Film genel olarak bulunduğu kısıtlı çevrenin alfası olmuş bir adamın topluma karışmak zorunda kalması ve yeniden belirli kalıplara uyma mücadelesini mizahi dille anlatıyor. İlk olarak Recep'in mahallesinde ve babannesinin evinde başlıyoruz. Recep'i rahatsız eden ve belirli şeylere mecbur bırakan otorite,ninesi…devamıFilm genel olarak bulunduğu kısıtlı çevrenin alfası olmuş bir adamın topluma karışmak zorunda kalması ve yeniden belirli kalıplara uyma mücadelesini mizahi dille anlatıyor.
İlk olarak Recep'in mahallesinde ve babannesinin evinde başlıyoruz. Recep'i rahatsız eden ve belirli şeylere mecbur bırakan otorite,ninesi karşılıyor bizleri.
Osmanlı Döneminde şayet bir erkek bekar, işsiz ve saygınlığı olmayan bir konumdaysa toplumdan dışlanırdı hatta dönem dönem bu bireylerin ghettolaşması da İmparatorluğun tarihçesinde yaşanmıştır. Tanıdık geliyor
değil mi?
İşte Recep de bundan farklı değildir. Ninesinin gözünde işi ve eşi olmayan,ipsiz sapsız biri denebilecek niteliktedir. Tüm gün aylaklık eder, konuşmayı ve iletişimi yanlış kullanır ve ona yalnızca kendi deyimiyle mahalledeki çar çakal tayfa saygı duyar.
Daha sonra Recep'i bekleyen Meksika açmazı çıkıyor karşımıza:
1- İş Bulunacak
2- Evlenilecek
3- Saygınlık Kazanılacak
Ninesinin Recep'i içine soktuğu bu durum karşımıza anti-recep personasını çıkarıyor yani kuzeni Hakan İvedik. Hakan Recep'in dedesinin kurduğu Reklamcılık ajansının ceosu olarak kuzeninin aksine mahallede değil plaza dünyasında yükselmiştir fakat ikisi de taban tabana zıttır.
Recep ne kadar siyahsa, Hakan o kadar beyazdır.
Recep ne kadar yingse, Hakan o kadar yangdır.
Hakan'ın kapısına gitmesiyle ise açmazın birinci parçası tamamlanır..
Hakanda ayrıca gördüğümüz bir başka şey Recep'in potansiyelidir. Recep Hakana kıyasla daha otoriter,maskülen ve kurnazdır. Zaten japonları o ikna etmiş,şirketteki pek çok lüzumsuz harcamayı o kısmış ve çok nadir denk gelecek bir anlaşmayı o sağlayarak sıfırdan başlayan bir adamın bir yılda nasıl dünyaca ünlü ekonomi dergilerine kapak olabileceğini bize göstermiştir.
Bu şekilde açmazın birinci ve üçüncü aşamasını tamamlayan Recep'e zorla katıldığı bir kostüm partisinde aniden bir telefon gelir arayan büyük birader yani ninesidir. Fakat burada araya girip kostüm partisini irdelemek istiyorum:
Kostüm partisinde dikkatimi çeken şey herkesin eşit olmasıdır. Ceo Hakan pek çok stajyerden daha ihtişamsız bir kostüm, Nerd Ali Kerem soytarıyı andıracak şekilde bir maymun, Recep ise tavşan kılığındadır. Size ne anımsattı bilmiyorum ama benim aklıma Da Vinci'nin son akşam yemeği tablosu geliyor;
Ortada kaybolmakta olan bir otorite yani nine, en korkunç görünenin esasında en masum olduğunu vurgulayan tavşan kılığındaki Recep, Hakan'ın bulunduğu konuma yetenek veya karakter değil emek verip mirası yükselterek geldiğini ve sırf kuzeni için kendisini riske atıp Recep'i de patron yapmasını vurgulayan gösterişsiz bir fedai kostümü ve Recep'i sonradan tanıyıp uğrunda çok risk alan Ali Kerem için de maymun evet maymun. Tüm bunlar birleşince İsa ve etrafındaki Havarilerini anımsattı bana.
Daha sonra hastaneye giderler Ali Kerem yine bir fedakarlıkta bulunur ve nine vefat eder. Peki ya maun sandık neyi simgeliyor?
Maun sandık eğer İslamiyet öncesi dinler tarihine bakarsak bana Ahit Sandığını anımsatıyor. Süleyman Peygambere ait olduğuna inanılan ve yahudiler için fazlasıyla kutsal ahit sandığının içinde On Emir'in yazılı olduğu 2 orjinial tablet ve daha pek çok nimet olduğuna inanılır. Ahit sandığı kayıptır. Dolayısıyla içinde ne olduğunu, boyutunu,rengini kimse şu anda bilmiyor.
Nine'nin maun sandığı da Recep'in nine yaşarken hep açmak istediği ama ninesinin "ben ölmeden açamazsın, ben öleceğim ancak öyle bu sandığı açabilirsin" şeklinde ikazları neticesinde iştah kabartarak uzaklaştığı bir meta. Ancak nine öldü. Sandık başıboş kaldı. Recep hevesle sandığı açınca gördüğü tek şey ninesinin el hareketi yapan bir portresidir. Bu portre Recep'in orijinal On Emir'ini temsil ediyor olabilir. Yani Recep'in on emri "Nah".
Recep kendini ne kadar düzeltirse düzeltsin. Onu zorlayan otorite yok olunca ninesi onun yine aynı yere döneceğini biliyordu belki de bu yüzden özellikle sandığı açmak için kendi ölümünü beklemesini söylüyordu.
Kim bilir?
"Agresifim,kompleksliyim ama perdelerimi kaldırdığımda kedi gibi bir insanım."