90lardan daha önce izlemediğim bir film Jumanji. Kutu oyunu; zarları at ve yepyeni bir maceraya atıl. Yılına göre gayet iyi. Kısa, öz, maceraası olan tam sıcak bir ortamda izlenebilir çekirdek aile filmi. Sonundaki ters köşeyi acayip sevdim.
Başrol adamımız panik bozukluğu olduğu için üç yıldır evden dışarı çıkmayan adını gizli tutarak romanlar yayınlayan bir yazar, fakat bir sabah uyandığında kimliği, parmak izine dek başkası tarafından çalınır. Dizi 'başkası olmayı, başkasının hayatını' istemeyi iki taraftan bize sunuyor; ruhsal…devamıBaşrol adamımız panik bozukluğu olduğu için üç yıldır evden dışarı çıkmayan adını gizli tutarak romanlar yayınlayan bir yazar, fakat bir sabah uyandığında kimliği, parmak izine dek başkası tarafından çalınır.
Dizi 'başkası olmayı, başkasının hayatını' istemeyi iki taraftan bize sunuyor; ruhsal bozukluk ve intikam üzerinden anlatıyor.
Ancak günümüzde başkası olamadığı için onu kıskanmak, onun hayatını yaşayamıyor diye kötülemek, gizli gizli nefret etmek, aşağılamak ya da farkında olmadan başka hayatları yaşamayı istemek ve başkası olmaya çalışarak yaşamak aslında çok yaygın bir durum hâline geldiği için günümüz sosyolojisine de epey uyuyor.
Birisi olmaki isteseydiniz kim olurdunuz?
Birinin hayatını kimliğine dek almak isteseydiniz kimi seçerdiniz?
Romantik Komedi diye başladım. Dizi başta böyleydi dört bölüm falan sonra dram, dram ve dram. Sonlara doğru durgunlaşıyor. Yani bence hadi bilemedin on bölümde toparlanır gibiydi aslında. Konu iyiydi aslında ama sevmedim galiba. Ya da Ağustos dizisi değildi. Zaten yaz…devamıRomantik Komedi diye başladım.
Dizi başta böyleydi dört bölüm falan sonra dram, dram ve dram. Sonlara doğru durgunlaşıyor. Yani bence hadi bilemedin on bölümde toparlanır gibiydi aslında.
Konu iyiydi aslında ama sevmedim galiba. Ya da Ağustos dizisi değildi. Zaten yaz insanı değilim, bir de sıcaklarda dram çekilmiyor. Komedi ağırlıklı olsaydı keşke
Ağır ilerleyen, basit replikli ve en önemlisi ordan burdan toplanıp yapılmış dizi. Netflix abimiz yolunu iyi bulmuş; kendi orijinal dizilerini ve satın aldığı başka yapımlı dizileri karman çorman edip harmanlıyor. Size dizi yaptım diyor. Şaşırtmıyor artık.
Çok iyiydi. Kore'de her gün şiddetle artan zorbalık olaylarından haberi olmayan yoktur. Dizi de asla çözüme kavuşmayan bu zorbalık olaylarına yeni bir çözüm üretiyor. Milli eğitim bakanı EHD yani Eğitim Hakları Dairesi adı altında yeni bir birim oluşturuyor. Bu birim,…devamıÇok iyiydi.
Kore'de her gün şiddetle artan zorbalık olaylarından haberi olmayan yoktur.
Dizi de asla çözüme kavuşmayan bu zorbalık olaylarına yeni bir çözüm üretiyor. Milli eğitim bakanı EHD yani Eğitim Hakları Dairesi adı altında yeni bir birim oluşturuyor. Bu birim, okulda kurban olan öğretmen ve öğrencilerin haklarını koruyan bir birim.
Bu birime zorbalara karşı sınırsız bir destek veriyor bakan. Öyle ki EHD görevlileri özel askerlerden oluşuyor.
Ana karakter Türkiye'ye gelmiş dizi çekiminden önce, Osmanlı Tokadını alıp gitmiş esprisine siz de rastlamışsınızdır belki. Cidden öyle. İlk bölümden itibaren.
Her bölüm ayrı bir öğrencinin hayatını konu alırken kurban öğretmenlere de yöneliyor. Sıkmıyor, ilk bölümden direkt içine çekiyor
Yaşlı, kibirli bir ceo ve genç bir futbolcu bir şekilde karşı karşıya gelir ve birbirlerine çarpma sonucu ruh değiştirirler. Ve olaylar başlar. Alie ve ofis entrikalarıyla doluydu İyiydi
İki sezon, onar bölümden oluşan yirmi bölümlük diziydi. İlk sezon ortalama denebilir. İkinci sezon kötüydü, çok kötü. Bir dizi zaten ortalamaysa ve kötüye gidiyorsa izlenmeye değmez. Konu yine Kore lisesinde zorbalık. "Fakir doğmak suç." temasıyla başlayan dizi aşırı amaçsızdı. Bu…devamıİki sezon, onar bölümden oluşan yirmi bölümlük diziydi.
İlk sezon ortalama denebilir.
İkinci sezon kötüydü, çok kötü.
Bir dizi zaten ortalamaysa ve kötüye gidiyorsa izlenmeye değmez.
Konu yine Kore lisesinde zorbalık. "Fakir doğmak suç." temasıyla başlayan dizi aşırı amaçsızdı. Bu da diziyi aşırı rahatsız edici yapıyordu. "Fakir doğmak suç" temasını dizi size harbiden fakirlik suçmuş gibi lanse ediyor. Sonuna kadar.
Fakir bir kız var, zengin oğlanla para için seks yapmış, bir de bunu kayda almış. Yapabildiği herkese şantaj yapıyor.
Neyse bu kızı birisi okul çatısından pat aşağı yuvarlıyor, ölmüyor, biraz koma falan derken hayata ve okula dönüyor. Bu ana karakter değil. Bu kız özel ayrıcalık için deliriyor, oraya buraya saldırıyor.
Sonunda dayak yiyip intihar ediyor. (Dizi de doğru olan bir amaç olmadığı için kızların dayak yemesi inanılmaz rahatsız ediciydi.)
Sanki dünyanın en iyi insanıymış gibi bizim ana karakterler topluluğu son iki bölümde mucizevi biçimde bu kızın ölümü bizim yüzümüzden deyip suçluları tuzağa çekiyor falan.
Varislerin olayları falan da var ama yok, izlenmeye değmez.
Bunu izlemez olaydım ama şeytan dürttü izledim. Pornografi yoluyla fantastiğin türüne ihanet için bir araya gelmesindeki müthiş mide bulantısı bir yapım. İçinde bol bol cinsellik dram sos, tecavüz dram sos, sadizm dram sos, ensest dram sos, sapkın ilişkiler dram sossss...…devamıBunu izlemez olaydım ama şeytan dürttü izledim.
Pornografi yoluyla fantastiğin türüne ihanet için bir araya gelmesindeki müthiş mide bulantısı bir yapım.
İçinde bol bol cinsellik dram sos, tecavüz dram sos, sadizm dram sos, ensest dram sos, sapkın ilişkiler dram sossss... Hele erkeklerin kendileri gibi iğrenç olan bel altı muhabbetleri illallah dedirtti. Atlaya atlaya izledim nihayetinde. Herhalde diziyi en hızlı bitiren ben olmuşumdur.
Dünyanın konuştuğu dizinin içinin böyle fos çıkması aşırı hayal kırıklığına uğrattı.
Dizi hakkında açıklama yapmışlar, neymiş dizi cinsellik olmasa izlenmezmiş diye her türlü pornografik fantaziyi koymuşlar. Abi bu izlensin diye koyulan cinsellik değil bu bildiğin fantazi pornografi. Kimi kandırdılar acaba? Dizi için cinsellik yok, cinsellik için dizi yapılmış.
Arada bir senaristimiz aaa dur ya bu savaş fantastik olacaktı diye hatırlayıp araya pornografiyi bölen savaşların karıştığı dizimiz insanı muallakta bırakıyordu.
Ejderhalar ve gece kralı gibi müthiş bir konu muazzam biçimde harcanmıştı.
Allah'ım hele o izlerken karakterinden usandığım melül bakışlı cüce... Diziyi vermişler bunun omzuna hem madur hem zekisin böyle böyle diziyi yürüt yiğidim demişler. Dili durmak nedir bilmiyor. Ne zaman ölür diye bekledim. Yok sonuna kadar yaşadı. Diziyi de bu cüce bitiriyor zaten.
Arya Stark sahneleri iyiydi, amacına giden yolu net ve kararlı biçimde sürdüren biriydi. Gece kralını onun öldürmesi beklenmedik evet ama saçmaydı. Ters köşe için ejderhalı kraliçenin gücü harcandı.
Ejderhalı kraliçenin gücünü de zayıflara yöneltince ancak kazanabileceğini gördük, bu da diziyi vasat yaptı işte.
Finalin saçmalığından da uzun uzadıya bahsetmek isterdim ama hiç gerek yok. Aklıma geldikçe sinirleniyorum. Sonunda ejderhalı kraliçe öldü diye herkes üzülmüş. Ölmesi bana göre mantıklıydı. Çoluk çocuk demeden öldüren birine göre fazla cömert, nazik bir şekilde bile öldü.
Ama karakter geçişleri hızlı olduğu ve bunu senaryoya yediremedikleri için insanlar da hâliyle bu hızlı geçişe anlam veremeyince kadına üzüldü muhtemelen.
Bu arada Con Sinowla ikisi hala yeğenmiş, ensest yani. Delirirsin.
Tabii yakışıklı erkek ve güzel kadınlar bu yasak ilişkileri yaşıyor diye herkesin midesinin sindirdiğine yemin edebilirim. Yoksa hayranlıkla anlatılan değil, normalde asıl olması gerektiği gibi hakaretle aşağılanan bir dizi olurdu GOT.
Güzellik ve yakışıklılık kitleleri manipüle eder.
The Glory harika bir intikam hikayesi. Lisede zorbalığa uğrayan kızımız yıllarını zorbalık edenlerden intikam almak için akıllıca plan yaparak geçirir. Eğitimi bu zorbalar tarafından sekteye uğrasa da dışardan sınavlarını bitiriyor, üniversiteye gidiyor. Yıllar sonra dersini çalışmış şekilde, düşmanlarının alanlarını Go…devamıThe Glory harika bir intikam hikayesi.
Lisede zorbalığa uğrayan kızımız yıllarını zorbalık edenlerden intikam almak için akıllıca plan yaparak geçirir. Eğitimi bu zorbalar tarafından sekteye uğrasa da dışardan sınavlarını bitiriyor, üniversiteye gidiyor.
Yıllar sonra dersini çalışmış şekilde, düşmanlarının alanlarını Go oyunundan ilham alarak daraltıyor. Go oyununa bu dizi sayesinde biraz merak saldım diyebilirim. Oyunu sessiz ama şiddetli, rakibinin hırs ve arzularını açığa çıkaran oyun olarak tanımlıyor kahramanımız.
Gerçekten dizi böyleydi, ana karakter sessiz sakindi öfkesine rağmen şiddet onun etrafında döndü durdu.
İlk bölümden itibaren dizi asla sıkmıyor. Ben günlere mi bölsem dedim başlarken ama bana öyle bir isteği vermedi. Sonuna kadar bu ilginç arzuyu korudu.
Hayatının şimdi veya herhangi bir döneminde haksızlığa, zorbalığa uğramış insanlar diziyle hemen kaynaşır. Ya da durun belki siz bir dönem başkalarına zorbalık yapan ya da haksızlığa uğratan kişiydiniz. Bu tür bir adanmış intikamın sorgulanması da geçiyor dizide. Harcanmış bir ömür gibi de hissettiriyor ama izler... O yaralar, o sızlayan izler sana unutturmuyor.
Bu arada intikamına yardım edenlerin de uğradığı başka başka haksızlıklar var. Hepsi müthiş bir şekilde harmanlandı.
Ana karakterin, ana düşmanı için betimlediği hisler ara sıra kitap havası da verdi.
Daha yazasım var ama burada bırakıyorum. İzlenir yani. (Bazı rahatsız edici sahneler var, ne de olsa kendisi nihayetinde bir netflix dizisi. 😷 )
Wook ji, fabricated city (2017) adlı filmde de oynamıştı. Bu filmin dizi şekline getirilmiş hali manipulated, haliyle biraz değişiklik vardı. Ben beğendim. Ana karakterimizin işlemediği bir suçtan hapse girmesiyle başlıyor hikaye. Korkuyor, ne olduğunu bir türlü anlamıyor bunun yanı sıra…devamıWook ji, fabricated city (2017) adlı filmde de oynamıştı.
Bu filmin dizi şekline getirilmiş hali manipulated, haliyle biraz değişiklik vardı. Ben beğendim.
Ana karakterimizin işlemediği bir suçtan hapse girmesiyle başlıyor hikaye. Korkuyor, ne olduğunu bir türlü anlamıyor bunun yanı sıra hapiste bir suç liderinin ve adamlarının ağır işkencelerine maruz kalıyor karakterimiz.
Aynı hapishane onu güçlü, dövüşmeyi öğrenen, disiplinli, inançlı, bilgili, eğitimli biri haline getiriyor beş yıl içinde. Eğitimli diyorum hapiste alınabilecek her türlü eğitimi alıyor.
Aradan böylece beş yıl geçer.
Bu beş yılın sonunda onun gibi aynı şekilde tuzağa düşürülmüş başka bir mahkumla konuşunca tuzağa düştüğünü, birilerinin bunu ona kasten yaptığını ancak bu şekilde anlıyor. Diğer mahkumun anlattığı hikaye onunkinin aynısıdır.
Her şeyi boşuna yaşamıştı, geriye tek bir seçenek kalır. Hapisten kaçış. Ve bunu ona kimin yaptığını bulmak. İntikam arzusuna tutunuyor çünkü bu adamlar sadece onun hayatını mahvetmemişti, aynı zamanda onun hayattaki tek akrabasını da almışlardı. Kendinin haksızlığa uğramasından çok onun için intikamını perçinliyor.
Bu yolda hapiste tanıştığı bir adam ve onun kızı kahramanın yolculuğuna eşlik eder.
Dizide bazı mantık hataları olsa da yine de izlemek seyir zevki verdi.