"Hayattan aldığımız her zevki ona muadil bir ızdırapla ödediğimizi bildiğim için, hiçbir şeyden yüzde yüz saadet ümit etmiyor ve yüzde yüz felaketten korkmuyordum. Bunun ikisi de imkansızdır." #Bir Tereddüdün Romanı / Peyami Safa
Spoiler içeriyor
Film biraz ağır ilerliyor fakat insanı çeken bir tarafı da var. Bu, hikayenin devamında ne olacağını merak ettiğimden mi kaynaklanıyor yoksa atmosferden, görüntünün kalitesinden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama bu durumu sevdim. Evet itiraf ediyorum film boyunca uykum geldi ve keşke…devamıFilm biraz ağır ilerliyor fakat insanı çeken bir tarafı da var. Bu, hikayenin devamında ne olacağını merak ettiğimden mi kaynaklanıyor yoksa atmosferden, görüntünün kalitesinden mi kaynaklanıyor bilmiyorum ama bu durumu sevdim.
Evet itiraf ediyorum film boyunca uykum geldi ve keşke hızlandırma tuşu olsa da öyle izlesem diye çok defa düşündüm. Hani sanat filmleri olur ya ağır ağır ilerler ama içinde yoğun bir duygu olur ve bazı insanlar bu tarz filmleri severler. İşte öyle bir filmdi.
Neyse konuya gelecek olursak; yeraltında maden arayan başrolümüz bir gün petrol buluyor ve kariyerine bu yoldan ilerlemeye devam ediyor. Kendini petrolcü olarak tanımlıyor ve zamanla kendi çıkarları için insanları yönlendirmeye başlıyor. Aslında burada kapitalizmi çok belirgin bir şekilde görüyoruz. Gözünü hırs bürüyen bu adam artık sevdiklerini bile göremez hale geliyor. Oğluna çok üzüldüm. Özellikle de tren sahnesinde o terkedilmeyi dibine kadar yaşadım.
Bir de Eli adında bir karakterimiz var. Din adamı ve eski dönemlerde olduğu gibi halkı kendine bağlayan bir yönü var. Film boyunca kapitalizmin yanında dinin de etkisini görüyoruz.
Gayet güzel bir filmdi. Konusu da ilgimi çekti ama oyuncuların yeteneğini de göz ardı etmemek lazım şayet Daniel Day Lewis ve Paul Dona olmasaydı sevebilir miydim bilemiyorum.
Bu arada filmi izleyenlere bir şey sormak istiyorum. Daniel oğluna içki mi içiriyordu ? Neden içiriyordu ona anlam veremedim. Biliyorsanız bana da söyleyebilir misiniz?
Bir de Eli gerçekten sahtekar mıydı yoksa Daniel'i ikna etmek için mi yalan söylediğini itiraf etti ?
"Bana göre, bu muhteşem ülkemizde herhangi bir erkek, kadın ya da çocuğun bir somun ekmeğe lüks gözüyle bakmak zorunda kalması, iğrenç bir durumdur." #Kan Dökülecek
Daha önce Marvel sevmezdim bu yüzden de pek tercih ettiğim bir tür değildir. Hatta birkaç yıl önce İron Man'dı sanırım pek hatırlamıyorum ama yarısına kadar bile izlemeden kapatmıştım çünkü o kadar çok sıkıcı gelmişti ki anlatamam. Neyse bu sefer tüm…devamıDaha önce Marvel sevmezdim bu yüzden de pek tercih ettiğim bir tür değildir. Hatta birkaç yıl önce İron Man'dı sanırım pek hatırlamıyorum ama yarısına kadar bile izlemeden kapatmıştım çünkü o kadar çok sıkıcı gelmişti ki anlatamam.
Neyse bu sefer tüm önyargılarımı kırıp Yenilmezler'i izlemeye karar verdim. Aslında ilk başta tereddüt ettim çünkü hiçbir karakteri bilmiyordum ve izlerken kafamın karışmasından korktum ama bir yandan da tüm karakterleri şimdi göreyim ve hangisini izleyeceğime ona göre karar veririm diye düşünmüştüm.
İzlerken evet ilk başta kafam karıştı ama ortalarına doğru her şey yerli yerine oturdu. Genel olarak kimin kim olduğuna tabi ki internetten baktım yoksa nasıl işin içinden çıkardım :)
Filmi çok beğendim hatta neden şimdiye kadar elimin tersiyle ittiğimi düşündüm. Küçükken izleyenlere ve bir süper kahramana hayran olanlara çok özenirdim. Ne yazık ki ben bunu başaramadım. Nedense çocukken izlenen filmleri 20 yaşımdan sonra izlemeye başladım belki de bu yüzden izlediklerimden keyif almıyorumdur. "Ah bee keşke zamanında izleseydim." diye söylenip duruyorum ama hiçbir şey için geç değil o kadar da büyük değilim :)
Neyse filmi çok beğendim ve aynı şekilde karakterleri de sevdim. İlerleyen zamanlarda ne olur bilmiyorum ama şu anlık favorim İron Man. Hem espritüel yeteneği hem biraz kendini beğenmişliği hoşuma gitti galiba. Ama onun dışında diğer karakterleri de sevdim.
Hulk biraz beni ürkütse de ve izlerken "İçinden hayvan çıktı gerçekten" diye söylensem de onu da sevdim. Sadece Kaptan Amerika'ya ısınamadım. Özellikle Ajan Phil konusunda aşırı itici davrandı. Ama sonradan @athenaa'nın yorumunu okuyunca aydınlandım. Tabi ki de Kaptan Amerika Amerika'yı temsil ediyordu ve sevimsizliği de buradan geliyordu.
Çok fazla subliminal mesaj var. Özellikle Amerika'yı yücelten ve aslında hiçbir suç onlarda değil de başkalarındaymış gibi gösteren birçok mesaj...
Detaylı düşününce çok şey çıkıyor ortaya ama sadece film olarak bakarsak eğlenceliydi. Bazı kısımlarda çok güldüm bazılarındaysa üzüldüm. Beğendim yani tavsiye ederim.
Budalaca davranmakla zekice davranmak arasındaki fark, sizin yeteneklerinize dayalı değil, belli bir anda zihninizin ya da vücudunuzun durumuna dayalıdır. #İçindeki Devi Uyandır | Anthony Robbins
Bir dönem çok popüler olan bu filmi ben şimdi izliyorum. Evet evet ben popüler olan dizi - filmleri hemen izleyemeyen biriyim. Ama izlerken keşke zamanında izleseydim diye de düşünmedim değil. Çünkü büyüyünce o kadar da güzel gelmiyor. Açıkçası ben ne…devamıBir dönem çok popüler olan bu filmi ben şimdi izliyorum. Evet evet ben popüler olan dizi - filmleri hemen izleyemeyen biriyim. Ama izlerken keşke zamanında izleseydim diye de düşünmedim değil. Çünkü büyüyünce o kadar da güzel gelmiyor.
Açıkçası ben ne izledim diye sorguladım kendimi çünkü çok daha farklı bir şey bekliyordum. Bilmiyorum belki diğer seriler daha güzeldir ya da bilmiyorum sorun bendedir ama beğenmedim :)
Özellikle Bella'ya çok sinir oldum yaa salak Bella, çocuk "Bana güvenme ben katilim, seni de yemek istedim, dünyanın en yırtıcısıyım." diyor sen orada tutturmuşsun "Hayır ben sana güveniyorum" diyorsun. Orada bir kriz geçirdim sonra dedim ki bişey yok bişey yok bişey yok. Yani biri bana bunları dese ben arkama bakmadan topuklarım, şehir falan değiştiririm ama bu bir film kendimize gelelim. Kimse bana, seni yemek istiyorum, demez herhalde.
Neysee film boyunca çok sıkıldım özellikle bakışmalar, birbirlerinden etkilendiklerini belli edecek tavırlar ayy çok kötüydü. Keşke filmi izlemeden önce yorumları okusaydım da dublaj izleseydim. En azından biraz güler, eğlenirdim. Gerçi yine eğlendim komikti. Özellikle Bella'nın, Edward'ın wampir ailesiyle tanışma sahnesi beni benden aldı. Yani hayalimdeki tanışma ortamı diyebilirim :)
Yine de o kadar kötü değil, izletiyor kendini. Robbert Pattinson zaten çok yakışıklı. Sanki wampir rolünü oynamak için yaratılmış. İzleyenler de muhtemelen onun için izliyor.
Daha önce birini unutmak istediniz mi ? Sizi üzen, olumsuz etkileyen birini. Bu eski sevgiliniz olur, ailenizden biri olur ya da sizin varlığınızdan haberi dahi olmayan platonik aşkınız olur. Hiç unutmak, hayatınıza girmemiş gibi yaşamak istediniz mi ? Ben isterdim.…devamıDaha önce birini unutmak istediniz mi ? Sizi üzen, olumsuz etkileyen birini. Bu eski sevgiliniz olur, ailenizden biri olur ya da sizin varlığınızdan haberi dahi olmayan platonik aşkınız olur. Hiç unutmak, hayatınıza girmemiş gibi yaşamak istediniz mi ?
Ben isterdim. Yani birkaç hafta öncesine kadar bu soru sorulmuş olsaydı tam tersi bir cevap verirdim ama şu an unutmak istiyorum. Bir daha hiç hatırlamak, adını dahi duymak istemiyorum.
Bu soruyu gören çoğu kişi bir anlığına benim gibi cevap verebilir çünkü unutmak zor bir şey ve yaşanmışlıklar hatırlandığı zaman çok üzüyor. Ama unutmak istediğiniz kişiye karşı ufak bir sevgi kırıntısı yok mu ?
Biri gelip gerçekten birini hafızanızdan sildirmek istese kabul eder miydiniz?
Biz laf olsun diye unutmak istediğimizi söylüyoruz ama gerçekten yaptırmak ister miydik ?
Bence hayır. Belki unutmak istediğimiz insan çok kötü bir insandır ama onunlayken yaşadığınız duyguları bir daha kimseyle yaşamayacağız.
Filmde de Joel adında bir adam onu unutan eski sevgilisine karşılık kendisi de unutturma işlemi yaptırmak istiyor. Fakat unutma gerçekleştiği an pişman oluyor. Aslında unutmak istemiyor.
Filmi çok sevdim ve Jim Carrey'de hakkını vererek oynamış. Eğer başrol Jim Carrey olmasaydı yine onun oynamasını isterdim :)
İzleyin, izlettirin ve unutmak için çabalamayın...
Şu anki dizilerle kıyaslayınca "Vay bee zamanında ne güzel yapımlar vardı." dedirtecek bir filmdi. İzleyince içinizi ısıtan, kendinizden bir parça bulabileceğiniz güzel bir Yeşilçam filmi. Filmin bu serisinde yeni gelen öğrencinin dışlanmasını ele alıyorlar ve Hababam Sınıfı yine her zamanki…devamıŞu anki dizilerle kıyaslayınca "Vay bee zamanında ne güzel yapımlar vardı." dedirtecek bir filmdi. İzleyince içinizi ısıtan, kendinizden bir parça bulabileceğiniz güzel bir Yeşilçam filmi.
Filmin bu serisinde yeni gelen öğrencinin dışlanmasını ele alıyorlar ve Hababam Sınıfı yine her zamanki gibi haylaz.
Filmde en çok etkilendiğim sahne de Mahmut hoca ve Ahmet'in diyaloğuydu galiba:
–Ama ben artık okumayacağım hocam.
–Niye
–Köyüme gidip öğretmenlik yapacağım. Köyler okumaya susamış çocuklarla dolu. Onların okula, öğretmenlere ihtiyacı var. Mahmut hocalar Ahmetler'i, Ahmetler de onu bekleyenleri yetiştirmeli.
Mahmut hoca, bu bence bir bayrak yarışı. Ben sizden bayrağı aldım, benden sonrakilere vermeye gidiyorum.
–Seninle gurur duyuyorum oğlum. En doğru yolu seçtin.
Öğretmenliği o kadar güzel anlatmış ki son sahnelerde gözlerim doldu.
Uzun uzuna anlatmama gerek yok çok güzel bir filmdi izleyin geçin :)