum çünkü rol yapmıyor gibi. gidip bi ara rol aldığı yapımları izlemem gerek. (kesin yaşanır bu)
ve final bölümü neydi öyle??!! o kadar eğlendim o kadar keyiflendim ki yemin ediyorum tarihte izlediğim en keyifli bölümlerden birisiydi. tekrar tekrar tekrar izlenmeye değer muazzam bi yapım.
zehirli davetiyeler
balon çocuk
nazi çorbacısı
çavdar ekmeği çalınan teyze
sütyensiz gezen kadın
bozuk tekerlekli sandalye sattıkları kadın
sınır dışı edilen pakistanlı
avukat adam
ve daha onlarcası... her şeyi ve hepsini çok özleyeceğim inanılmaz keyifli bi deneyimdi yıllarca favorim olacak hiç şüphesiz. bölüm bittiğinde ağlıyor olmam vedalardan nefret ettiğimin ya da her şeyin üst üste gelmesinden kaynaklı artık içerde duygusal hiçbir yer kalmadığının bu yüzden beni her şeyin ağlattığının ya da benim genel olarak ağlak bi insan olduğumun kanıtı.
her
neyse
dünyanın en en en harika sitcomunu bitirmiş ve 9 yıllık bi maceraya ortak olmuş olmanın haklı keyfini yaşıyorum (5 dk sürecek) ben tüm karakterlerde kendimden bi parça buldum umarım siz bulmamışsınızdır. hayatımın çok zor bi döneminden geçerken bana iyi gelen tek şeyin bu sitcom olması hem acınası hem çok güçlü hissettiriyor ben de böyle dengesiz birisiyim ne yapalım.
her neyse, iyi geceler mümkünse.
Spoiler içeriyor
iş bulana kadar her gün içerik tüketiyorum 20 prens de olsa erkek milleti şaşırtmıyor arkadaşlar onların dnasında ihanet kodu var mlsf... filme başlama sebebim "yuh sen hâlâ bunu izlemedin mi" diye kendimi aşağılamamdan kaynaklanıyor. yeni bi meydan okuma yapabiliriz aslında…devamıiş bulana kadar her gün içerik tüketiyorum 20
prens de olsa erkek milleti şaşırtmıyor arkadaşlar onların dnasında ihanet kodu var mlsf...
filme başlama sebebim "yuh sen hâlâ bunu izlemedin mi" diye kendimi aşağılamamdan kaynaklanıyor. yeni bi meydan okuma yapabiliriz aslında ismi de "ezelin annesi kör meliha bile izledi ben daha yeni izliyorum" falan olabilir mesela yani.
saçmalardan seçmeler seansımız son bulduğuna göre filme geçebiliriz. öhm!
yine yine yine yine yine sınıf kinim dirildi allah zenginlerden alsın orta tabakaya ve fakirlere versin. sırf parası var halk kurtulsun diye kızlarını verdiler başlarına gelmeyen kalmadı ulan bi kız kurtuldu ama ölen ölene...
neyse bu arada spoiler içeriyor haberiniz olsun biraz geç haber vermiş gibi oldum ama mühim değil. şaka şaka spoiler uyarısı koyuyorum tm.
fantastik evrenlere çok alışık değilim ama izlerken mantık aranmaması gerektiğini düşünüyorum ondan sebeptir ki ben filmi de akışını da beğendim gayet keyifli bi deneyimdi benim için.
annesinin sözünden çıkamayan erkeklerden olmadığını bi kez daha anlamış olduk mu? olduk. genel erkeklerden olmadığını anlamış olduk mu? olduk. devam edebiliriz o hâlde!
güçlü kadın karakter teması ise sahiden hoşuma gitti özellikle pes etmeyip bi şeyler için savaşmak, kurtarıcının sadece kendin olduğunu ve kimseden bi fayda olmadığını bilmek bunu izlemek güzeldi. fantastik evrende realistik anlar...
öyle hayatımın filmi falan değil ama boş bir anda açıp izlemelik akıcı bir film. çok büyük beklentiyle başlamazsanız gayet gider. ben sevdim ama “aman allah’ım sinema tarihinin başyapıtı” da asla değil. akmasa da damlıyor işte izleyiverin.
ben ona, sıkıntılı güz günleri içinde yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim kırmak istememiştim duygu filizlerini. büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu rüzgârımı olanca yumuşaklığı ile salmıştım üzerine incinmesin diye tek, acıyı bile tersyüz eden incelikli bir gülümsemeyle yüzümde.