Damien Chazelle'nin Whiplash dışında tatmin eden bir işini izlemek nasip olmadı. Film kaos eşliğinde ve yüksek tempoyla açılınca 40 dakika çok çabuk geçti. Devamında da tempo hep canlı tutulmaya çalışıyor ama ilk bir saat sonrasında bana göre elle tutulur bir…devamıDamien Chazelle'nin Whiplash dışında tatmin eden bir işini izlemek nasip olmadı. Film kaos eşliğinde ve yüksek tempoyla açılınca 40 dakika çok çabuk geçti. Devamında da tempo hep canlı tutulmaya çalışıyor ama ilk bir saat sonrasında bana göre elle tutulur bir şey yok. Bir buçuk saatin sonunda artık odağım dağılmaya başladı.
Nellie'nin ilk sesli filmini tekrar tekrar çektikleri sahne (orada çok güldüm) ve güneşi kaçırmadan sahneyi çekme çabaları dışında filmin hiçbir olayı yok. Dağınık senaryo, gereksiz sahneler ve kafa ağrıtan kaosu dışındaki artıları; iyi oyunculuklar, muazzam müzikler ve sinematografi. Üç puanı bunlara veriyorum (beş üzerinden). Belki sevdiğim oyuncularla bu hikâyeyi izlesem daha keyif alabilirdim. Brad itini zaten saymıyorum Margot Robbie'ye de Uğultulu Tepeler filminin pr döneminde Jacob Elordi ile yaptıklarından beri antipatiğim. Ben sinemayı da artık cidden sevmediğimi düşünmeye başladım sadece film izlemeyi seviyorum sanırım...
"Sinefil olmak" biz yaşayamadık da onu söyleyeyim, biz yaşayamadık yani.
Birinci bölümü izlerken sürekli dakikayı kontrol edip durdum, yavaş ilerliyordu. Artık sabrım taşıyor derken, birinci bölümün sonu ile beni içine öyle bir aldı ki sonuna kadar başka bir şeyi umursamadım. Özellikle ikinci bölüm beni bayağı şaşırttı. Plot twiste bayıldım. Cinsel…devamıBirinci bölümü izlerken sürekli dakikayı kontrol edip durdum, yavaş ilerliyordu. Artık sabrım taşıyor derken, birinci bölümün sonu ile beni içine öyle bir aldı ki sonuna kadar başka bir şeyi umursamadım. Özellikle ikinci bölüm beni bayağı şaşırttı. Plot twiste bayıldım. Cinsel sahnelerin fazlalığı da beni rahatsız etmedi. Normalde film ve dizilerde cinsel sahnelerin dozu fazla kaçarsa beni bozar ama bu dizide bence yerindeydi; hikâyeye katkıda bulunan sahneler olduğu için lafım yok. Dili mürekkepli dedenin okuma dersleri kadar rahatsız etmedi. Yine de alttan o "male gaze" kokusunu almamak elde değil yönetmenin erkek olduğunu görmek beni şaşırtmadı.
"You are the butter to my bread, you are the breath to my life..." The taste of things izledikten sonra daha fazla yemek temalı filmler izlemek istediğimi fark ettim. Tarif defterimi de oluştururken arkada izlemelik bir film olsun diye açtım…devamı"You are the butter to my bread, you are the breath to my life..."
The taste of things izledikten sonra daha fazla yemek temalı filmler izlemek istediğimi fark ettim. Tarif defterimi de oluştururken arkada izlemelik bir film olsun diye açtım fakat defteri bırakıp filme odaklandım. Çok tatlı bir filmdi yeni safe place filmimin kilidini açmış bulundum. Filmdeki kadınlar ve kocalarıyla ilişkileri çok içtendi evet durağandı fakat beni etkilemedi. Üç saat olsa yine de keyifle izlerdim.
Meryl Streep gerçekten sen nasıl bir oyuncusun?
Ses tonu ve diksiyonu resmen aynısı Julia Child'e dönüşmüş hatta tekrar yaratmış kadını hayran oldum.
Son olarak BON APPÉTİT!
İzlediğim chick flick türünün en kötüsü oldu maalesef bu konuda Bridget Jones's Diary ile yarışır. Cher'in güzelliği ve ikonik kıyafetleri dışında çok sıkıcı.
Hamnet, Judith'e "Ölüm burada... Yer değiştirelim bizi ayırt edemeyecek. Senin yerine ben gideceğim. Cesur olacağım..." Dediği yerden filmin sonuna kadar kendimde değildim.
İzlediğim Quentin Tarantino filmleri bir öncekinden daha az zevk vermeye başladı zirveden aşağı mı iniyorum anlamadım ki. İyi diyalog yazarı ama bir şeyler eksik.
"— Benimle dans eder misin? — Şimdi mi? Devrim gecesinde dans mı edeceğiz? — Dans etmeden yapılan devrim, yapılmaya değer değildir." Artık izlemediğim için utandığım bazı filmleri listeden eksiltme vakti gelmişti. İlk adımı bu şaheserle başlattım. Uzun zamandır odağım bir…devamı"— Benimle dans eder misin?
— Şimdi mi? Devrim gecesinde dans mı edeceğiz?
— Dans etmeden yapılan devrim, yapılmaya değer değildir."
Artık izlemediğim için utandığım bazı filmleri listeden eksiltme vakti gelmişti. İlk adımı bu şaheserle başlattım. Uzun zamandır odağım bir filmde bu kadar toplanmamıştı izledikçe bu kadar vakittir izlemediğim için utandım. Hiç dikkatim dağılmadan izledim ve fazlasıyla günümüz olaylarıyla bağdaştırıp bizden parçalar buldukça içselleştirdiğim bir film oldu eminim her toplum bu filmde fazlasıyla kendini bulmuştur çünkü filmde de denilen gibi "Bizim hikayemiz de her hikayede olduğu gibi gelecek vaat eden bir politikacıyla başlar. Oldukça dindar bir adamdır ve tutucu bir partinin üyesidir. Son derece basit görüşlüdür ve politik yöntemlere saygısı yoktur. Ne kadar güç kazanırsa fanatizmi de o kadar artar, daha agresif ve daha acımasız olur."
Fazla söze gerek yok değil mi? Biter bitmez tekrar izlemeyi kafaya koyduğum bir film oldu.
Hiç benlik bir film değil bana zevk vermiyor böyle filmler ama izliyorum kültürdür işte (ortamda adı geçince izledim diyebilmek için). Abartılıyor da diyemem bence güzel izlerken güzel bir şey izlediğimi bilsemde benim canım sıkıldı sonlara doğru en heyacanlı sahnelerde bile…devamıHiç benlik bir film değil bana zevk vermiyor böyle filmler ama izliyorum kültürdür işte (ortamda adı geçince izledim diyebilmek için). Abartılıyor da diyemem bence güzel izlerken güzel bir şey izlediğimi bilsemde benim canım sıkıldı sonlara doğru en heyacanlı sahnelerde bile bitse diye beklemeye başladım. Brad pitt'in oynadığı karaktere her zaman ki gibi katlanamadım kendisini sevmediğim içindir büyük ihtimalle ağzını yaya yaya konuşmasının da bir etkisi olabilir. Bu filmi arşa taşıyan ve puanımı hakeden bir şey varsa Hans Landa yani Christoph Waltz'dır. Mükemmel bir performans.